Ulusalcılık Milliyetçilik Değildir
Deniz Kavukçuoğlu
Son Köşe Yazıları

Ulusalcılık Milliyetçilik Değildir

30.01.2013 04:57
Güncellenme:
Takip Et:

Siyasal/ideolojik tartışmalarda toplum olarak en belirgin zaaflarımızdan biri sanırım kullandığımız kavramları gelişigüzel seçmemizdir.
Milliyetçilik/ulusçuluk” kavramı da bunlardan biridir. Bu kavram basit bir anlatımla, “kendilerini birleştiren dil, tarih veya kültür bağlarından bir üstyapı oluşturabilmiş sosyal birikimlerin adı olan ‘millet’ veya ‘ulus’ olarak tanımlanan bir topluluğun yaşama ve ilerleme ülküsünün toplumların ve insanlığın gelişmesini sağladığına inanan görüştür.” Bu bağlamda ele alındığında bir ideolojidir.
Millicilik/ulusalcılık” ise bağımsızlıkçı bir bakışla ülkenin ve toplumun tarihsel, ekonomik, kültürel birikim ve değerlerine; ülkenin doğasına ve doğal kaynaklarına sahip çıkan siyasal bir davranış biçimidir.
Milliyetçilik, 19. yüzyıl başlarında kapitalizmin gelişmesine koşut olarak ortaya çıkmış, o ve onu izleyen 20. yüzyılın ortalarına kadar burjuvazi ve küçük burjuvazinin Avrupa’da feodalizme, Asya, Afrika ve Latin Amerika’da sömürgeciliğe karşı verdiği savaşımlarla ulus devletlerin ortaya çıkmalarında motor işlevi görmüştür. Özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gelişmiş Batı ülkelerinde olumsuz anlamda kullanılmaya başlanmakla birlikte milliyetçilik, dünyada başat üretim biçimi olan kapitalizme özgü bir ideolojidir.
Milliyetçiliğin ulus devletin oluşum sürecinin tamamlanmasından sonra ülke ve toplumların hayatına yansımaları farklı olmuştur. 1920’lerden, 1930’lardan başlayarak milliyetçilik Almanya’da ırkçı nasyonal sosyalizme, İtalya, İspanya, Portekiz, Bulgaristan gibi ülkelerde faşizme dönüşmüştür. 1950’lerden itibaren Mısır, Irak ve Suriye’de diktatörlüklere dönüşmüştür. Bu örnekler 1960’lı yıllarda bağımsızlıklarına kavuşan çok sayıda Afrika ülkesi, birçok Asya ve Latin Amerika ülkesiyle çoğaltılabilir.
Kuzey Kore, Küba, Bolivya, Venezüella dışında kalan tüm azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde milliyetçilik bugün emperyalizme payandalık görevi yapmaktadır. Günümüz Türk milliyetçiliği de bu çerçevede değerlendirilmelidir. Ülkemizin küresel kapitalizm ve onun yerli işbirlikçileri tarafından iliğine kadar sömürülmesi milliyetçiler için bir sorun olarak görülmemektedir.
Ne var ki ülkemizde sayıları hiç de az olmayan ulusalcılar milliyetçilerle aralarına kesin bir çizgi çekememektedirler. Çoğu kez meramlarını anlatmaya çalışırken milliyetçiliğe özgü kavramlar kullanmakta, gereksiz tartışmalara yol açmaktadırlar. Bunda sanırım CHP programında bir temel ilke olarak
“milliyetçilik”in yer almasının da bir payı vardır. Oysa o bölümde “milliyetçilik” başlığı altında yer alan açıklama/tanımlama özü/içeriği itibarıyla yurtseverliğin, ulusalcılığın açıklaması/tanımlamasıdır.
Son zamanlarda sözleri tartışmalara yol açan CHP’liler milliyetçi mi, yoksa ulusalcı mı olduklarına karar vermelidirler. Ulusalcılık milliyetçilik değildir çünkü.

\n

Yazarın Son Yazıları

Veda (28.09.2018)

Veda

Devamını Oku
28.09.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2)

Devamını Oku
13.07.2018
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1)

Devamını Oku
11.07.2018
Ağlamak

Ağlamak

Devamını Oku
04.07.2018
Mutlu sona doğru

Mutlu sona doğru

Devamını Oku
22.06.2018
Yorgunluk

Yorgunluk

Devamını Oku
20.06.2018
Tatarböreğini sever misiniz?

Tatarböreğini sever misiniz?

Devamını Oku
15.06.2018
Dertleşme (13.06.2018)

Dertleşme

Devamını Oku
13.06.2018
Elinizi tutan mı vardı?

Elinizi tutan mı vardı?

Devamını Oku
09.05.2018
Abdullah Gül: Nereden nereye?

Abdullah Gül: Nereden nereye?

Devamını Oku
27.04.2018
Baskın

Baskın

Devamını Oku
20.04.2018
İzmir bir başka…

İzmir bir başka…

Devamını Oku
18.04.2018
Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Cumhurbaşkanı’nın sözleri

Devamını Oku
11.04.2018
SAPTAMALAR 2

SAPTAMALAR 2

Devamını Oku
06.04.2018
Saptamalar

Saptamalar

Devamını Oku
04.04.2018
Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Hayatın içinden: Türkiye - ABD ilişkileri (10)

Devamını Oku
21.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (9)

Devamını Oku
16.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (8)

Devamını Oku
14.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (7)

Devamını Oku
09.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (6)

Devamını Oku
07.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (5)

Devamını Oku
02.03.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (4)

Devamını Oku
28.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (3)

Devamını Oku
23.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Hayatın içinden: Türkiye- ABD ilişkileri (2)

Devamını Oku
21.02.2018
Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Hayatın içinden: Türkiye-ABD ilişkileri (1)

Devamını Oku
16.02.2018
Hayalet gemiler

Hayalet gemiler

Devamını Oku
09.02.2018
Gecede İstanbul

Gecede İstanbul Deniz Kavukçuoğlu yazdı...

Devamını Oku
07.02.2018
Gerçeklerimiz

Gerçeklerimiz

Devamını Oku
02.02.2018
Ne yazacağını bilememek

Ne yazacağını bilememek

Devamını Oku
31.01.2018
Akıntıya karşı durmak

Akıntıya karşı durmak

Devamını Oku
24.01.2018
Dünden bugüne (19.01.2018)

Dünden bugüne

Devamını Oku
19.01.2018
Şiddet ve eğitim

Şiddet ve eğitim

Devamını Oku
05.01.2018
Bunlara mecbur muyuz?

Bunlara mecbur muyuz?

Devamını Oku
03.01.2018
Hayatın içinden

Hayatın içinden

Devamını Oku
29.12.2017
‘Bir telefonu bile yok!’

‘Bir telefonu bile yok!’

Devamını Oku
22.12.2017
Umut (20.12.2017)

Umut

Devamını Oku
20.12.2017
Diren Gökçeada!

Diren Gökçeada!

Devamını Oku
08.12.2017
Çürüyen çöp, çürüyen insan

Çürüyen çöp, çürüyen insan

Devamını Oku
01.12.2017
Polisiye filmi izler gibi

Polisiye filmi izler gibi

Devamını Oku
29.11.2017
Singapur’dan Türkiye’ye

Singapur’dan Türkiye’ye

Devamını Oku
17.11.2017