Aykut Küçükkaya

Gara, iktidar ve ABD...

22 Şubat 2021 Pazartesi

Dün Cumhuriyet “Biden’ın salvoları” manşetiyle çıktı... Haberde, ABD Başkanı’nın Münih Güvenlik Konferansı’na görüntülü bağlanarak yaptığı konuşmaya yer veriliyordu... “ABD geri döndü, transatlantik ittifakı geri döndü” diyen Joe Biden, tüm dünyaya ülkesinin geleneksel emperyalist siyasetini yeniden canlandırmayı planladığının işaretlerini veriyordu...

Ankara’nın katılımda bulunmadığı konfreransta, Biden’ın hem Rusya’yı hem Çin’i hedef alan çıkışları, daha önce “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti” diyen Fransa lideri Macron’u öylesine etkilemiş olacak ki Fransız lider bu kez “NATO ittifakına inandığını” söylüyordu. Manşet haberimizin içinde yer alan bir başka haber ise Türkiye’nin sınır komşusuyla ilgiliydi... Cumhuriyet’in, “Türkiye’ye karşı IŞİD bahaneli üs” başlığıyla duyurduğu haberin ayrıntısı dördüncü sayfamızdaki spotta şöyle yer alıyordu:

Londra merkezli Asharq al-Awsat gazetesi, bu hafta içinde yayımladığı ve muhaliflere yakın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne dayandırdığı haberde, ABD öncülüğündeki IŞİD’le mücadele koalisyonunun, Suriye’nin Haseke iline bağlı Ayn Divar bölgesine büyük bir askeri üs kurmayı planladığını ve koalisyona ait 50 TIR’la Irak’tan bu bölgeye askeri sevkıyatı yapıldığını yazdı. Ayn Divar bölgesi, Suriye’nin en kuzeydoğusunda, Türkiye ve Irak sınırlarının da kesiştiği bölgede Şırnak’ın Cizre ilçesine birkaç yüz metre uzaklıkta bulunuyor. Ayn Divar civarında Rus askerlerinin de bulunduğu biliniyor.

ABD’nin bu adımını gazetemize yorumlayan emekli General Ali Er ile emekli Büyükelçi Uluç Özülker, üs hakkında “terör örgütü YPG’ye kalkan” ve “ABD’nin Türkiye’nin hassasiyetlerini anlama noktasında olmadığını gösteriyor” dediler... 17 Şubat 2021 tarihinde “Olayların Ardındaki Gerçek” sütununda şu tespitler yapılmıştı: “Suriye’de savaş, 15 Mart 2011’de başladı. On yılını doldurmak üzeredir. Suriye’de temel olarak Fırat’ın doğusu, Fırat’ın batısı ve Esad ordusunun egemen olduğu bölgeler ortaya çıkmıştır. Fırat’ın doğusundaki bölgenin alan egemenliği, ABD’nin ve onun denetim ve desteği altındaki PKK/YPG’nin elinde bulunmaktadır. Yeni ABD yönetimi, Suriye’deki bu alan egemenliğini devam ettirmek istiyor. Nitekim, geçen ay göreve başlayan Biden yönetiminin bu konudaki politikasını, Amerikan Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General K. F. McKenzie, açıkça belirterek Ayn el Arab’ın (Kobani) alınmasının yıldönümü vesilesiyle YPG/ PKK’yi resmen kutladı. Bu özerk bölgeye yardımların devam edeceği belirtildi.

En son durum şöyledir: YPG/ PKK’nin etkin olduğu Haseke’de ABD’nin yeni üs kurma planlarının olduğu açıklandı. Buna karşın Rusya’nın da aynı bölgede yerel unsurlardan oluşan askeri birlik kurma girişimi başlattığı belirtiliyor. YPG/PKK ile Şam arasındaki güç dengesini, Şam lehine bozmak için Rusya’nın, Haseke bölgesine önem verdiği anlaşılıyor. On yıldır süren çatışmaların sonunda Suriye, ABD-Rusya arasındaki güç mücadelesinin Ortadoğu’daki merkezi durumuna geldi... Türkiye, bu durumu gözden uzak tutmamalı. Suriye’nin ABD-Rusya güç mücadelesinin merkezi haline geldiğini görmelidir. Bu nedenle bir an önce mezhep ideolojisine dayalı politikalardan sıyrılmalı ve kendi milli çıkarlarının gereğini yapmalıdır.

Suriye’de bu gelişmeler yaşanırken Türkiye’yi yasa boğan haber Gara’dan geldi. Terör örgütü PKK’nin katliamını açık bir şekilde kınamaktan çekinen ABD yönetiminin, Münih Güvenlik Konferansı’nda verdiği “küresel gerilim” mesajını Suriye’deki gelişmelerle birlikte değerlendirmek gerekir...

Uğur Mumcu 1974’te kaleme aldığı yazısında, “Türkiye’nin yakın tarihi, ‘Türk’ün hakkını gâvura yedirmemek’ ile ‘Aman Amerika küsmesin’ arasındaki amansız mücadelenin tarihi adeta” diye yazıyor. Aradan neredeyse 50 yıl geçmiş... 19 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının sözcüleri “S-400 ile F-35 arasında gelgitler” yaşıyor... Önceki gün “ABD ile işbirliğini güçlendirmek istiyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sözleri bizlere Mumcu’nun “Aman Amerika küsmesin” sözlerini anımsattı. Bugünlerde Erdoğan’ın önceliği, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun Gara’da şehit edilen insanlarımızla ilgili yönelttiği soruları yanıtlamak olmalı. Çünkü kamuoyu emekli askerlerin “açık başarısızlık” dediği Gara operasyonuyla ilgili tatmin edici bir açıklama bekliyor...


Yazarın Son Yazıları

Gara, iktidar ve ABD... 22 Şubat 2021
2020’ye veda ederken... 28 Aralık 2020
Dayanışma büyürken... 7 Aralık 2020
Dayanışma!.. 23 Kasım 2020