ABD’deki davada yine Türk görevliler
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

ABD’deki davada yine Türk görevliler

12.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Olmayacak dediğimiz her şey oluyorsa oturup düşünmemiz gerekmez mi? Yoksa sınırı çoktan geçtik mi?

ABD’de, New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde, Türkiye’yi ilgilendiren bir dava açıldı. Hayır, Sarraf ya da Sezgin Baran Korkmaz (SBK) meselesi değil. Davanın şikâyetçisi, Arizona merkezli Kaplan Grup’un da aralarında bulunduğu bir dizi şirket. Suçlama: Dolandırıcılık.

Hedeflerinde, ASAP Lojistik’in yanı sıra, şirketin İcra Kurulu Başkanı Debbie (Deborah) Cross adında ABD’li bir işkadını var.

Peki, Türkiye adı dava dosyasına nasıl girdi derseniz, anlatayım...

Sahte maske ve eldiven

Kaplan Grup, iştirakleri olan Exos ve Cardinal fonları ile M42 Taktik AŞ şirketi, 26 Ağustos tarihinde, mahkemeye gitti. İddialarına göre, Kasım 2020’den bu yıla kadar, ASAP Lojistik ve Debbie Cross tarafından dolandırılmışlardı. Bu sırada onlarla bağlantılı ASAP Türkiye, Snooz, Cross, Sacramone ve Fermin gibi şirketler de bu iş için kullanılmıştı.

Davacılar, lojistik hizmeti veren ASAP ve Debbie Cross’la anlaşmışlardı. Pandemi sürecinde, ABD’de çeşitli kurumlara satmak üzere, milyonlarca dolarlık, maske ve eldiven siparişi vermişlerdi.

Ürünleri aldılar. Ancak aldıkları ürünlerin tamamı kusurlu ve sahte çıktı. Anlattıklarına göre maskeler “3M” yeterlilik şartını sağlamıyordu. Öte yandan yurtdışında üretilmiş oldukları halde, “ABD’de üretilmiştir” diye sahte bir paketle satılmışlardı. 

Sahtecilik, olaya el koyan Amerika Birleşik Devletleri İç Güvenlik Bakanlığı’nın yaptığı inceleme sonucu ortaya çıkarıldı. İşin sonunda, bütün maskeleri müşterilerinden geri alan Kaplan Grup, elbette hem itibar hem de milyonlarca dolar kaybetti.

Dahası...

ABD Polis Teşkilatı’nın siparişi olan nitril eldivenler de bu özelliği sağlamıyordu. Ucuz lateks eldivenler, başka paketlerin içerisine koyularak yutturulmaya çalışılmıştı. Kaplan Grup’u dolandıranlar, ABD polisine de çarptı. Bir iade de buradan oldu.

Sadece bu kadar değil...

MKE silahları teklifi

ASAP Lojistik ve başkanı Debbie Cross, şikâyetçilerin anlattığına göre hafif silah ve mühimmat da satıyordu. Üstelik, verdikleri rakamlar dünyadaki piyasa fiyatlarının çok altındaydı. Dilekçede durum şöyle anlatılıyor: “Makine Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından üretilen, 9 mm 124 gr pirinç kasalı FMJ mermilerini, 0.15 Dolar karşılığında sunmayı teklif etti.” Üstelik MKE’nin ürettiği malların uluslararası kalitede olduğu biliniyordu. Debbie Cross, kendisini MKE’nin ABD’deki resmi temsilcisi olarak tanıtmış, milyonlarca dolarlık sipariş almıştı.

Söylediklerine göre burada da dolandırıldılar. Debbie Cros, ne MKE temsilcisiydi ne de sonunda önerdiği mermiler MKE tarafından üretilmişti. Burada da milyonlar kaybettiler.

Büyükelçi’ye suçlama

Dolandırılma miktarı mı? Dava dilekçesine göre toplam 71 milyon 271 bin 970 dolar zarar ettiler. Masrafları ve vekâleti ekleyerek 75 milyon dolar talep ettiler. Kaplan Grup, piyasada lekelenmelerine neden olan bu dolandırıcılığın, kendilerine piyasa kaybına da malolduğunu söylüyordu.

Peki, iş bize nasıl döndü? 

Hayır, MKE dolandırdı sanmayın. Mesele öyle değil.

Elbette ticaret bir güven ilişkisine dayanıyor...

Şikâyetçilerin anlattıklarına göre onlarla Debbie Cross arasında bu güveni tesis eden iki isim var. Kendisini TSK’nin NATO’da görev yapan albayı olarak tanıtan Güven Acarer ve Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan.

Gelgelelim, Debbie Cross’a referans olan Acarer, Türk askeri filan değildi. Bir zamanlar Türk medyasında, “yabancı damat” başlıklı magazin haberleriyle gündeme gelmişti. Sunduğu kartvizit bile sahte çıktı. Nihayetinde ortalıktan kayboldu.

Peki Türkiye’nin Washington Büyükelçisi, eski AKP milletvekili Murat Mercan?

Dava dosyasında ilk olarak bir ima gördüm: “Sanıklar yabancı bir elçiyi töhmet altında bırakmıştır.”

Kastedilen Mercan’dı. Nitekim şikâyetçiler bunu şöyle ifade etmişti:

“Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Murat Mercan gibi önemli siyasal bağlantıları bulunduğunu söyleyerek kendilerini meşru şirketler olarak tanıtmışlardır.”

Debbie Cross’un, MKE logolu evraklar kullanarak, kendisini MKE’nin sahte temsilcisi olarak tanıtma süreci için, Mercan’a suçlamada bulunuluyordu: “Cross’un, Türkiye’nin ABD büyükelçisine birkaç milyon dolarlık ödeme yaptığına ilişkin bilgi ve inanç vardır.”

Her ne kadar “dava sürecinde kanıtlanacak” deseler de şikâyetçiler bu suçlamaya dair somut bir kanıt sunmadılar.

Fotoğraflarını gösterdi

Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Murat Mercan, Cross ile yan yana.

Söyledikleri şuydu... 

MKE ürünlerinin bu denli ucuza satılması konusunda, Kaplan Grup iştiraki M42 şirketi çekinceli davranmıştı. Ancak bu noktada Cross’un bağlantıları devreye girdi: “Cross, MKE mühimmat ürünlerini pazarda kimsenin alamayacağı fiyatta ve sayıda alabilmesini sağlayan bağlantıları olduğunu söylemiştir. Cross, özellikle Elçi Mercan’ı yakın bir dost olarak tanıtmıştır. Cross, bu iddiasını kendisinin Türkiye’nin ABD Büyükelçisi Mercan’la birlikte fotoğraflarını göstererek ayrıca elçilikteki ve resmi kurumlardaki kişilerin iletişim bilgilerini vererek desteklemiş, bu yolla MKE mühimmatını iddia ettiği fiyatta ve sayıda tedarik edebileceğine inandırmayı hedeflemiştir. Cross, tekrar tekrar elçi Mercan’la ya da onun ekibinden biriyle iletişime geçilirse, kendisinin MKE ilişkisine kefil olacaklarını söylemiştir.”

MKE kaynaklarıyla konuştum. Debbie Cross’un resmi temsilcileri olduğunu yalanladılar. Hatta ABD mahkemelerinde hem Cross’a hem de Acarer’e dava açtıklarını söylediler. Davanın açıldığına dair kaydı da paylaştılar. 

Deborah Cross’un Türkiye ilişkileri

İşin ilginci, internette yapılan basit bir aramada, Cross ile Mercan arasındaki tanışıklığa rastlanıyordu. Elçilik destekli toplantılarda, zaman zaman Cross kendisini gösterirken devlet destekli Türk Amerikan İş Adamları Derneği (TABA), Cross’un üyeleri olduğunu söylüyordu. Dahası, Cross, Mercan’ın katıldığı bazı resmi toplantıların organizatörüydü. Derneğin sitesinde bir örneği şöyle yer alıyor:

“TABA-AmCham yönetimi Washington Büyükelçimiz Murat Mercan, New York Senatörü James Sanders ve Amerika’nın önde gelen kurum temsilcileri ile bir araya geldi. Türk-Amerikan ticari ilişkilerinin geliştirilmesi kapsamında TABA-AmCham üyeleri Debbie Cross ve Şekip Hardal tarafından organize edilen ve New York’ta gerçekleştirilen görüşmeye, Washington Büyükelçimiz Murat Mercan, New York Senatörü James Sanders ve Amerika’nın önde gelen kurum temsilcileri katıldı.”

Dışişleri'ne haber verildi

Elbette, Washington Büyükelçiliği kaynaklarını da aradım... 

Murat Mercan’ın görevi gereği konuşamayacağını söylediler. Elçilik kaynakları, davadan haberleri olduğunu söyledi. Debbie Cross’un çeşitli toplantılarda Mercan ile yan yana gelmesinin “görev gereği katıldığı resepsiyonlarda” olduğu ifade edilirken Cross’un şaibeli işlerinden Mercan’ın kazanç elde ettiği suçlaması için “yalan ve iftira” denildi. Mercan’ın menfaat sağladığı iddiasına, davada somut delil sunulmadığının altı çizilirken Türk Büyükelçi’nin de hukuken harekete geçeceği söylendi. Mercan’ın, avukatı aracılığıyla, iddiaların sahibi olan şirketlere hakaret davası açacağı söylenirken “Türkiye’nin ABD büyükelçisine birkaç milyon dolarlık ödeme yaptığına ilişkin bilgi ve inanç vardır” cümlesinin dava dosyasından çıkarılması için başvurulacağı ifade edildi. 

Kritik bir bilgi daha... 

Elçilik kaynakları, başta Dışişleri Bakanlığı olmak üzere Türk devlet kurumlarının, Büyükelçi Mercan’ın itham edildiği dava konusunda bilgilendirildiğini de söyledi.

New York’taki dolandırıcılık davası önümüzdeki günlerde görülecek. Debbie Cross ve ASAP Lojistik hakkında kararı elbette ABD yargısı verecek. Ancak kesin olan bir şey var ki New York’taki bir mahkemede daha Türk resmi görevlilerinin adı, üstelik büyükelçi düzeyinde, yolsuzluk iddialarıyla anılacak.

Olana mahkûm değiliz. Bu bizim kaderimiz değil. Yeter ki alışmayalım.

 

Yazarın Son Yazıları

Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025
Apo ve Bahçeli’nin susturduğu asker

Çıkarlar suç ortaklıklarının kaynağıdır.

Devamını Oku
13.10.2025
‘Fatihli Müslümanlar’ rahatsız

“Bizi cehennemle korkutuyorlar ki dünyada onlara boyun eğelim.”

Devamını Oku
09.10.2025
Çocuk tecavüzünde çocuğu yargılayanlar

Çelişki dünyanın kendisinde sanırız, oysa ona sebep olan da insandır.

Devamını Oku
06.10.2025
Tarihin arka duruşması

Eğip bükersin, sarar paketlersin. Her şeye rağmen gerçek olduğu yerde durmaya devam eder.

Devamını Oku
02.10.2025