Dünya Çiftçiler Günü’nde fındık üreticisi çaresiz durumda: İstemesek de vedalaşacağız

Türkiye’nin en büyük ihraç kalemlerinden biri olan fındıkta, üretici artan gübre, mazot ve günlük işçi maliyetleri yüzünden fındık üretiminden vazgeçme noktasına geldiğini söylüyor.

14 Mayıs 2022 Cumartesi, 04:00
Dünya Çiftçiler Günü’nde fındık üreticisi çaresiz durumda: İstemesek de vedalaşacağız
Abone Ol google-news

Haber: Simay Gözener

Karadeniz Bölgesi’nin en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık, şu günlerde üreticisini zorlu bir seçime sürüklüyor. Çiftçi ya ısrarcı olup zarar edecek ya da fındıktan vazgeçecek. 

Fındık üretiminde lider konumunda olan Türkiye, dünya üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini, ihracatının da 157 bin ton ile yüzde 82’sini karşılıyor. Bugün üretimi 738 bin 920 hektar alanda yapılan fındıktan her yıl ortalama 2 milyar dolarlık bir döviz getirisiyle ülke ekonomisine katkı sağlanıyor. Peki, bu katkıdan geçim kaynağı fındık olan yaklaşık 400 bin aile ne kadar yararlanabiliyor? Bütün bir yıl boyunca tüm ödemelerini, düğünlerini, derneklerini mahsulün satış yapıldığı eylül ayına göre planlayan fındık üreticisi bir de ekonomik krizle uğraşıyor. Üreticilerin gözü kulağı Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıklayacağı fındık fiyatlarında.

"MAAŞIMI BİLE YİYOR"

Geçen yıl 22.11 lira olan 1 kilo kabuklu fındıkla 14.5 kilo gübre alabilen çiftçinin, bu yıl aynı miktardaki gübreyi alabilmesi için TMO tarafından belirlenecek kabuklu fındık fiyatının 110 lira civarında olması gerekiyor. 

2022 yılı fiyatlarının şu günlerde fısıltılar halinde dolaşmaya başladığı Karadeniz’de sezonu zarar etmeden kapatmanın derdinde olan üreticilerden biri de 67 yaşındaki İsmail Özyürek. Samsun’un Sakarlı Mahal-lesi’nde dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan 25 dönümlük fındık bahçesinde “doğduğu günden beri” çalıştığını ifade eden Özyürek, iki evladını büyütüp meslek sahibi yapan fındık için şu günlerde oldukça kaygılı. Artan gübre, mazot ve günlük işçi maliyetinin altında ezildiğini söyleyen üretici, “Son iki senedir bırakın fındığın kendini kurtarmasını, benim emekli maaşımı da yiyor. Seneye de böyle giderse istemeye istemeye fındıkla vedalaşacağız” diyor. 

Özyürek, bakımını yapamadığı, gübresini atamadığı fındık bahçesi için, “Arazilerimiz bakımsızlıktan hastanelik şu an. Bu durum maalesef mahsulümüzün verimini de düşürecek” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Ben her sene hem yazlık hem de kışlık gübre alırdım. Hayatımda ilk defa bu yıl fındığa gübre atamadım. Geçen sene tonu 3 bin lira olan kışlık gübre bu yıl 16 bin lira... Yazlık gübre ise 1500 liradan 8 bin liraya çıktı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da fındık ocaklarının dip sürgünlerini ve dallarını temizletmemiz gerekti. Bu sene işçi çalıştıramadığımız için eşimle birlikte yapabildiğimiz kadarını yaptık. Bahar aylarında ot temizle işlemi için yapılması gereken tırpan işçiliğinin yevmiyesi geçen sene 400 lira iken, bu sene üç katına çıkacağı yönünde söylentiler dolaşıyor. Dolayısıyla bu işi de kendimiz yapmaya çalışacağız.” 

"EN AZ 65 LİRA OLMALI"

Fındık işçisinin yevmiye konusuna değinen Özyürek, “Geçen sene bizim bölgede 150 lira olan günlük yevmiye bu yıl 250 liraya çıktı. Bu sene ne gübremiz var ne de işçiye verecek para... Eşimle toplayabildiğimiz kadarını toplayacağız, toplayamadığımız dalında kalacak. Çünkü bu yıl gübre atıp yevmiyeli işçi çalıştırırsak, fındığın kendini kurtarması için kilosunun en az 65 lira olması gerekiyor; fakat en fazla 35 lira civarında bir meblağ konuşuluyor. Biz bu sene fındıktan zarar edeceğimizi biliyoruz. Elimizdeki avucumuzdaki banka kredilerinin faizlerine gidiyor. Bizim buralarda, ‘Köylünün karnında kırk bir tane gelecek sene vardır’ derler. Bizde ‘ha bu yıl, ha gelecek yıl’ derken yılları bir bir tüketiyoruz” diyor 

TZOB GENEL BAŞKANI ŞEMSİ BAYRAKTAR: 'GÜBREDEKİ YÜZDE 400’LÜK ARTIŞ ÜRETİCİYİ ZORLUYOR'

Ekonomik krizin bellerini büktüğü fındık üreticisi heyecanla alım fiyatlarının açıklanacağı günü beklerken, biz de gübresiz kalan, parasızlıktan bakım yapılamayan ve buna bağlı olarak verimde düşüş yaşanacağı beklenen fındığın bugününü ve yarınını Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile konuştuk. 

Fındık üreticisinin en büyük sorunu artan gübre, mazot ve işçilik maliyetleri. 2022 yılında üretici kaç liradan satarsa zarar etmez?

Artan gübre, mazot, işçilik ve ilaç maliyetleri sadece fındık üreticisini değil, üretim yapan herkesi olumsuz yönde etkiliyor. Üretici sürekli artan bu girdi maliyetlerini satış fiyatına yansıtamazsa zarar eder ve üretimi bırakır. Fındığın bu yılki satış fiyatı üzerine açıklama yapmak için henüz erken. Hasadın başlayacağı ağustos ayına kadar olan süreçte, özellikle iklim şartları ve ekonominin neler getireceğini bugünden kestirmek mümkün değil. 

Son bir yılda yaklaşık beş katına çıkan gübre fiyatları nedeniyle gübre atılamayan fındıklıklarda verimde düşüş bekleniyor mu? 

Dolar kuruna bağlı olarak gübre fiyatlarında yüzde 400’lere varan artışlar üreticinin sonbahar ve kış aylarında bahçelerine gübre atamamalarına ya da olması gerekenden daha az atmasına neden oldu. Gübreye gelen bu fahiş zamlardan dolayı bölge genelindeki gübre satışlarında yüzde 80 civarında azalma olduğu yönünde sahadan bilgiler alıyoruz. Bu bize stratejik ürünümüz olan fındıkta verimin kesinlikle düşeceğini söylüyor. Ayrıca verimin düşmesinin yanında oluşacak fındık meyveleri gübre yetersizliğinden beslenemeyecek ve dökülmeler, boş meyve oluşumları da meydana gelecek. Bu durum maalesef fındık veriminde azalmaya neden olacak. 

ÜRETEN ÇOK, ALICI YOK

Bugün fındığın ve fındık üreticisinin en büyük sorunu nedir?

Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nin coğrafi özellikleri nedeniyle alternatifsiz tek geçim kaynağı olan fındığın en büyük sorunu; çok fazla üreticiye karşılık az sayıda alıcının olması, örgütlenme yapısının bulunmaması ve serbest piyasa şartlarının işlememesi olarak karşımıza çıkıyor. Üretici açısından en büyük ve devam etmekte olan sorun ise üretim maliyetlerinin yüksek olması.

Fındık bahçelerinde tarımsal mekanizasyonun hemen hiç kullanılamaması, verimin düşük olması ve periyodisite gibi sebepler üreticinin gelirini gittikçe düşürüyor. Geliri düşen üretici bahçesi için gerekli olan gübre, ilaç gibi girdileri temin edemiyor ve bunun sonucunda da birim alandan alınan ürün, dolayısıyla gelir düşüyor. Bu döngünün devam etmesi durumunda üreticinin başka alanlara yönelmesi kaçınılmaz olacak.

'DESTEK ARTIRILMALI'

Peki, fındık üreticisi için ne yapılmalı?

2014 yılından bugüne kadar dekar başına fındığa verilen 170 liralık alan bazlı fındık desteği kesinlikle artırılmalı. 2019-2020 sezonunda 170 liraya 75 kilo can gübresi satın alabilen üretici bugün 25 kilo gübre alabiliyor. Bu sebeple fındığa verilen gübre desteği ve alan bazlı gelir desteği günümüz şartlarına göre yeniden belirlenmeli. Üretimde verimi artırmak için gübre destekleri ya artırılmalı ya da çiftçinin kullandığı gübrenin yarısı sübvanse edilmeli. Üreticiye, fındığa sahip çıkmak istiyorsak, başka çare yok!