Aydın Engin

Yumurtasız omlet, HDP’siz demokrasi

11 Şubat 2018 Pazar

Bugün, eğer olağandışı bir engelleme ile karşılaşılmazsa Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 3. Büyük Kongresi Ankara’da toplanıyor.
Yukarıdaki kısacık paragrafta altını siyah çizip, eğik dizip dikkatinizden kaçmaması için çabaladığım cümlecik sizce abartılı mı, gereksiz mi, saçma mı?
Mesela AKP Reisi’nin aklına esse ve mesela “Kahraman ordumuz Afrin’de tarih yazarken bu askeri harekâta resmen ve açıkça karşı çıkan bir partinin kongresinin toplanmasına bile izin verilmemesi gerekir” gibi bir yave dillendirse AKP’nin siyasetçilerinden bakanlarına, bakmayanlarına, devletin üniformalı, üniformasız bürokratına kadar görevli, yetkili herkes kolları sıvamaz mı?
Mesela polis Ankara’ya giren bütün yolları tutup otobüs, minibüs, midibüs, araba, motosiklet, bisiklet ile kongreye geldiği tahmin edilen HDP delegelerinin yolunu kesse ve Ankara’ya sokmasa çok mu şaşırırsınız?
Mesela “HDP Kongresi delegeler gelemediğinden sadece Ankara delegeleri ve Ankara’da olan milletvekilleri ile toplandı” diye bir gazete haberi okusanız “Haydi canım olmaz öyle saçma şey” filan mı dersiniz?
En iyisi bu “Mesela”ları burada keseyim. Gerçi ben en saçmalarını düşünüp yazıyorum ama ya ciddiye alırlarsa…
Neme gerek…

***

6 milyon seçmenden oy almış, 1 Haziran 2015 seçimlerinde 80 milletvekili çıkarmış; AKP Reisi “Bana ne, bana ne, bu sayılmaz işte, sayılmaz” diye mızıklanınca apar topar yeni seçime gidildiği 1 Kasım 2015’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 59 milletvekili ile temsil edilen HDP’den söz ediyoruz.
Hani benim bildiğim, halen 9 milletvekili hapishanede olan; “Yanılmışsın gazeteci, 9 değil, 11 milletvekili içeride” diye bir itiraz gelse şaşırmayacağım bir partiden söz ediyoruz…
CHP’nin “Anayasaya aykırı ama destek vereceğiz” gibi silinmez bir ayıpla sahiden de destek vermesiyle dokunulmazlıkları kaldırılan ve ardından hapse tıkılan HDP milletvekillerinden ille de eşbaşkanlardan, illenin de illesi 3. kongre Ankara’da toplanırken kendisi Edirne Cezaevi’nde volta atan Selahattin Demirtaş’tan söz ediyorum.
59 milletvekilinden hangilerinin kaç yıla mahkûm olduğunun, hangilerinin milletvekilliklerinin düşürüldüğünü sayamaz, bilemez olduğumuz bir siyasal partiden söz ediyoruz…
Ve…
Ve AKP’ye oy veren kocaman bir kitlenin bütün bunları “Doğru, yerinde, isabetli” diye selamladığı bir Türkiye’den söz ediyoruz.
Daha da korkuncu, AKP’li filan olmayan, Reis’siz bir Türkiye’nin düşünü kuran kocaman bir kitlenin HDP’ye yöneltilen bu saldırıları olağan karşılar hale geldiği, yeri göğü birbirine katmadığı bir Türkiye’den söz ediyoruz…

***

Uzun analizlere gerek yok. Nasıl yumurtasız omlet olmazsa, HDP’siz bir demokrasi de olmaz, olamaz, olmayacak…
Eğer bu ülkede çatışmaların sonu gelecekse, şehit cenazelerine yakılan ağıtların, taziye evlerindeki gözyaşlarına karıştığı bir acılar ülkesi olmaktan kurtulacaksak bu ancak ve ancak Kürt sorununun barışçıl bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkün olacak.
Kürt siyasal hareketinin PKK’ye ihtiyaç duymaması ancak ve ancak HDP’nin siyasal düzlemde önünün alabildiğine açılmasıyla mümkün olacak.
Buna itirazı olan hiç kimse kendini kandırmasın, gitsin AKP Reisi’ne alkış tutsun.


Yazarın Son Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018
Hani bir Demirtaş var(dı) 9 Ağustos 2018
CHP’nin intiharı (mı?) 8 Ağustos 2018
Bin yamalı bohça: CHP 26 Temmuz 2018