Nadir Devlet ve kayıp duası

02 Mayıs 2021 Pazar

Cuma sabahı hayata veda etti. O akşam vefat 394 diye açıklandı.

Covid-19 teşhisi konulmuştu. Ama böbrek sorunu da yaşıyordu. 394’e dahil edilmesi için otopsi gerekiyordu. 

Üç eksik, beş fazla olması ne devletin bakış açısını değiştirecekti ne de milletin davranışını! Eşi ve oğulları otopsi istemedi.

Elli küsur yıllık arkadaşlığımızdan geriye solmuş resimler ve anıları kaldı.

Nadir Devlet’i kaybettik. Dün toprağa verildi.

1 Mayıs Emeğin Bayramı’nda toprağa verilmek bir şanstı. 

Etiyle, kemiğiyle ve ruhuyla hak edilmiş damardan bir hayat yaşamıştı.

Her an mütebessim, her an kahkaha atmaya hazır derya deniz bir karakterdi.

Belgesel kıvamında bir hayat yaşamıştı. Çin’in kuzeydoğusu ile Rusya’nın Primorski bölgesini kapsayan Mançurya’da doğmuştu. Sürgünler, savaşlar, işgallar nedeniyle 2 yaşında öz anne babasından koparıldı.

İki ayrı anne, iki ayrı baba tarafından büyütüldü. 

3.5 yaşında Şanghay’dan üç buçuk ay süren bir şilep yolculuğundan sonra İstanbul’a göçmüştü büyütecek ailesi. 

Türkçeyi ilkokulda ögrendi. Eczacıbaşı fabrikası dahil birçok işte gündüzleri işçi olarak çalıştı. Geceleri okudu.

İstanbul Üniversitesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Başkanlığı yaptı. ABD, Almanya üniversitelerinde dersler, konferanslar verdi. 

Rusya, Çin ve Türk dünyası uzmanıydı. Yabancı dergilere, gazetelere Rusya ve Çin hakkında makaleler yazıyordu. 

“Bir Ömre Altı Hayat Sığdıran Nadir Devlet” diye eşi Beril Hanım yaşamöyküsünü kitaplaştırdı “kalender meşrep” diye özetliyordu, kocasının karakterini. 

Yirmili yaşlarımızda biz de “Yunus Emre!” diye takılırdık. 

“Kapanmanın” ilk günü “kalanlara selam olsun!” diyerek dünya ile hesabını kapatarak göçtü gitti:

Lisedeyken Yunus’un mısraları çoğumuzun ezberindeydi. Sonsuz uykusuna dalarken aklından o mısralar geçmiş midir?

Bu dünyadan gider olduk/ Kalanlara selam olsun/ Bizim için hayır dua/ Kılanlara selam olsun/ Ecel büke belimizi/ Söyletmeye dilimizi/ Hasta iken halimizi/ Soranlara selam olsun/ Dünyaya gelenler gider/ Hergiz gelmez yola gider/ Bizim halimizden haber/ Soranlara selam olsun/ Miskin Yunus söyler sözün/ Yaş doldurmuş iki gözün/ Bizi bilmeyen ne bilsin/ Bilenlere selam olsun! 

Tanga tarzı kapanma 

Reyiz, reyizliğini tesettür için verdiği mücadeleye borçlu. Virüs de virüslüğünü “kapanma modelimiz” sayesinde sürdürecek görünüyor.

Bu model bir tür bikini altı. İnce ip gibi bir kumaş arkayı kapatırken, avuç içi kadar bir kumaşın da ön tarafı kapattığı varsayılıyor. 

Bu tarif 17 Mayıs’a dek sürecek “kapanma” modelimizi andırmakta. Başarısı için dua etmemiz şart.

Aslında dua dinin direği, müminlerin silahıdır. 

İslam kaynakları kayıp bir eşyanın (eşya şeyin çoğuludur) bulunması için de şu duayı öneriyor: “Allahümme rabbe’d-dâlleti ve hâdiye’d-dâlleti, rudde aleyye dâlleti bi kudretike ve sultânike...” - Ey kaybolanlara yolunu gösteren Allahım. Bana doğru bir kılavuz göster. Kudretin ile bana kaybettiğim şeyi geri ver.” 

Bu duayı kaybedilen şeyleri kaybeden kişinin okuması şarttır. Ama öncesinde iki rekat şükür naması kılınmalıdır. Duayı bir bardak suya okuyup o suyu içmek de uygundur. (Milliyet 22.01.2021)

*

Kayıp duası, yağmur duası gibi bir tür Tanrı’ya yakarıştır.

Bu durumda 128 milyar dolar için hâlâ umut vardır. Duayı bizzat Reyiz yapmak zorundadır.

Damat da hâlâ kayıptır. Peki, onun duasını kim yapacak?

AKP’li belediyelerin gri pasaport vererek Avrupa’ya gönderdiği vatandaşlar da kayıptır.

Onların duasını İçişleri Bakanı mı okuyacaktır, yoksa belediye başkanları mı?

Ada faytonlarının 100 küsur atı da kayıptır.

Ama en hayati kayıp, martta müjdesi verilen aşılardır. Nisanda da kavuşamadık. Aşıların kayıp duasını kim yapacak? 

“En kötü ihtimalle Türkiye’de kalacak” olan Reyiz’in yapması gerekiyor. 

Allah saklasın, tövbe tövbe en iyi ihtimal gerçekleşmezse inşallah.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Korkma!.. Reyiz sen de 25 Nisan 2021