Bu köşede iki hafta önce öğrendiniz... AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Besli, sevgilisini kasten yaralama suçundan ceza aldı. Aynı Besli’nin, sevgilisini öldürmekle tehdit etmesine dair soruşturması da devam ediyordu. Şiddet dosyası insanı ürperten bu AKP’li isim, kamu kaynaklarının aktığı şirketi üzerinden zenginleşmişti.
İşte bu yazımdan bir süre sonra fark ettim ki Ömer Faruk Besli’nin ismi ve fotoğrafı AKP’nin internet sitesinden kaldırıldı. Araştırınca öğrendim ki, iktidar partisi yazımdan sonra Besli’nin istifasını aldı. Resmi açıklama henüz yapılmadı ama “Besli’nin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek AKP yöneticiliğinden ayrıldığı” şeklinde bilinsin istiyorlar.
Görünen o ki AKP, faturayı sessiz sedasız keserek kendi iç temizliğini yaptığını sanıyor...
DÜN ERDOĞAN’I SAVUNAN HOCANIN BUGÜNKÜ FERYADI
Geçenlerde bir yazı ulaştı elime. Şirketlere kayyum atanma mekanizmasını dair eleştiriler içeriyordu. Önce yazıdan iki paragrafı buraya aktarayım:
“(...) Görülüyor ki sanık mahkûm olmadan mal varlığına el konulmakta ve mal varlığı elinden alınmaktadır. Oysa insanlar mahkûm oluncaya kadar masumdurlar; mahkûm olmadan ceza yaptırımına maruz kalamazlar. Mal elden çıktıktan sonra, mal sahibi beraat etse bile eski mal varlığına sahip olamayacaktır. Bu durum, anayasada ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde öngörülen mülkiyet hakkının, ekonomik girişim özgürlüğünün ve masumiyet karinesinin ihlali olacaktır.
Böyle bir uygulama yargının bağımsız olmadığı ülkemizde siyasi iktidara yakın olmayanlara, muhalefete ve farklı çevrelere gözdağı verir niteliktedir. Hukuk devleti ve demokrasiyle bağdaştırılması mümkün değildir. Can ve mal güvenliğinin olmadığı Osmanlı hukukuna dönüş niteliğindedir. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli çöküş nedenlerinden biri olmuştur. (...)”
Peki, bu evrensel hukuk ve tarih dersini veren isim kim? Yazayım: Prof. Dr. Doğan Soyaslan. Yani tanınmış ceza hukuku profesörü. Bilenler bilir, Soyaslan, bundan 28 yıl önce Recep Tayyip Erdoğan lehine de hukuki mütalaa veren bir hocaydı. Erdoğan 1997’de Siirt’te yaptığı konuşmadan dolayı yargılanırken onun suçsuz olduğuna dair rapor hazırlayan hukuk insanlarındandı. Hatta bugün de cezaevinde olan Ekrem İmamoğlu için benzer bir görev üstlenmeyi arzuluyordu.
Sözün özü:
Dünün “mazlumu” Erdoğan yargılanırken hukukun evrensel ilkelerini ve masumiyet karinesini savunan hukuk insanları, o günkü mağdurların kurduğu sistemin bugünkü hukuksuzluklarına karşı aynı uyarıları yapmak zorunda kalıyor. Güç el değiştirebilir, iktidarlar değişebilir ama hukukun çiğnendiği yerde çöküş de feryat da kaçınılmaz oluyor.
KONYA’DA NE OLUYOR?
Yargı dünyasını yakından izleyen bir dostumla konuşuyordum. “Herkes CHP’ye yapılacak olası operasyonlardan dolayı Ankara’ya bakıyor ama Konya da ilginç” dedi. HSK’nin son kararnamesinden bahsediyordu...
Doğru, CHP’nin hâkim olduğu Ankara’ya ve İzmir’e 200’den fazla yeni savcı atandı. Özgür Özel ve kurmaylarına yeni siyasi operasyonlar yapılması an meselesi. Ve hatta eski CHP’li bazı isimlerin “itirafçı” yapıldığı iddiaları da yayılıyor.
Bununla birlikte, Konya yargısında da ciddi bir dönüşüm görünüyor. Benim saydığım kadarıyla, başta başsavcı olmak üzere 22 savcı ve hâkim Konya’dan uzaklaştırıldı. Yerlerine farklı illerden yeni yargı mensupları getirildi. Özel bir nedeni var mı, bilmiyorum ama dikkat çekici.