Arif Kızılyalın

İlhan Selçuk’un dediği gibi...

20 Haziran 2022 Pazartesi

“Cumhuriyet devleti ‘Aydınlanma’ demektir. Artık hiçbir güç aklın inançtan, bilimin dinden bağımsızlaşmasına engel olamayacaktır.”

1997’de kaleme almış İlhan Selçuk bu satırları...

Tam da bu sözleriyle andık dün İlhan Ağabey’i Hacıbektaş Çilehane’deki gömütünde.

Gözümüzdeki yaş, dudağımızdaki söz, dünyaya baktığımız “pencere”ydi.

Yattığı yerden dünyamızı aydınlattı yine.

Kimimiz yakın arkadaşı, kimimiz yoldaşı, kimimiz evladı olarak gelmiştik, Nevşehir’e.

“Okuruyla, yazarıyla, çalışanıyla kurumlaşan Cumhuriyet, kendi varlığının Atatürk Cumhuriyetiyle özdeş olduğunu çok iyi biliyor. Cumhuriyet farklı bir gazetedir çünkü” sözü ise bugünü anlatıyordu herkese...

Gerçekten de öyle. Dünyaca ünlü araştırma merkezi Reuters Enstitüsü’nün yıllık anketi, Cumhuriyet gazetesinin “niçin kimliğini koruması” gerektiğini gösterdi.

Enstitünün çalışmasına katılanlar yazılı medya arasında, güvenilirlik dalında ilk sırayı Cumhuriyete verdiler, Sözcü gazetesiyle birlikte. Cumhuriyet ve Sözcü, yüzde 57’lik dilimin içinde yer aldı. Doğan Şentürk, İsmail Küçükkaya, Murat Keskin ve Selçuk Tepeli ile ses getiren Fox TV ise genel değerlendirmede yüzde 67’lik oranı yakaladı. Merkez medya ile yandaş medya ise çökmüştü. Reuters’ın araştırmasında. Elbette www.cumhuriyet.com.tr’nin yarattığı etki de Reuters’ın gözünden kaçmadı.

Nasıl çökmesinler ki!

“Enflasyon var” demeye korkan bir medya var Türkiye’de. Pahalılığı görmemek için akla karayı seçiyorlar. 

Cumhuriyetin geride kalan bir haftalık performansına dönersek İzmir Temsilcimiz Tuncay Mollaveisoğlu’nun, Türkiye gündemine taşıdığı yangın uçakları skandalı, Cumhuriyetin ne denli doğru, güvenilir haberler yaptığını kanıtladı. Çünkü Mollaveisoğlu’nun iki yıl önce kaleme aldığı ve o günlerde AKP iktidarınca doğrulanmayan “Canımız yandı uçaklar yattı - Uçurun şu uçakları...” haberleri, yaklaşık 700 gün sonra kendiliğinden doğrulanıverdi. Bakanlık bir dönem “hurda” dediği uçakları uçurma kararı almış ve test uçuşları başlamıştı bile. Demek ki onca hektar orman boşuna yandı; daha doğrusu boşuna da değil, birilerinin rant ve iş bilmezlik oyununa kurban gitti.

Rant demişken, Sanayi Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdere’nin, komisyonlarda, sanayileşme hamlesini överken kullandığı, “Tarım da neymiş, yarattığı değer 50 milyar dolarda kalırken sanayi 300 milyar dolar getiriyor. O arazilere fabrika yapalım” sözleri AKP’nin koskoca devleti nasıl plansızca yönettiğinin kanıtı. Mustafa Çakır’ı kutluyoruz, keza Ankara Temsilcimiz Sertaç Eş’in, “Litresi 30 lira olan mazot, üreticiyi tarlaya gömer” başlıklı haberi de geçen hafta dikkat çektiğimiz çarşı pazar fiyatlarının niçin arttığının kanıtıydı.

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekonomiyi yöneten kadrolar bilmeli ki “30 TL bandındaki benzin-mazot”la fiyatlar düşmez, özellikle ağustos sonrası hiperenflasyon yaşanır. Eğer insanlar biraz soluk alsın isteniyorsa, “Brent petrol sürekli artıyor, biz ne yapalım?” sarmalından çıkılmalı, akaryakıttaki vergiler sıfırlanmalı, itibardan tasarruf yapılıp benzin-mazot örtülü ödenekten desteklenmeli...

Cumhuriyet’in dikkat çektiği bir başka haber de seçim yaklaşırken AKP’nin HDP planıydı. Gamze Kolcu’nun “AKP’nin gözü HDP oylarında” haberi, iktidarın “Kürt sorununa” ilişkin yaklaşımını ortaya koydu. PKK elebaşı Abdullah Öcalan’la ilgili gelişmeler ve ittifak ortağı MHP’nın duruşu da bu konuda belirleyici olacak gibi duruyor.

Yeniden görüşmek dileğiyle.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Fatura yurttaşa! 8 Ağustos 2022
Tatilde gazetecilik 18 Temmuz 2022