Duvar Yazıları

Tirajlar da hormonluymuş

14 Haziran 2016 Salı

Geçen hafta, bir Twitter hesabından yayımlanan tiraj rakamlarını vermiştik.

Ancak o rakamların gerçeği yansıtmadığı iddia ediliyor.

Bu işleri çok iyi bilen bir dağıtım uzmanı aradı, şunları anlattı:

“Verdiğiniz rakamlar, havuz medyasının tirajlarını yüksek göstermek için yayımlanmış. Gerçek rakamlar bunun çok altında. Mesela, 143 bin gözüken gazete 30 bin satıyor. 250 bin gözüken gazetenin gerçek tirajı 37 bin, hafta sonları bir milyona yakın gazeteyi marketlerde dağıtıp, ortalamayı yükseltiyorlar; yani 200 binlik tiraj yalan. 311 bin gözüken gazete 85 bin satıyor. Öteki yandaş gazetelerin toplam tirajları yüz binin altında. Hatta geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yandaş gazetelerin tirajları ile aldıkları ilanların dökümünü vermişler. Tiraj başına 100 TL’lik ilan aldıkları ortaya çıkmış, Erdoğan da köpürmüş.”

Uzmanımıza göre, sadece 3 gazetenin tirajları netmiş. Bunlardan biri de Cumhuriyet.

 

Soru sormak ve gazetecilik

Gazetecilikte soru sormak zor iştir. Bazen karşıdakini anlayıp tongaya basmamak gerekir.

Mesela Reha Muhtar’ın, galiba tren altında sıkışan bir kazazedeye “Acı var mı acı” diye sorması kült olmuştu.

Şimdi görüyoruz ki, Selçuk Yöntem, “Kim Milyoner Olmak İster” programında yarışmacı Selin Ünver’e gereksiz soru sorarak, zor duruma düşürmüş.

Selin Hanım, annesinin öldüğünü, babasının da cezaevinde olduğunu söyledikten sonra, Yöntem ısrarla, “Babanız hangi suçtan cezaevinde?” deyince, sesi titreyerek ve kekeleyerek “Babam annemi öldürdü” demek zorunda kalmış.

Bir zamanlar da manken Deniz Akkaya, röportaj yapmaya kalkmış, ünlü aktör Val Kilmer ile konuşmuştu. Kilmer kendisine, “İstanbul’a ünlü oyuncu arkadaşlarım Kurt Russell ve Goldie Hawn’la geldik, çok güzel Roma eserleri aldık” dediği anda, “Artık sormaya başlıyorum” diyerek bu olayı kapatmış, İstanbul’la ilgili tek soru sormamıştı.

Tüm bunlar gazetecilik eksikliği.

 

Sedat Ergin: 41 yılda geldiğimiz nokta korumalar ve zırhlı araç

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Alman kanalı Deutsche Welle’nin 2016 yılı İfade Özgürlüğü Ödülü’nü aldı.

Ödülü alırken de kısa bir konuşma yaptı, şöyle dedi:

“Ödüller genellikle alıcısını memnun eder. Ancak ifade özgürlüğü ödülü almak hiç de mutlu bir vesile değil. Hafif bir acı duyduğumu ifade etmek isterim.”

Sedat Ergin’in bir mesajı daha vardı:

“Avrupa Birliği adayı bir ülkenin en büyük gazetesinin yayın yönetmeninin korumalarla, zırhlı araçlarla dolaşması sık rastlanan bir olay değildir. Ancak 41 yıllık profesyonel hayatımın sonunda geldiğimiz nokta bu.”

Sedat Ergin’i kutlayalım ve Erdoğan’a hakaret suçundan davalık olduğunu da hatırlatalım.

 

‘Hayvan’ tepkisi

Unvanına bakınca profesör yazıyor. Prof. Dr. Mustafa Aşkar. TRT söyleyecekleri kıymetlidir diye televizyona çıkarıyor.

Adam önüne, sağına bakmadan

“Ben düz söyleyeyim, ayette de bunu söylüyor, ağır gelmesin, yani namazı hayvanlar kılmaz, namaz kılmayan hayvandır” diye kestirip atıyor.

Yani biri Müslüman değilse, engeli varsa, iş yükü fazlaysa, beli ağrıyorsa, ne bileyim, ruhsal hastalığı varsa ve namaz kılamıyorsa hayvan sayılacak.+

Dün Diyanet bile açıklama yapmış, “Bu sözler kabul edilemez” demiş.

Diyanet, “İnsanların inanç ve ibadet özgürlükleri hedef alınarak tezyif ve tahkir edilmesi asla kabul edilemez. Kuranıkerim ayetlerinden ve konuya ilişkin diğer dini metinlerden böyle bir çıkarımda bulunmak İslamın hikmet dili ve rahmet mesajıyla bağdaşmaz” demiş.

Bravo!

 

Sapkınlık’la Türkiye’ye pay çıkardılar

Yeni Akit gazetesinin internet sitesi, ABD’deki IŞİD saldırısını “Sapkın eşcinseller” diye yayımlayınca, dünya çapında etki yarattı.

Ve maalesef, dünya basını Orlando’daki katliamla ilgili haberlerini yayımlarken, ‘Türkiye’de böyleleri var’ diye hatırlatıp, şunu yazdı:

“Türkiye’de cumhurbaşkanı ile ilişkisi olan, eskiden El Kaide’yi desteklemesiyle tanınan bir Türk gazetesi, homofobik başlık atarak Orlando’da öldürülenlere ‘Sapkın eşcinseller’ dedi.”

Durup dururken, Türkiye’nin adı karıştırıldı yani bu alçak katliama.

Tebrik ederiz!

 

Fransa’da 93 kişilik TRT ekibi

 TRT Avrupa Şampiyonası’nı 93 kişiyle izliyormuş. 93 kişinin mesaisi, bileti, oteli, harcırahı, masrafı emeği. Sanki maçları çekip yayımlayan TRT. Ah be Tevfik Fikret: Yiyin efendiler yiyin, aksırıncıya kadar, tıksırıncaya kadar.

 

GÜNÜN SÖZÜ

Fatih Terim’den: (1-0’lık Hırvatistan maçı sonrasında) “Henüz başlayamadık biz. Başlarsak onu yerine getireceğiz.”


Yazarın Son Yazıları

Gargaraya getirmek 28 Haziran 2016
Bir velinin hatıra defteri 25 Haziran 2016
Tirajlar da hormonluymuş 14 Haziran 2016