Bir dünya eşitsizlik!
Tuğrul Akşar
Son Köşe Yazıları

Bir dünya eşitsizlik!

21.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

2026 Dünya Kupası, 48 takımlı dev formatıyla sadece bir futbol turnuvası olmaktan çıktı; 8.4 milyar doları aşan rekor gelirle küresel sermayenin en parlak vitrini haline geldi. ABD, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde düzenlenen organizasyon, yüzeyde “kapsayıcılık” vaadi sunsa da derinlerde futbolun finansallaşmasını ve merkezçevre eşitsizliğini daha da keskinleştiriyor.

Modern futbol artık 60 milyar Avro’luk dev bir endüstri. 32’den 48’e çıkan takım sayısı, Okyanusya’ya garanti kontenjan, Yeşil Burun Adaları, Özbekistan, Irak ve Kongo gibi çevre ülkelerin dönüşü ilk bakışta “futbolu dünyaya yayma” gibi görünüyor. Ancak bu genişleme, FIFA’nın “For the Game, For the World- Oyun İçin, Dünya İçin” ve “For the Peopleİnsanlar İçin” söylemlerinin popülist bir illüzyonundan ibaret.

Türkiye, 24 yıl aradan sonra Play-Off’ları aşarak Dünya Kupası’na döndü. Çekya ve İsveç gibi ülkelerle birlikte sahneye çıkması, sistemin stratejik bir hamlesi: Çevre ve yarı-çevre coğrafyaların tutkusu ve ekonomik potansiyeli, merkez ülkelerin (İngiltere, Fransa, İspanya, Almanya) finansal hegemonyasına payanda oluyor. Türkiye gibi ciddi futbol ekonomisine sahip bir ülke için katılım, altyapı ve ticari değer artışı açısından önemli bir kaldıraç olsa da gerçek rekabet gücü hâlâ yüksek piyasa değerli kadrolara sahip merkezlerde toplanıyor.

Son 26 yılda (2002-2026) 6 Dünya Kupası’nın tamamı merkez ülkelerin müzesine gitti: Brezilya, İtalya, İspanya, Almanya, Fransa ve Arjantin. Bu tesadüf değil. Oyuncu piyasa değerleriyle sportif başarı arasındaki doğrusal ilişki, futboldaki finansallaşmanın en somut kanıtı. Geniş format rekabeti demokratikleştirmiyor; sadece erişimi artırıyor.

Finansal tablo daha da çarpıcı: FIFA, 2026’da 655 milyon dolar ödül havuzu dağıtacak (şampiyon 50 milyon dolar). 2006’daki 240 milyon dolardan yaklaşık üç kat artış. Ortalama takım ödülü 13.7 milyon dolara yükseldi. Pastayı büyütmek kolay; ama büyüyen pastadan aslan payı yine merkezin ve FIFA’nın kasasına gidiyor. Sonuçta 2026 Dünya Kupası, bir genişleme hikâyesinden çok dengesizlik testi. Daha fazla takım, maç, gelir. Ama aynı zamanda derinleşen eşitsizlik, artan oyuncu yükü ve oyunun ticari aklın gölgesinde kalması. Türkiye’nin katılımı gibi gelişmeler coşkuyu artırsa da asıl mesele değişmiyor: Bu büyüme futbolda adaleti mi getiriyor, yoksa sadece kârlılığı mı artırıyor? Futbolun gerçek sahipleri olan halklar ve çevre ülkeler için “başka bir Dünya Kupası” hâlâ mümkün. Bunun yolu, kaynakların hakkaniyetli dağılımından, finansal makasın daraltılmasından ve rekabetin sermaye gücünden kurtarılmasından geçiyor.

Yazarın Son Yazıları

Yönetsel istikrar, sportif sabırsızlık

Türk futbol endüstrisinin en köklü çınarlarından biri olan Fenerbahçe, 2000-2026 yıllarını kapsayan çeyrek asırlık süreçte, yönetsel anlamda bir istikrar yakalamasına karşın bu avantajını saha içine aktaramadığı için beklenen sportif başarının gerisinde kalmıştır.

Devamını Oku
06.06.2026
Rekabet gerçek mi?

Süper Lig’de “dört büyükler” arasındaki güç savaşına yalnızca saha sonuçları üzerinden değil, mali açıdan da bakıldığında; özellikle son dönemde yaşanan şampiyonluklar aslında çok daha derin bir soru işaretine parmak basıyor: Türk futbolunda rekabet gerçekten var mı, yoksa bu yarış sadece bir illüzyondan mı ibaret?

Devamını Oku
01.06.2026
Şampiyonlar Ligi’ni PSG neden kazandı, Arsenal neden kaybetti?

Şampiyonlar Ligi’ni PSG Neden Kazandı, Arsenal Neden Kaybetti?

Devamını Oku
31.05.2026
FIFA’nın zorunlu cömertliği

Küresel futbol ekonomisinin tepesinde yer alan FIFA, 2026 Dünya Kupası öncesinde açıkladığı ödül artışıyla yine tartışmaların odağında.

Devamını Oku
07.05.2026
Bir dünya eşitsizlik!

2026 Dünya Kupası, 48 takımlı dev formatıyla sadece bir futbol turnuvası olmaktan çıktı; 8.4 milyar doları aşan rekor gelirle küresel sermayenin en parlak vitrini haline geldi.

Devamını Oku
21.04.2026
Lucescu: Önce insan

Akılla yoğrulmuş bir futbol felsefesi ve insanlıkla örülmüş bir karakter. O, sahaya yalnızca teknik direktör olarak çıkmadı; bir düşünce, bir vicdan ve bir mimar olarak çıktı. Takım kurmadı, zihin inşa etti. Disiplini korkuyla değil saygıyla, başarıyı yıldızlarla değil organizasyonla kurdu.

Devamını Oku
09.04.2026
Sözde UEFA reformu!

UEFA’nın 2024-27 dönemi için Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’ne ilişkin “tarihi reform” diye sunduğu yeni turnuva formatları, iki sezonun ardından vadedilen ve rekabetçi yapıdan oldukça uzak bir tablo ortaya koydu.

Devamını Oku
08.04.2026
Dünya Kupası vizesi

Türk futbolu, 24 yıllık uzun bir hasretin ardından 2026 FIFA Dünya Kupası vizesini alarak tarihi bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
İkiyüzlü UEFA!

Liverpool’da stat tıklım tıklımdı.

Devamını Oku
29.03.2026
Para değil akıl

Para değil akıl

Devamını Oku
23.03.2026
Bütçeye karşı inanç kazabilecek mi?

Bütçeye karşı inanç kazabilecek mi?

Devamını Oku
13.03.2026
Liverpool: Kupayı sahada, zaferi bilançoda kazanan kulüp

Galatasaraay’a karşı Şampiyonlar Ligi çeyrek final mücadelesi veren Liverpool hem sahada hem de bilançoda zafere ulaşan bir ekip.

Devamını Oku
10.03.2026
Futbol ruhunu kaybediyor!

Eğer bu gidişat dizginlenmezse, yarının futbolu tutkuyla değil, paranın soğuk ve hesapçı elleriyle şekillenecek. Oyun, milyonların kalbine dokunan bir mücadele olmaktan çıkacak; baştan sona ekonomik güçlerin yazdığı, sonucu önceden belirlenmiş küresel tiyatroya dönüşecek. Tribünlerin coşkusunun yerini finans tablolarının sıkıcı rakamları alacak.

Devamını Oku
06.03.2026
Beşiktaş’a finansal pranga! (2)

Beşiktaş’ın finansal durumuyla ilgili yazımın ikinci ve son bölümünde yine çarpıcı detaylara yer vereceğim.

Devamını Oku
28.02.2026
Beşiktaş’a finansal pranga! (1)

Kulübün toplam varlıkları 21.6 milyar TL gibi görkemli bir rakama ulaşmış olsa da bu büyümenin neredeyse tamamının borçla finanse edildiği gerçeği finansal sağlığın ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor.

Devamını Oku
27.02.2026
Olimpizm mi para mı?

Olimpiyat meşalesi bir zamanlar antik idealleri, amatör ruhun saflığını ve zeytin tacının mütevazı onurunu simgeliyordu.

Devamını Oku
25.02.2026
İhtişam ve risk

Football Benchmark’ın Avrupa şampiyonları raporu yayımlandı.

Devamını Oku
17.02.2026
Kante ve ekonomi

Fenerbahçe, Fransız yıldız Kante’yi kadrosuna kattı.

Devamını Oku
07.02.2026
Kadınların oynadığı futbol niye geride (2)

Ülkemizde kadının futbolda yeri, neden erkekten sonra geliyor? Bu çok anlamlı bir soru. Tüm bireylerin spordan ve kamu kaynaklarından eşit yararlanması anayasal hakken, kadının futbolda daha az yer alması, futbol kaynaklarından daha az yararlanması ve erkeklere tanınan fırsat eşitliklerinin kadınlar için pratikte çok çalışmaması, aslında bir anayasal ihlaldir.

Devamını Oku
30.01.2026
Kadınların oynadığı futbol niye geride? (1)

Başta ABD olmak üzere, Avrupa’da kadınların oynadığı futbolda bir yükseliş var.

Devamını Oku
21.01.2026
Umut bitmez

Sevgili okurlarım...

Devamını Oku
31.12.2025
Kulüplerden fazla kazanan menajerler var!

Güç dengesi tamamen tersine dönmüş durumda. Artık olay bireysel markalara, kişisel ağlara dönüşmüş ve o kişinin karizması üzerine kurulu bir sistem haline gelmiş.

Devamını Oku
30.12.2025
Süper menajer!

FIFA’nın “Football Agents 2025” raporunda menajerlerle ilgili enteresan nokta “çoklu temsil”

Devamını Oku
28.12.2025
Futbolun yeni patronu: Menajerler

FIFA aralık ayında futbol menajerlerine ilişkin çok çarpıcı bir rapor yayınladı.

Devamını Oku
27.12.2025
Futbolda eşitsizlik sürdürülebilir mi?

UEFA’nın kontrolünde Avrupa futbolu ekonomiden finansa, sportif performanstan yönetsel başarıya, marka değerinden kulüp değerine varana kadar futbolun tüm rekabet alanlarında eşitsiz bir gelişim içinde.

Devamını Oku
14.12.2025
Bahis soruşturmasında eksikler!

Öncelikle sorunun yapısal karakterli olduğunu kabul ederek çözüme odaklanmamız gerekiyor. Bu kapsamda temel operasyon alanlarında aşağıdaki teknik konularda hızla yol alınmalıdır.

Devamını Oku
17.11.2025
Mevzu ‘bahis’ mi?

TFF’nin başlattığı yasa dışı bahis operasyonu, Türk futbol tarihinin en kapsamlı etik ve disiplin soruşturmalarından biri olarak gündemdeki yerini aldı.

Devamını Oku
14.11.2025
Sermaye artırımı ve oyunun ruhu (2)

Dört büyük kulübün bedelli sermaye artışlarıyla ilgili durumlarına ilk yazımda giriş yaptım. Diğer detaylara değineyim...

Devamını Oku
13.10.2025
Sermaye artırımı ve oyunun ruhu!

Kulüplerin akıl almaz borçlarla başa çıkmak için son yıllarda sıkça başvurdukları; belki de perde arkasında kalan kritik bir finansman yöntemini, bedelli sermaye artırımını ele alacağım.

Devamını Oku
11.10.2025
‘Haksız’ lig!

Süper Lig, gelirlerini bu sezon da artırma başarısı gösterebildi.

Devamını Oku
17.09.2025
Futbolun sıkıntısı

Kulüplerin sıkıntılı yönlerine, Türk futbolunu bu sezon zorlayacak konulara değinelim.

Devamını Oku
12.09.2025
Bunun adı çılgınlık!

Son 5 yılda; G.Saray’ın toplam transfer açığı 198 milyon Avro, F.Bahçe’nin 125 milyon Avro. İki kulübün son 5 yılda bilançolarında verdiği açık; Süper Lig’in transferde verdiği toplam 380 milyon Avro açığın yüzde 50’si! İnanılmaz bir olay!

Devamını Oku
03.09.2025
Transfer mutlu ediyor ama!

Transfer bilançosu açısından değerlendirildiğinde külliyen zarar eden bir tabloyla karşı karşıyayız. Olaya sadece bonservis bedeli olarak bakmayın. Kulüplerimizin çok önemli tutarda yıllık bordro yükümlülükleri bulunuyor. Transferde başarıyı değerlendirebilecek en önemli kriterler sportif ve mali performanstır. Her ikisi açısından da zarardayız.

Devamını Oku
11.08.2025
Borçlar çalım attı

Süper Lig’de yeni sezon başladı. Transfer dönemi sürüyor.

Devamını Oku
10.08.2025
Sihirbazlık!

Transfer için harcanan rakamlar dudak uçuklatıyor. Örneğin, Galatasaray, Osimhen için 75 milyon Avro ödeyecek. Peki kulüplerin bu transferlere verebilecekleri parası var mı?

Devamını Oku
04.08.2025
‘Cennet’ gibi lig!

Süper Lig’de transfer dönemi tüm hızıyla sürüyor.

Devamını Oku
03.08.2025
Banka kredilerini kapatmak yeter mi?

Galatasaray çok önemli tutarda faiz gideri ödediği mali yükten kurtulmak için banka kredilerini kapatma çabalarında başarıya ulaştı.

Devamını Oku
26.07.2025
Ayak oyunları!

Kör güvenin ne olduğunu dünkü yazımda aktarmıştım...

Devamını Oku
20.07.2025
Çoklu kulüp sahipliği

Avrupa futbolu, rekabeti olumsuz etkileyen ve oyunun ruhunu örseleyen bir oluşumla “Çoklu Kulüp Sahipliği” sorunuyla karşı karşıya.

Devamını Oku
19.07.2025
Haksız rekabet

TFF’nin Takım Harcama Limiti (THL) uygulaması kulüpleri mali disiplini sağlamaktan çok, daha fazla finansal disiplinsizliğe sevk etmiştir.

Devamını Oku
14.07.2025