Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi. Tam da Macaristan’da otoriterliğin simge isimlerinden Orban’ın yenildiği seçim sonrasına denk düşen bu enternasyonal buluşmayı, doğrusu oldukça önemsiyoruz. Dünyanın dört bir yanından 4 bini aşkın ilerici lider, aktivist, siyasi parti ve sendika temsilcisinin katıldığı etkinlik, önemli anlamlar ve mesajlar içeriyor.
Bu büyük buluşmaya katılan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İspanya’da tarihi bir konuşma yaptı. Ülkemizde yaşanan son siyasal gelişmeleri anlattı. CHP heyetinde genel sekreter Selin Sayek Böke, Muğla Büyükşehir Başkanı Ahmet Aras ve Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli de vardı. Başkanlar yerel yönetimler platformunda, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da emek platformunda konuştular.
ULUSLARARASI DAYANIŞMA
Geçmişte 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde de deneyimlenmişti. Uluslararası dayanışma, ilerici güçlerin önemli bir dayanağı ve kaldıracıdır. Bizim kuşaklarımız bu deneyimleri çokça yaşamıştı. Ülkemizde yine zor ve zorlu bir dönemden geçiliyor. CHP lideri Özel, muhalefete yapılan baskıları dile getirip milyonlarla birlikte verilen ortak mücadeleye dikkat çekti.
Özel, farklı ülkelerden ilerici hareketlerin ortaklaşmasının, aynı zamanda uluslararası platformda ortak bir hattın inşası olduğuna vurgu yaptı. Otoriterliğe karşı olan herkesin, gerekirse kendi konumlarından vazgeçerek tıpkı Macaristan’da olduğu gibi bir büyük demokrasi cephesi oluşturabileceğinin altını çizdi.
HALKIN İRADESİ
İçinde bulunduğumuz günler, ülkemizde Ulusal Egemenlik Haftası. Meclis’in açılış günü olan 23 Nisan’ın yıldönümleri elbette her daim önemlidir. Ama herhalde hiç bu dönemdeki kadar önemli olmamıştı! Çünkü Meclis ve seçimler halkın iradesini temsil ediyor. Cumhuriyet ve demokrasi değerlerinden uzaklaşıldığı ve onca yıllık meclis geleneğinin örselendiği günümüz Türkiye’sinde; 23 Nisan’ı ve temsil ettiği değerleri daha büyük bir güçle sahiplenmek gerekiyor.
Peki, 23 Nisan 1920’nin 106. yılında, ulusal egemenlik ve demokrasi kavramları neler ifade ediyor? Bir zamanlar iktidar partileri tarafından sıkça seslendirilip sahiplenilen “milli irade” kavramı, artık ana muhalefetin eline ve söylemine geçmiş görünüyor. Muhalefet “milli irade” kavramıyla ve sürekli sandık çağrılarıyla iktidarı köşeye sıkıştırıyor!
ARA-ERKEN SEÇİM
Ana muhalefet lideri Özel’in “milli irade” konusunda elindeki en önemli anahtar araerken seçim. Bu hamlenin birinci adımı olan ara seçim ilk gündeme getirildiğinde, bazıları bu işe dudak bükmüştü. Buradaki en önemli neden, iktidarın buna yanaşmayacağı düşüncesiydi.
Ancak CHP Genel Başkanı Özel, attığı akılcı adımlarla bu konuda önemli mesafe aldı. Kamuoyunda bu seçeneğin anayasal dayanaklarını açıkladı ve olumlu bir iklim oluşturdu. İzlediği yönseme ve attığı adımlar; olumlu yansımalar yarattı, seçim talebini güçlendirdi.
SEÇİMİ KONUŞTURMAK
Bugünkü siyasal ortamdan-iktidardan memnun olmayan muhalefet ve halkın geniş kesimleri için çıkış yolu, seçim ve özellikle de erken seçimdir. Ancak bunun için kamuoyunda önemli bir seçim ikliminin oluşması gerekiyor. Bunun yolu da seçimi hep gündemde tutmaktan ve sürekli konuşturmaktan geçiyor.
İşte Özel’in ara seçim istemini ve adımını, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Ara seçim talebi, erken seçim için bir bakıma “kaldıraç” ve “manivela” işlevi görüyor. Aynı zamanda iktidarı da sıkıştırıyor. Şimdi yeni adım, tüm muhalefetin erken seçim için olası son tarihi belirleyip seslendirmesi; sonrasında seçim tarihi değişiklikliğinin kabul edilmeyeceğinin ilanı olmalıdır.
MUHALEFETİ BULUŞTURMAK
Bu hamlenin bir başka hedefi, siyasal muhalefetin en geniş kesimlerini ve özellikle de TBMM’deki muhalif grupları ortak bir yol haritasında yan yana getirmektir. Özel, son ara seçim hamlesiyle işte bunu gözetmiş ve hayata geçirmiştir. DEM’den Zafer Partisi’ne kadar uzanan geniş bir yelpaze ile görüşülmüş ve seçimle ilgili destekleri alınmıştır.
İçinde bulunduğumuz darboğazdan çıkılabilmesi için muhalefetin en geniş kesimlerinin güçbirliği yapması zorunluluktur. Bu siyasal gerçeklik hiçbir zaman unutulmamalıdır. Bu güçlerin bir bölümünü iktidarın etkileşimine bırakmak ya da onları yok saymak lüksümüz yoktur. Çünkü bu mücadelede herkese ihtiyaç vardır. Meclis’in açılışının kutlandığı Ulusal Egemenlik Haftası’nda; hem ulusal ve hem de uluslararası platformda, tam anlamıyla toplumsal bir seferberlik gerekiyor.