Aykut Küçükkaya

Montrö, Atatürk ve Cumhuriyet...

12 Nisan 2021 Pazartesi

İki haftadır ana gündem maddesi Montrö ve emekli amirallerin açıklaması... Montrö uyarısı yapan emekli amirallerin işkenceye dönüşen gözaltıları... Ve aynı dönemde Karadeniz’de yükselen tansiyon, ABD-Rusya restleşmesi... Rusya-Ukrayna arasındaki gerilim büyürken birkaç gün sonra 14-15 Nisan’da ABD’nin iki savaş gemisi boğazları geçerek Karadeniz’e açılacak. Donbass bölgesindeki cepheden ayağının tozuyla İstanbul’a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’nin Erdoğan’la birlikte verdiği mesajlar...

***

İşte tam bu noktada 1936 yılına gidelim... Montrö Sözleşmesi’nin imzalanması öncesine... Değerli yazarımız Mehmet Ali Güller, geçenlerde Atatürk’ün genel sekreteri olan Hasan Rıza Soyak’ın iki ciltlik Atatürk’ten Hatıralar isimli eserinden bir paragraf gönderdi...

“O günlerde ben tedavi için Fransa’da bulunuyordum. Yurda dönüşümde çalışma arkadaşlarımın verdikleri malumattan ve cereyan eden haberleşme dosyasından öğrendim ki Atatürk müzakereleri adım adım takip etmiş, hükümet ve delege heyetimiz ile daimi temas halinde bulunarak, onları isabetli düşünce ve kesin kararları ile donatmış ve durmadan kuvvetlendirmiştir. Bir taraftan da hemen her akşam sofrasına davet ettiği Cumhuriyet gazetesinin başyazarı ve mebus rahmetli Yunus Nadi Bey’e, telkinlerde bulunmak suretiyle, Cumhuriyet gazetesinde görüşlerini açıklayan ve savunan birçok başmakaleler yayımlattırmıştır. Bunlardan en dikkate değer olanını -ki doğrudan doğruya ve harfi harfine kendisi tarafından dikte edilmiştir ve yine Yunus Nadi Bey’in imzasını taşımaktadır- bir tarihi belge olarak aşağıya alıyorum.” (Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, c.2, Yapı ve Kredi Bankası AŞ Yayınları, İstanbul, 1973, s. 544-545.)

Hasan Rıza Soyak’ın “aşağıya alıyorum” dediği o yazı, Yunus Nadi’nin 10 Temmuz 1936 tarihli başyazısıdır. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde imzalar atılmadan 10 gün önce kaleme alınan başyazının son paragrafı aynen şöyle bitiyor:

“Türk der ki: Kapılarım kapalıdır. İstediğime istediğim gibi açarım, ve buna muktedirim.”

Sadece 10 Temmuz 1936 tarihli olanı değil, 13 Temmuz 1936’ya kadar süren yazıları bizzat Yunus Nadi’ye Atatürk yazdırmıştır. Peki, neden? Sürmekte olan Montrö görüşmelerinde diplomatları kamu diplomasisiyle desteklemek için!

Peki, sözleşmenin imzalanmasından 85 yıl sonra -104 emekli amiralin açıklamasına yanıt verirken- Cumhurbaşkanı Erdoğan ne diyor:

“Daha iyisi için imkân bulana kadar Montrö’ye bağlılığımızı sürdürüyoruz...”

***

ABD’nin yıllardır süren Karadeniz ısrarı, Montrö’yü delme çabaları bilinirken, Batı dünyası Ukrayna krizinde, NATO üzerinden Rusya’ya karşı birleşirken Türkiye’nin “kırmızı çizgisi” olması gereken sözleşmeyi böylesi ucu açık söylemlerle tartışmaya açmak kimin, kimlerin işine gelir? Çok değil, bundan iki hafta önce TBMM Başkanı Şentop, Cumhuriyet’i kaynak göstererek “1936’daki özgüvene” dikkat çekmişti! O zaman soralım... AKP iktidarı oyları erim erim erirken “Bizim bilmediğimiz bir özgüven patlaması mı yaşıyor?” Yoksa Montrö “Yine bizim bilmediğimiz pazarlıklara malzeme mi ediliyor?”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

İz peşinde gazetecilik... 14 Haziran 2021
İşimiz HABER... 7 Haziran 2021
PekerGate!.. 24 Mayıs 2021