Türkiye Cumhuriyeti büyük tehlike altında

Türkiye Cumhuriyeti büyük tehlike altında

27.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

1) Türkiye Cumhuriyeti nasıl kuruldu?

2) Türkiye Cumhuriyeti kime karşı kuruldu?

Bu iki soruya yanıt verdiğinizde Cumhuriyetimizin, nasıl büyük bir tehlike altında olduğunu net olarak görebilirsiniz.

***

1) Türkiye Cumhuriyeti dışarıdaki düşmanlara karşı, bir İstiklal Savaşı ile kuruldu.

Bu savaş Osmanlı İmparatorluğu’nu paylaşmak isteyen emperyalistlere, onlara ilaveten Batı’dan saldıran Yunanistan’a ve Doğu’dan saldıran Ermenistan’a karşı yapıldı ve kazanıldı.

Nitekim Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu olan Lozan Antlaşması’nda, karşımızda biri gözlemci olmak üzere Emperyalizmin temsilcisi olan on bir ülke vardı:

İmzacı ülkeler, Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya’dır.

Bu on ülkeye ek olarak ABD’de müzakerelere “Gözlemci” olarak katılmıştır.

İşte Türkiye, Emperyalizme karşı, Atatürk’ün kazandığı bir savaşla kurulmuştur.

***

2) Türkiye Cumhuriyeti, Padişah ordusuyla, Şeyhülislamla, dinci isyancılarla ve hain çetelerle de savaşarak, halifeci ve saltanatçı olan bazı Kurtuluş Savaşı komutanlarının muhalefetine rağmen, tarikatlara ve din adamlarının egemenliğine karşı, Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu.

Cumhuriyet’e karşı olanlar şöyle sıralanabilir:

Padişah, Şeyhülislam, padişah ordusu, burada sayılamayacak kadar çok olan iç isyancılar.

Kurtuluş Savaşı’nın, Cumhuriyete karşı olan bazı halifeci, saltanatçı komutanları.

Bütün tarikatlar, tekke, zaviye ve türbe örgütlenmeleri.

Cumhuriyet sınıfsal olarak, bir Din-Tarım İmparatorluğu olan Osmanlı’nın din adamları ve toprak ağaları sınıflarına karşı ve Kurtuluş Savaşı’nın bazı komutanlarının muhalefetlerine rağmen kurulmuştu.

***

İstiklal Savaşı sırasında, Halife-Sultan yani Padişah, arkasındaki egemen sınıf olan dincilerle birlikte, ülkeyi işgal eden Emperyalist güçlerle işbirliği yapmış, hem özel bir ordu kurarak hem de Anadolu’da dinci isyanlar çıkartarak Kuvayı Milliye’ye karşı savaşa katılmıştır.

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması sonunda, Emperyalistlerin lideri olan Birleşik Krallık’a sığınarak bir İngiliz savaş gemisi ile ülkeden kaçmıştır.

Böylece daha Kurtuluş Savaşı sırasında, Cumhuriyet kurulmadan, iç ve dış düşmanlar arasında bağımsız bir Türkiye aleyhine işbirliği başlamıştır.

Dış düşmanlar bağımsız bir Türkiye’ye iç düşmanlar ise Cumhuriyete karşıdırlar:

Ülkeyi dinci bir yönetim ile ortaçağ karanlığına götürmek isteyenler ile, Türkiye’nin bağımsız varlığına karşı olan Emperyalistler, “Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti” olan “Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti”ne karşıdırlar.

Bu ittifak, bence, sadece rejimimize karşı değil, varlığımıza karşı da büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

Yazarın Son Yazıları

Casusa kitakse!

“Hocaefendi’nin Sandukası” adlı romanımın yayımlandığı yıl “En çok satanlar” listesine girmesinden ve üzerinde edebi incelemeler yazılmasından cesaret alarak, ana karakterin bir kadın casus olduğu, ikinci bir tarihsel ve toplumbilimsel roman yazıyorum.

Devamını Oku
14.05.2026
Düşman hukuku

Son zamanlarda “İkinci Silivri Trajedisi” bağlamında, İktidar yanlısı olmayan medyaya, birtakım holdinglere, “Ana Muhalefet Partisi CHP”ye, CHP’li Belediyelere ve buralarda çalışanlara yönelik “İBB Davası”, “Casusluk Davası” gibi davalardaki uygulamaları eleştirmek için sık sık kullanılan “Düşman (Ceza) Hukuku” diye bir kavram var...

Devamını Oku
12.05.2026
Yanardağ davası: Casus belli

Merdan Yanardağ’ın, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Necati Özkan ile birlikte yargılandığı “Casusluk Davası” ve Tele1 televizyon kanalına el konularak İstanbul’da iyi bir semtteki bir apartman dairesi fiyatına satışa çıkarılması...

Devamını Oku
10.05.2026
Okul sorunu okulda çözülür!

Dün gazeteniz Cumhuriyet’te, eğitim üzerine iki yazı vardı

Devamını Oku
08.05.2026
‘Eğitim kurumu’nda cinayet!

Sosyolojideki “Kurum” kavramı, Türkçemizde iki farklı anlam taşır...

Devamını Oku
07.05.2026
Toplumu çıldırtan çelişki

İktidar, ülkenin bütün kaynaklarını bitirdiği için gücünü yitirdikçe toplumu, aklın, mantığın ve siyasetin kabul edemeyeceği biçimde birbirine zıt olan iki ters yöne doğru zorlamaya başladı...

Devamını Oku
05.05.2026