Niye öyle “deve kini” demişler bilmiyorum...
\nÇünkü ben daha çok koyun moyun gördüm...
\nDeve gördüysem bile, kindar mı, değil mi?..
\n*
\nNormalde hasta yatağından kalkan birisi, hoş duygular içinde “Dua edenler sağ olsunlar” demez mi?..
\n“Hamd olsun iyiyim...”
\n“Siz de çok yoruldunuz...”
\n“Dünürler nasıl da koştu...”
\n“Allah razı olsun hepsinden...”
\n“Terliğim nerde?..”
\n*
\nAma bu, doğrulur doğrulmaz “Kininizin davacısı olunuz” dedi...
\n*
\nSeçimlerden hemen önceki yazımdı:
\n“Kini nefreti iktidar yapmayın...”
\nYaptınız...
\nO da “Barışın davacısı olun”, “Sevginin davacısı olun”, “Hoşgörünün davacısı olun” demedi zaten...
\n*
\nKin ne işe yarar?..
\nKin ile okşanan baş, tutulan el, uzatılan lokma duyan var mı?..
\nSavaşanların, öldürenlerin, kan davalarının ya da kadınlarını sokak ortalarında bıçaklayanların sahip oldukları tek duygu değil midir kin?..
\nOnun için zaten kuşa, kelebeğe değil deveye yakıştırdılar:
\n“Deve kini...”
\n*
\nBen “kin” önermeyi insanlık suçu sayarım...
\nRejimlerden sadece faşizm kin duygusu ile beslenir...
\nYıkmak için...
\nYok etmek için...
\nEzmek için...
\nBitirmek için...
\nCanları yakmak için lazım olan şeydir kin...
\n*
\nBundan sonra olacaklara bakın asıl:
\nİktidarını yitirme korkusu arttıkça, kendi gençliğine “Kininize sahip çıkın” mesajı boşuna değil...
\nGerekirse bir çatışmanın çağrısı...
\nCumhuriyeti savunan kurumları ve önde gelenleri silip süpürdükten sonra... Daha alt katmanlarda, sokakta, işyerinde, sınıfta, apartmanda, mahallede kalanları da sindirmeye çağrı...
\nYoksa kin neye lazım?...
\n*
\nYüreklerindeki kinle gelsinler...
\nBiz de yüreklerimizdeki cumhuriyet sevgisiyle karşı koyarız...
\n\n