Sezen’i bırak, Şakira’ya bak!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Sezen’i bırak, Şakira’ya bak!

10.03.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Soruyorum bir kitapları var mı? Hayır, biliyorum. İslam dininin tek ve değişmez kitabı Kuran. Kıblesi de Mekke. Ancak bizim İslamcıların kitabı da kıblesi de sürekli değişiyor.

Çeçenistan lideri Ramazan Kadirov’un Rusya saflarında savaşması İslamcı camiayı sarstı. Hayrettin Karaman, “caiz değil” fetvası bile verdi. Gelgelelim hadise daha derin.

Çeçenler, Rusya’nın Müslüman halklarından biri. Aynı zamanda farklı İslamcı anlayışların çarpıştığı bir coğrafya. Bu anlayışlar rekabet ederken, çoğunlukla büyük güçlere yaslanıyor. Kimisi, Rusya’nın karşısında kim varsa, onunla ittifak kuruyor. Bunların yorumu bizdeki Nakşibendilere benziyor. Öte yandan Kadirov gibi, Çeçenistan’ın resmi dini anlayışını temsil eden Kadiriler ise büyük oranda Rusya’nın yanında saf tutuyor.

Kökü 1783’e kadar götürülebilecek Çeçen direniş hareketini, ilk yıllarında Nakşibendiliğin Halidi kolu sürükledi. Adını çok duyduğumuz Şeyh Şamil de bu tarikata tabiydi. Esir düşmesiyle zayıflayan Çeçen İslamcılığı içinde, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, Kunta Hacı Kişiyev’in anlayışı yayıldı. Şiddeti reddeden, devlete karşı daha barışçıl bir dil kullanan, Kunta Hacı liderliğindeki yapı, Kadiri’ydi. Rus devleti uzlaşmacı Kadirilerle iyi geçinirken, Rus karşıtı İslamcılar Türkiye’deki Nakşibendilerle dirsek temasındaydı. İşte bizdeki İslamcıların alerjisi, aslında neredeyse iki asırlık bu ayrışmaya dayanıyor.

KADİROV’A ŞAKIRALI GÖNDERME

Gelgelelim, burada bile ilkeden bahsetmek zor.

Şöyle anlatayım...

Sekiz yıl önce, Kadirov ile Türkiye’deki Nakşi İsmailağa cemaati arasında sıra dışı bir temas yaşandı. Cemaat içindeki ekiplerden Marifet grubu, tarihi liderleri Mahmut Ustaosmanoğlu’nu, 9 Haziran 2014’te, Çeçenistan’a götürerek Kadirov’la buluşturacaktı. Olay infial yarattı.

Yeni Şafak devreye girdi. 6 Haziran tarihli sürmanşetleri tavrı özetliyordu: “Hocam Bu Geziyi İptal Et!” Gazete, ertesi gün yayınına manşetten devam etti: “Cemaat rahatsız.”

Yeni Şafak, çok ağır suçlamalarda bulunuyordu. Yazılana göre, Marifet grubunun lideri olan Muhammed Keskin, “tarikat içinden tarikat” çıkarma peşindeydi. Yeni Şafak’tan aktaralım:

“Çavuşbaşı’nda Marifet isimli bir dernek kuran Keskin’in bir süre önce cemaatin merkezinin artık İsmailağa’dan ibaret olmadığı yönünde açıklamalar yapması da çeşitli soru işaretlerini gündeme getirdi. Öte yandan Kadirov’un bu ziyaret için organizasyonu yapan aracılara 2 milyon dolar ödediği iddia edildi.”

Yeni Şafak, “Mahmut Hoca’nın kandırıldığını” söylüyor, Cemaat içinden isimlerden büyük tepki olduğunu iddia ediyordu. Haberlerde Ramazan Kadirov yerin dibine batırılıyor, en çok da “doğum gününü, milli bayramları ve özel günleri Şakira gibi İslami hassasiyetlerle ilgisi olmayan sanatçılarla kutlayan” ifadeleriyle Şakiralı gönderme yapılıyordu.

CEMAATE GİTME TEHDİDİ

Karşı taraf ne dedi?

Marifet Derneği, Yeni Şafak’ın haberlerine, Mahmut Hoca’nın görüşlerini de içerecek şekilde, yazılı yanıt verdi. Marifetçiler, şunu söylüyordu: “ ‘Millet, cemaate diyemiyor mu, bunlar yalancıdır, yalancı, Albayrak’ın adamları’ buyurması üzerine biz de bu yazıyı kaleme almak ihtiyacı duyduk.”

Marifet grubu, Kadirov ziyaretine nasıl karar verildiğini ise şöyle anlattı: “Kadirov, bir hocalar heyeti göndererek (Mahmut) Efendi Hazretleri’ni Çeçenistan’a davet etmiş ve Efendi Hazretlerimiz de kabul etmiştir.”

Kısacası ortada “Mahmut Hoca kandırıldı” denecek bir durum yoktu.

Ancak Marifetçilerin anlattığına göre, Kadirov ziyaretinin yapılmaması için, daha derin işler yapılmıştı: “İHH’nin Türkiye’de yaşayan bazı Çeçenleri organize ederek Mahmut Efendi’nin evine gönderip taciz etmeye kalkmasının ardından, bir İstanbul milletvekilinin, Efendi Hazretlerinin hane-i saadetine gönderilerek sefere çıkmaması yönünde baskı yapılması ve bir dosyanın varlığından bahsedilmesi bizleri derinden üzmüştür.”

Kısacası “Kadirov’la görüşme” protestoları “Mahmut Hoca”nın evine kadar ulaşmış, bir vekilin ağzından “Sonun FETÖ gibi olur” imasında bulunulmuştu.

Peki gitti mi diyeceksiniz?

Hayır! Cemaatin bir başka kanadını temsil eden Cübbeli Ahmet Hoca, sebebi şöyle açıkladı:

“Üst düzey yetkililer tarafından arandık. Ricacı oldular, ‘Efendi Hazretleri’ne selamımızı arz edin, bazı sakıncalar görüyoruz’ dediler. Efendi Hazretleri de gitmek istediği halde, devlet otoritesine karşı saygısıyla ‘Madem öyle istediler, öyle yapalım’ diyerek ziyareti iptal etti.”

Hükümet tak diye istemiş, hoca şak diye yapmıştı!

VE KADİROV TÜRKİYE’DE

Hikâye böyle bitti sanmayın. Hani, “peygamber düşmanı” ilan edilen BAE, bir hızlı dönüş ile “İslamın gür sesi” ilan edildi ya. Bir dönüş de Kadirov’da oldu.

Aradan dört yıl geçti. Türkiye ile Rusya yüzünü birbirine döndü. Batı’ya karşı tam yakınlaşma stratejisi başladı.

İşte bu dönemin ilginç bir ziyaretçisi vardı. Evet, doğru tahmin ettiniz. “Şakira’yla eğleniyor” diye kızılan Ramazan Kadirov, 2018 yılının kasım ayında Türkiye’ye geldi. Kahraman gibi karşılandı.

Ayağının tozuyla ziyaret ettiği isim kimdi derseniz, İsmailağa’nın lideri “Mahmut Hoca”dan başkası değil. Kadirov, ileri derecede yaşlılık sorunlarıyla boğuşan “Mahmut Hoca”nın elini öptü. Fotoğraflar, Marifet Derneği’nin sayfasından yayımlandı. Açıklamada da şu ifadeler kullanıldı: “Çeçenistan Cumhurbaşkanı Sayın Ramazan Kadirov Beyefendi, Mahmud Efendi Hazretleri’ni ziyaret ettiler.”

Yetmedi, Kadirov, TRT’de yayımlanan Osmanlı dizisi Diriliş Ertuğrul setinde görüldü. Oyuncularla birlikte, Kayı bayrağı elinde, poz verdi. Tanımasak “bizden biri” gibiydi!

İşin ilginci, dört yıl önce ortalığı ayağa kaldıranlardan eser yoktu. Hatta sosyal medyada, cemaat üyelerinin önemli kısmı, “Hocanın bildiği vardır” noktasındaydı. Dış politikadaki dönüş, “Şakiracı Kadirov”u, “Hikmetli Kadirov” yapmıştı. Kısacası, tek kitaba inandığını söyleyenler, dünya meselelerinde yine “kitapsız” oluyordu. Bir gün kâfir ilan ettikleri, iktidarın bir işaretiyle, mücahit ilan ediliyordu. BAE emirinden Kadirov’a, hikâye hiç değişmiyordu.

SEZEN’E KIZAN DİYANET NEREDE?

İsmailağa’da son yaşanan tartışmaya bakıyorum. “Cübbeli Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, vaazında “Nurettin Yıldız’ın sohbetleri dinlenir mi” diyor. Meğerse, İslamcı camianın önde gelen isimlerinden Nurettin Yıldız, Hazreti Ebubekir’e ağır sözler söylemiş. Cübbeli vaazında “terbiyesiz” diye yanıt veriyor. Merak ettiğim, Sezen Aksu’nun beş yıl önceki şarkısındaki ironi için ortalığı ayağa kaldıranlar, meseleyi grup toplantısına taşıyanlar, Nurettin Yıldız için bir şey söyleyecek mi? Mesela Diyanet, Sezen Aksu meselesindeki gibi açıklama yapacak mı? Yoksa “kitapsızlar”, yine “kime karşı, kimin için, duruma görecilik mi oynayacak”?

O güzel türküde, “sevdiceğimde din var iman yok” diyor ya... Sanki bizim İslamcılara söylüyor. Kitapları da kıbleleri de her gün elinde gücü olana göre değişiyor. Mazlumlar göğüslerindeki saf inancı, güç sahiplerinden kurtardıkları gün, akılları da özgür olacak!

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025