Bedel ödeyecekler
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

Bedel ödeyecekler

14.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Yüzden fazla pilot Milli Savunma Bakanlığı’na dava açtı.” 

Çok çarpıcı bir bilgiydi bu. İtirazları duymuştum, ancak meselenin yargıya taşındığını yeni öğrendim. Bir hazin Türkiye tarihiydi bu. 

Ne oldu? Şu: 

Fethullahçı pilotlar 15 Temmuz’a kadar Hava Kuvvetleri’ne yerleştirildi. 15 Temmuz olunca havadan bizi vurdular. 15 Temmuz’dan sonra ise Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atıldılar. 

600’den fazla örgüt üyesi pilottan bahsediyorum... 

Peki, göz göre göre Fethullahçıları orduya yerleştirenlere dokunulmamışken onların tasfiye edildiği ordudaki pilot açığı nasıl kapatıldı? 

Şöyle: 

Eskiden bir pilotun TSK’de mecburi görev süresi 15 yıldı. Bu zaman dilimi dolunca ordudan istifa edebiliyor ya da emekli olabiliyorlardı. Gerek Fethullahçıların baskısıyla gerekse özel gerekçelerle birçok pilot da 15 Temmuz’dan önce bu yolu seçti. TSK’den ayrılınca da bildikleri tek şeye, yani uçmaya devam ettiler. Kimi Türk Hava Yolları’nda, kimi ise Pegasus gibi özel hava şirketlerinde işe başladı. Yani artık sivildiler ve aileleriyle birlikte hayatlarına yeni bir rota çizmişlerdi.  

Gün geldi...

15 Temmuz oldu. Yıllarını verdikleri kurumu işgal edenler halkı bombaladı. 

Gün geldi... 

Milli Savunma Bakanlığı bir yazı gönderdi. “Senin değerini bilemedik, her şeyi bırak bana dön” diyordu özetle. Rica gibi de değildi, zira “eğer dönmezsen...” diye de bir uyarı vardı. 

Zira... 15 yıllık “mecburi hizmet” pilot açığını kapatmak için 21 yıla çıkarılmıştı. Yıllar yıllar önce ordudan ayrılan, artık sivil yolcu taşıyan pilotlar orduya yeniden çağrılıyordu. Onlara “En az altı yıl daha asker kalacaksın” deniyordu. Gelmeyenlere ise “sen bilirsin, o halde sivildeki uçuş lisansını da altı yıl boyunca askıya alırız” diye bir uyarıda bulunuluyordu. 

‘GELECEKSİN ÇÜNKÜ TERÖR VAR’

İşte öğrendim ki... 

Bu yolla, bazı pilotlar zorla tasfiye edildikleri Türk ordusuna geri döndü ve özledikleri üniformaya kavuştu hatta general dahi oldu.  

Ancak... Çok uzun süre önce TSK’den ayrılan bazı pilotlar ise beklemedikleri bu emre karşı dava açtı. 

Onlar ki belki de 10 yıl önce kurdukları yeni hayatlarının dağılmasını istemiyordu. Sivil hayata tam uyum sağlamışken tekrar üniforma giymenin zorlanmasını sindiremiyorlardı. Hükümetin Fethullahçıları orduya yerleştirmesinin bedelinin yine kendi hayatları üzerinden ödetilmesine karşı çıkıyorlardı. Dahası “hukuk devleti” vardı... 

Milli Savunma Bakanlığı’na dava açan pilotlardan bazılarının avukatı olan Salim Şen’in dilekçelerini okuyorum. TSK’ye tasfiye darbesi olan Balyoz kumpasının da avukatlarından biri olan Şen, özetle şunu diyordu: 

“Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda yapılan bu değişiklik, kanunların geriye yürümezliği ilkesine, zorla çalıştırma ve angarya yasağı ilkesine, devletin ana unsurlarından hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırıdır.” 

Eski subay pilotlar yürütmenin durdurulmasını ve ilgili kanun hükmünün iptalini talep ediyordu. 

Sonuç ne mi oldu? Bir mahkeme kararından aktarayım: 

“Halihazırda ülkenin yetişmiş tecrübeli pilot ihtiyacının giderilemediği, yeni pilotların yetişmesinin zaman ve yüksek maliyetler gerektirdiği, bu bağlamda kanun koyucu tarafından yükümlülük süresinin uzatıldığı, ülke içinde ve dışında terörle mücadelenin devam ettiği, davacının da hizmetine ihtiyaç bulunduğu anlaşılmaktadır.” 

Yani davalar birer birer reddediliyordu. Haliyle ya TSK’ye geri dönecekler ya da sivilde de uçuş yapamayacaklardı. 

Bazılarının bu nedenle ülkeyi terk ettiği, gittikleri ülkeden uçuş lisansı alıp yabancı hava şirketlerine çalıştıklarını dahi duydum. 

Dedim ya, bir hazin Türkiye tarihiydi bu okuduğunuz. Mürekkebi bir türlü kurumadı, kanıyor...

Yazarın Son Yazıları

‘İBO Show’a katıldı’ diye kovulan öğretmen

“Bu gece benim gecem, cama vuran her damlada seni hatırlıyorum...”

Devamını Oku
27.02.2026
O dizi ekibinin sicili

“Sizin Diyanet olarak yapmadığınızı biz yapıyoruz.”

Devamını Oku
25.02.2026
İnşallah canım ya!

Önce kısa bir özet: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporu üyelerinin oylamasına sunuldu.

Devamını Oku
20.02.2026
Yavaş’a ilk açılan savaş

“Çocuklara ilişkin müstehcen görüntü bulundurmak suçundan aldığı ceza onandı.”

Devamını Oku
18.02.2026
Akın Gürlek’in masasındaki konular

4 Ekim 2024 tarihinde bu köşede şöyle dedim: “İstanbul’da yargı eliyle sert bir siyaset izlenmesi sürpriz olmaz.”

Devamını Oku
13.02.2026
Sen neymişsin be!

“Sahi, kim bu Mesut Özarslan” diye araştırırken milliyetçi camianın bilinen bir ismiyle konuştum.

Devamını Oku
11.02.2026
İşte Epstein’ın ‘Türkiye’ sorgusunun çevirisi

Gözde, Sinem, Hande, Melis, Nurcan...

Devamını Oku
04.02.2026
Timur’un damatla imtihanı

Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.

Devamını Oku
30.01.2026
Öcalan’ın anlattığı sır değildi

Üzerine çok yazıldı, konuşuldu ama bir garip denk geliş yeterince vurgulanmadı.

Devamını Oku
28.01.2026
Ebubekir Şahin şaşırttı

Eski gelinine üniversitede kadro veren dekanı “Onlar” yayınında haberleştirince benzer çok ihbar yağdı. Notlarımı aldım, inceleyeceğim.

Devamını Oku
23.01.2026
O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025