Katar dolarla mı tartar?

19 Aralık 2021 Pazar

Dün tatildi. Atlatma haberi, yine Resmi Gazete patlattı:

ASELSAN QATAR markası tescil edildi.

***

İş dünyası, Reyiz’in hallerini ya şaşkınlık ya da sessizlikle izliyor.

Muhalefet, ya erken seçim ya sabır çekiyor.

Ahalimiz ise şimdilik beddua etmekle yetiniyor. 

Bendeniz ise çok şükür diyorum.

- Ya o marka “Türkiye QATAR” diye tescil edilseydi? 

Ülkemizin yüzde 100’ünü de elden çıkarsaydı...

***

Bu ülke sahipsiz değil. 

Reyiz de o kadar cömert değil.

Gerçi Katar, 500 milyon dolarlık VIP Boeing uçağının yüzde 100’ünü hediye etmişti. (“Hediye ne diye?” birkaç yazı yazdım ve sustum. Nedeni ve detayı belki sonra. Ucu gazetemize uzanıyor. Şu sıralar Cumhuriyetimizin de hafif migreni var.) 

***

- Hediye ne diye?

Reyiz yanıt verdiydi:

Hediye değil hibe! Ve hibe Türkiye’ye.”

Sen Türkiye misin? Madem Türkiye’ye ver THY’ye?

Demedim. Üçüncü kez, avukatlarının Cumhurbaşkanı’na hakaret ve iftira “iftirasını” ve Çağlayan deneyimini göze alamadım. 

Oktay Akbal bir yazısında “Ölüye vade biçilmez!” diye bir atasözünden bahsetmişti.

Allah ayağı ile gitmesini nasip edecektir inşallah. Giderken Boeing 747-8’i okuyup üfleyip elbise torbasına asıp götürecek, çikolata kutusuna koyacak hali yoktu ya. Sustum.

***

Hem Reyiz ekonomist. Kasımpaşa’da büyümüş, askerde kantin işletmişti... Bu hediye, hibe, bağış ve lavanta değilse bile avanta dahil bu işlerin kitabını yazmıştı. Kitabı görmedik. Belli ki götürüp diplomasının yanına koymuştu.

Malum, elyazması kitaplar, Hattat Hafız Osman Efendi’nin elyazmaları kadar değerleniyor.

Göçüp gittikten sonra dileyelim çoluk çocuğa, torun torbaya ilave bir varidat olur.

Elyazması Kuranıkerimler bile milyonlar ediyor. 

Kenan Evren’in “” tablolarına milyon ödeyen bir iş dünyamız vardı.

Ne demişler, kör atın alıcısı da kör olur.

***

Dolar patlarken, fiyatlar zıplarken sürpriz numaralar kaçınılmaz. 

Doğalgaz buluyoruz... Uzayda istasyon kuruyoruz... Ay’a bir de Türk yolluyoruz. 

Bizim sünnetçilerin “Kuşa bak!”ı gibi iktidarın tüm repertuvarı ahalimizin ezberinde.

En klasiği “Yerli otomobil yakında piyasada!” müjdesi...

Reyiz bu müjdeyi “hanım köyü”nden hemşerisi Jet Fadıl’ı takliden yıllardır deniyor.

Ama iş dünyası nankör. 100 milyon dolar bozdurup yerli arabaya bir türlü el vermiyor.

Yerli oto hazırımtırak ile hazırımsı bir durumda. Ama dış güçler döviz yangını çıkardı.

Milli uzay projemize uygun modifiye edilmesi ve ABD’nin göz diktiği milli toryum cevherimizle çalışması gerekiyor.

Dün sürprizin tam zamanıydı. 

Yandaş, paydaş medya “son dakika” uyarısıyla TOGG’nin logosunu ilan etti.

Zira “ASELSAN QATAR”ın logosunu gargaraya getirmek gerekiyordu.

Sosyal medyada gençler TOGG’nin logosu “neye benziyor-şeye benziyor”u tartışmaya başladı.

ASELSAN da “Yerseniz rafta dolma var” türü açıklaması ile yüreklere su serpmeye çabalıyordu:

ASELSAN, savunma sanayisinde dünyanın en büyük 50 şirketi arasındadır. Yüzde 74.2 hissesi de Türk Silahlı Kuvvetleri’nindir.

Oh be...

Demek, en fazla yüzde 25.8’i gitmiştir!

Katar, dünyanın en zengin en büyük mağazalarından, Londra’nın simgelerinden, kraliçe majestelerinin mağazalarından sayılan Harrod’s’ın bile yüzde 100’ünü ele geçirmiş iken ASELSAN’ın yüzde 25.8’ini kurtarabilmişsek bu bir zaferdir.

Muzafferi ise Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’dır Erdoğan...

***

Aslında ASELSAN’ın yüzde kaçının elimizde kaldığını açıklamak adam olsa

TÜİK’in sorumluluğunda.

Ama iki hafta önce enflasyonu yüzde 21.3 diye ilan ettiği için bir tür resmi evrakta sahtecilik yaptığını Reyiz de gördü. 

Ve eline diline sağlık, asgari ücrete yüzde 50 zam yaparak TÜİK’i rezil etti. 

Kemal Bey ile helalleşmese bile, benden yana helal olsun!

***

Tank Palet Fabrikası gibi ASELSAN’ı da Katar’a paydaş yapan Reyiz, sözünün eri olduğunu dünya âleme gösterdi.

Tüm Arap dünyası, bundan birkaç yıl önce Katar’a ambargo uygularken mobbing yaparken “Katar bizim kardeşimizdir. Stratejik ortağımızdır” demişti. 

Hem de Ramazan’da Yenikapı’da düzenlediği iftar programında. 

Cumhurbaşkanlığı forsu ile AKP bayrağı altında konuşmanın sorumluluğu ile “Katarlı kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız. Katar stratejik ortağımızdır” demişti. O anda, bendenizi de aldı bir merak. Katar’ı emirinden ve harcamakla bitmeyen parasından ve yüzbinlerce ton sıvı doğalgaz taşıyan dünyanın en büyük tankerinin sahibi olmasından biliyoruz.

***

Yine de bu “Katarlı kardeşler” kimlerdi? En sağlam kaynak TÜİK değil, maalesef CIA idi:

Katarlıların yüzde 88.4’ü Katarlı değil. Zenginliği dolayısıyla katar katar aldığı göç nedeniyle Katar’da sadece ve sadece yüzde 11.6 Katarlı var. Daha da hazin olanı, ‘Katarlı kardeşlerimizin’ bir bölümü ‘ümmet’ bile değil. Yüzde 13.8’i Hıristiyan, yüzde 13.6’sı Hindu, yüzde 3.1’i Budist, kalanı ise (affedersiniz) Yahudi vesaire.” (Nüfus bileşimi için: cia-world-factbook.gov/qatar).

***

Reyiz, Katar emirine bir çağrı yapmalıdır. 

Yüzde 88.4’ü Katarlı olmayan Katar’ın “kardeş” olarak ülkemizde ancak yüzde 11.6’lık hisse alabileceğini söylemelidir.

Yoksa, TL’yi kurtarayım derken T.C.’yi kaybedeceğiz.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kurtuluş formülü.. 9 Ocak 2022