Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Fatih Altaylı’nın ‘suyunu ısıtanlar’

23.06.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsan kendi yazgısının kapısını kendisi açıyor. Kimi zulmederek kimi zulümle baş ederek. Bu köşede bugün bambaşka bir hikâye olacaktı. Aslında ben de bambaşka bir yerde yazacaktım. 

Gelgelelim, bir Türkiye klasiği... 

Gazeteci Fatih Altaylı, YouTube programındaki sözleri makaslanarak gözaltına alındı. Ardından tutuklandı. Ben de pazar günü, adliyede bulduğum bir sandalyede, bu satırları yazmak zorunda kaldım. Her sabah yaptığı yayında Altaylı’ya şu soru sorulmuştu: “Halkın yüzde 70’i cumhurbaşkanının ömür boyu cumhurbaşkanlığına karşıymış, ne diyorsunuz?” 

Altaylı’nın yanıtı toplam 143 saniyeydi. Türk halkının iradesini başkasına teslim etmekten hoşlanmadığını, tarihten örnekler vererek anlatıyordu. Sabah saatlerinde bu yanıtın 29 saniyesi kesilip bizzat Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral tarafından servis edildi. Saral, Fatih Altaylı’yı “Suyun ısınmaya başladı” diye açıkça tehdit de ediyordu. Akşam saatlerinde, dediği su “ısındı”. Altaylı evinden gözaltına alındı. 

OLMAYAN KANUNLA TUTUKLAMA

Savcılığın açıklamasına göre suçlama şu: “Cumhurbaşkanını tehdit suçundan resen soruşturma başlatılmış olup...” 

Elbette hukukçular hariç pek az kişi bu maddeleri biliyor. Hatta hukukçuların bile kafası karışık. Zira Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) “cumhurbaşkanını tehdit” diye bir suç yok. 

Şöyle anlatayım... TCK’nin 310. maddesi cumhurbaşkanına saldırıları düzenliyor. Birinci fıkra özetle “Cumhurbaşkanına suikastta bulunan ağırlaştırılmış müebbet alır” diyor. İkinci fıkranın ise daha ucu açık: Diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılır ancak bu ceza beş yıldan az olamaz. 310. madde, iki fıkrasında da görüldüğü gibi cumhurbaşkanına saldırıları içeriyor. Devletin başının canına kastetme en ağır şekilde cezalandırılırken “diğer fiili saldırılar” ise herhangi bir vatandaşa yapılan saldırıdan ağırlaştırılıyor. 

İşte Fatih Altaylı’nın Osmanlı padişahlarının devrilmesine dair verdiği örnekler, kesilip biçilerek, sanki cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öldürmekle tehdit etmiş gibi ele alınmış ve kanunun ruhuna aykırı şekilde, “diğer fiili saldırılar” sınıfında 310. madde kapsamına sokulmuş. Oysa hukukçulara göre “tehdit”, yumruk ya da taşlamak gibi “diğer fiili saldırılar” arasında sayılamaz. 

Üstelik... Kanunun atıf yaptığı tehdit suçunun bile tanımı şöyle: “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi...” 

Tanım açık. Tehdit suçunun oluşabilmesi için açıkça “Saldıracağım” demek gerekiyor. Osmanlı padişahları hikâyesini anlatmanın tehdit sınıfına sokulması da kanunun ruhuna aykırı. 

OPERASYON HAZIRLAYANLAR

Peki neden böyle yapıldı? “Neden aramaya gerek yok” diye düşünebilirsiniz. Fatih Altaylı, YouTube’da açık ara en çok izlenen gazetecilik yayınını yapıyor. Merkezde duran bir ismin, iktidarın damarına bunca basan, televizyonları aşacak şekilde kitlesel yayın yapması, iktidar içinde “su ısıtmak isteyenler”in iştahını bir süredir kabartıyordu. Özellikle Cumhurbaşkanlığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve RTÜK içinde bu adımları atmak isteyenler zaman zaman dile de geliyordu. 

Ancak... 

Merkezde duran bir isim dedim ya... 

Örnek olsun, Altaylı’nın Osmanlı örneklerine referans verdiği tarih programlarını yaptığı isimlerden Erhan Afyoncu bugün Milli Savunma Üniversitesi’nin rektörü. Murat Bardakçı ise cumhurbaşkanı danışmanı. Haliyle Altaylı’ya karşı adım atılmasını doğru bulmayacak çok sayıda isim var. İşte olmayan “cumhurbaşkanına tehdit” suçlaması, hem Altaylı’yı en az 5 yıl hapislik bir suçla tutuklamak hem de olası karşı çıkışları bastırmak için en kullanışlı gerekçe oldu. Daha önceki örneklerin gösterdiği gibi “cumhurbaşkanına suikast”, “cumhurbaşkanına tehdit”, “cumhurbaşkanına saldırı” gibi ithamlar güvenlik bürokrasisini bile esir alabiliyor. 

SİSTEMİ DURDURAN GEREKÇE

Örnek mi? 

Kumpas davalarında, FETÖ’cü polislerin sürekli bir “Erdoğan’a saldırı” gündemi vardı. TRT’de bir dönem Fethullahçı polisler tarafından hazırlanan Büyük Takip programında, Erdoğan’ın, Atatürk ve Abdülhamit’ten sonra en çok suikast planının hedefinde olan lider olduğu anlatılmıştı. Sabah gazetesinin 25 Ocak 2014 tarihli haberine göreyse 2002’den o güne, Erdoğan’a yönelik tam 342 suikast girişimi boşa çıkarılmıştı. FETÖ’cü polisler, “Erdoğan’a suikast girişimleri listesi” hazırlamış ve Ergenekon davasına göndermişti. 2005-2008 arasında tam 36 girişimi önlediklerini anlatıyorlardı. Sonunda, “Erdoğan’a her an saldırı olabilir” algısıyla sistemi kuşatan Fethullahçılar, 15 Temmuz’da Erdoğan’a yönelik tek ve gerçek suikast girişiminde bulundu. 

Haliyle “Erdoğan’ı suikastla tehdit etti” suçlaması, eğer üzerinize bir kumpasla yapıştırılabilirse, sistemin kendisini bile hareket edemez hale getiriyor. Fatih Altaylı’nın “suyunu ısıtmak” isteyenler, işte bu yüzden, 29 saniyeden yarattıkları sözde delille avlarını yediler. Suçlamayı yapanlar bile, yaptıkları işe o kadar inanmıyor ki... Gerçekten cumhurbaşkanı için bir tehdit olduğuna inansalar, elbette sabahtan akşama beklemezlerdi. 

Adaletin adının tabelada olduğu bu koca kapı, elbet bir başka yazgıya açılacak.

İlgili Konular: #Fatih Altaylı

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025