Öneri vakti..

21 Kasım 2021 Pazar

Hep yinelediğimiz bir öneri var. En son 30.06.2013 günü yazmışız. 

Hep” dediğimize göre, yine vakti gelmiş.

Anayasamızın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerine “Vatandaş eşek yerine konulamaz!” diye bir madde eklenmelidir.

Bu madde iktidarı da muhalefeti de bağlayacağı gibi memurundan amirine, pazarcısından bankacısına, hacı - hocasından gündelikçisine, devletin ve milletin her kesimini hizaya getirecek; ülkeye huzur sükûnet, vatandaşa da nezaket ve asalet gelecektir.

Türk, Kürt, Çerkez, Arap, Laz ve Roman ayrımı gözetilmeden, vatandaşlar her tür eşekliğe karşı temel bir anayasal güvenceye kavuşmuş olacaktır.

Öneriyi Hidiv Kasrı’ndaki bir yemekte anayasa profesörü Serap Yazıcı ile bir dönem anayasa tasarısı hazırlıklarını da yürütmüş değerli hukukçu profesör Ergun Özbudun’a sormuştum.

Önce ölçülü bir tereddüt gösterdiler..

Hukukun en temel metninde, ismen atıfta bulunmanın bu cefakâr yaratığa haksızlık olabileceğine dair endişelerini ima ettiler.

Ama yine de “demokratik, uygar ve insani bir toplumsal düzen” yaratacak ve “anayasal vatandaşlığı” güvence altına alacaksa, böyle bir maddeye nezaket ve zarafetle zımni destek verdiler.

*

Daha sonraki yıllarda cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi dahil bu eklemeler yapıldı. Ama önerimiz gündeme giremedi.

Belki de bir başka gerçeğin, bir halk deyiminin de anayasaya girmesinden çekinildi:

Vatandaş eşek olursa semer vuran çok olur!” 

*

Bu bir Anadolu gerçeğidir. Ruh bilimindeki karşılığı “öğrenilmiş çaresizliktir.” 

Öğrenilmiş çaresizlikte mustarip bir toplum olduğumuz artık su götürmez bir gerçek. 

Hatta sırf bu nedenle bile vatandaşın “kendisini kendisine karşı korumak” zorunluluğu bile vardır. 

Maruz kalınan eşek muamelesinin en hazin tarafı, bu işlemin vatandaşta alışkanlık yaratmasıdır.

Bu alışkanlık, tepkisizliği daha da yaygınlaştırır.

Muktedirler de güçlerini “öğrenilmiş çaresizlik”ten alırlar. 

Kanal İstanbul inadı” ile “faiz sebep - enflasyon sonuç” israrının nedeni kitlesel ve yaygın bir çaresizlik eğitimidir.

*

Demokratik ve özgürlükçü bir anayasa için güçlü parlamento, sembolik cumhurbaşkanından önce “Vatandaş eşek yerine konulamaz” maddesine bir fıkra daha eklenmesi gerekir:

Vatandaşın kendisine yapılan eşek muamelesine direnme hakkı vardır.”

Bunun siyaset bilimindeki karşılığı “sivil itaatsizlik”tir. 

Bu ise muktedirler için en büyük tehdittir.

Zira 7/24 eğitimini verdikleri ve öğrettikleri çaresizlik sayesinde hükmetmeyi sürdürürler.

**

Öğrenilmiş çaresizliğin eğitimindeki klasik silahlar alkol, faiz, başörtüsü, dış düşmanlar vs.

Amaç her zamanki gibi bir taş ile iki kuş.

- İslamın haram saydığı alkol ve faiz hedef alınacak.

- Muhalefet de İslamın haramlarını savunur duruma düşecek.

Ardından da sabah akşam nutuk “içkici muhalefet - faizci Bay Kemal.”

*

İçki” sözcüğü Türkçede “alkollü” içecekler için kullanılır..

Alkol içermeyen içeceklere “içki” denmez.

Alkolsüz ise içecek olur” ve limonata, gazoz, ayran diye içilir.

Bir ara tutturmuştu: “Milli içecek ayran içsinler!

Ama “Ekonomistliğimiz ayık kafayla çekilmez” diyenler zamları da günahı da göze alarak “aslan sütü”nden vazgeçmiyorlar.

*

Eski THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu bir ara açıklama yapmıştı:

İlla ki uçakta içki içerim ısrarı niye? İçki içip taşkınlık yapan tam 28 yolcuya kelepçe taktık!

Boş bulunup bir de rakam vermişti:

Geçen yıl 39 milyon yolcu taşıdık!” 

THY’nin yasak gerekçesi 39 milyon yolcuda 28 yolcunun taşkınlığı!!

Keşke 11 yolcuya daha bol içki ikram edilseydi. Hiç değilse “milyonda 1 yolcu”nun küfelik ve kelepçelik olduğu kanıtlansaydı?

Bu hesapsız kitapsız gerekçeye karşı bu sütunda sormuştuk:

Bir uçağın Allah saklasın, düşme ihtimali kaçta kaç Hamdi Bey?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kurtuluş formülü.. 9 Ocak 2022