Resmi görevi ABD’nin Ankara büyükelçiliği ve Suriye özel temsilciliği olan Tom Barrack, sınır tanımaz bir yetki aşımı içinde Türkiye’ye yönetim şekli biçmeye devam ediyor.
Göreve geleli bir yıl bile olmadı ama mübarek, Ortadoğu topraklarının sonsuz efendisi.
İnsana Trump’ın büyükelçisi de böyle olur dedirtiyor.
Şu derin değerlendirmeler ona ait:
- Türkiye’ye en uygun olanı Osmanlı milletler modeli. Ona dönülmeli.
- 1919’dan beri bu bölgede ulus devletler hep sorun oldu!
- Erdoğan’la Netanyahu arasındaki gerilim sadece retorik. Türkiye ile İsrail’in bölgede birlikte çalışacağına dair güvenim tam!
Barrack son olarak Antalya Diplomasi Forumu’nda şöyle dedi:
- Bu bölgede en uygunu merhametli monarşi ya da güçlü lider. Demokrasi işlemiyor!
***
Aslında Barrack yeni bir şey söylemiyor. Amerika’nın öteden beri kafasında yer eden Ortadoğu modelini daha densiz ve diplomatik olmayan ifadelerle dile getiriyor.
AKP iktidarının “hazırlandığı” 1990’lı yıllarda dönemin bölge terzisi Graham Fuller Türkiye’de şöyle bir modelin uygun olacağını açıkça ifade etmişti:
“Laiklere saygılı ılımlı İslam!”
Daha geri gidersek Soğuk Savaş sonrasında ABD’ye topraklarında üsler veren Türkiye için Washington’da şöyle bir bakış üretilmişti:
- Oltadaki balık Türkiye!
Devamı da tam Tom Barrack usulü gelmişti:
- Oltadaki balığa yem vermeye gerek yoktur! Daha da geriye gidersek... 20. yüzyılın başında bu topraklarda nasıl bir kurtuluş mücadelesi vermeli tartışması yapılırken ABD, “Wilson prensipleri” başlığıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl dağıtılacağını, topraklarından kaç devlet çıkacağını ilan ediyordu!
O ABD şimdi Türkiye’ye Osmanlı milletler modeli öneriyor. Sormak gerekir:
- Türkiye’yi de dağıtmak için mi?
Bir bütün olarak bakıldığında ABD yeni ve farklı bir şey söylemiyor. Bunun yanına Sevr’i de koymak gerekir. Bu bağlamda zaman zaman kullanılan “Sevr sendromu” bizde değil onlarda var! Bir türlü bu “özlemden” vazgeçemiyorlar!
***
Gelinen noktada sorunun yarısı büyükelçinin densizliği, öteki yarısı iktidarın sessizliği!
Yazının başında sıraladığımız cümleleri Türkiye’ye geldiği Mayıs 2025’in hemen günler sonrasında sarf etmeye başlayan Barrack’a yanıt veren tek iktidar mensubu yok!
Ne oluyoruz?
20. yüzyıl politikalarının yerini alan 21. yüzyıl modeli Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) bir parçası da Barrack’ın tarifleri mi?
Antalya Diploması Forumu’nda Türkiye demokrasisine bir füze fırlatıldı.
AKP, kendisini iktidara getiren demokrasinin yerine biçilen monarşiyi Barrack’a mı söyletiyor?
Bir asrı aşkın süredir defalarca sınavdan geçen demokrasimiz yeni bir sınav veriyor. Her dönemin özelliği farklı.
Bu kez de sınavı aşacağız. Kimse monarşi, manda hayalleri kurmasın!
Bu topraklara demokrasi tohumu ekildi. İstediğiniz kadar derin kazıp o tohumları yok etmeye çalışın...
Kazdığınız kuyuya düşersiniz!