Gezi Direnişi yalanları

Gezi Direnişi yalanları

31.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

27 Mayıs 2013’te, Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesini engellemek için masum bir eylem başlatıldı.

Bu eylem, sonradan FETÖ’cü oldukları belirlenen Emniyet mensupları tarafından şiddet kullanılarak, çadırlar yakılarak provoke edilince, zaten baskıdan bunalmış olan gençler ve onlara destek veren her görüşten gruplar eyleme katıldılar. Eylem bütün Türkiye’ye yayıldı ve haziran sonuna kadar devam etti.

İçişleri Bakanlığı’nın raporuna göre, protestolar 81 kentin 79’unda yapıldı; yaklaşık 2.5 milyon kişi eylemlere katıldı.. Yaklaşık 4 bin 900 eylemci “şüpheli” konumunda gözaltına alındı. 600’den fazla polis, 4 bine yakın eylemci yaralandı. 36 kişi gözünden yaralandı, bir kısmı gözünü kaybetti. biri polis, sekiz kişi yaşamını yitirdi.

Sevgili Aykut Küçükkaya, eylemi her gün yerinde izledi. Ben KOAH hastası olduğum ve polisin kullandığı zehirli gaz benim için ölümcül nitelik taşıdığı için Taksim’e hiç gidemedim ama Cumhuriyet’teki köşemde eylemin her aşamasını çözümleyen yazılar yazdım.

Haziran sonunda eylem biterken de sıcağı sıcağına, birlikte hem olayları analiz eden hem de kronolojiyi aktaran, “Türkiye’yi Sarsan Otuz Gün, GEZİ DİRENİŞİ, Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak” adıyla Cumhuriyet Kitapları tarafından basılan bir kitap yazdık. Yazılar zaten hazırdı. Bunları kitaba göre uyarladık ve kitap temmuz başında yayımlandı.

Kitabı bu kadar çabuk yazdığımıza inanmayanlar, komplo teoricisi troller, “Emre Kongar, olayın planlayıcıları arasındaydı; bütün olup bitenlerin senaryosunu önceden o hazırlamıştı. Bu kitap o senaryodur, başka türlü bu kadar hızlı yazılamaz” diye iftira attılar ama bana atılan tüm iftiralar gibi, o da o kadar gerçeklere aykırıydı ki tutmadı.

(Bu satırlar yazılırken, kitap 29 baskı yapmıştı ve halen satış devam ediyordu.)

Hemen hemen her yıldönümünde Gezi Direnişi için bir yazı yazdım. Bugün sadece yalanların ve davaların bazılarını anımsatmakta yetineceğim.

***

Camide içki içtiler yalanı.

Bir gazetede, pencere kenarında bir bira kutusu fotoğrafı yayımlandı. Dönemin Başbakanı camide içki içildiğini iddia etti. Haberin, bira kutusu sonradan konulup hazırlandığı ve yalan olduğu ortaya çıktı.

Kabataş yalanı.

Bir AKP yöneticisinin gelini hakkında, Kabataş’ta bebek arabasıyla gezerken, üzerleri çıplak, başları bandanalı, deri pantolonlu 70-80 kişilik bir grubun saldırısına uğradığı, yere düşürüldüğü, üzerine idrar yapıldığı iddiasıyla bir haber yayımlandı.

Dönemin Başbakanı “Bu cuma görüntüleri yayımlayacağız” dedi. Saygın gazeteciler görüntüleri gördüklerini öne sürdüler. Ama haber yalandı, böyle bir olay olmamıştı. Görüntü filan da yoktu ve elbette yayımlanmadı. (Kabataş Yalancılarının listesi uzundur.)

Sonradan gelinin psikolojik rahatsızlık geçirdiği ve haberi yazan kadının bunu uydurduğu iddia edildi ama gerçek bir türlü tam anlaşılamadı.

Doktorlara ceza.

Dolmabahçe’deki camiye sığınanlara açılan davada, 255 sanıktan 244’ü suçlu bulundu ve 2 ay 15 gün ile 1 yıl 2 ay 16 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.

Mahkeme camiye sığınan yaralıları tedavi eden ikisi asistan doktor dört sanığa da “ibadethaneyi kirletmekten” 10’ar ay hapis cezası verdi.

Duruşmada, camide güvenlik görevlisi olarak çalışan kişi ifadesinde, “Caminin içinde alkol alan herhangi birini görmedim. Caminin içinde bir şeyler içen, tüketen ya da sigara içen de görmedim” dedi.

Caminin imamı da “Allah’tan korkarım yalan söyleyemem” diyerek aynı biçimde ifade verince, görevden alındı ve sürgüne yollandı.

Daha sonra, 8 Temmuz 2013’te meydana gelen olaylarda gözaltına alınan Mimarlar Odası’ndan Mücella Yapıcı ve İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu’nun da aralarında bulunduğu 26 kişinin yargılandığı bir başka davada da mahkeme beraat kararı verdi.

Ama davalar bitmek bilmiyordu.

Gezi Direnişi’ne destek vermek amacıyla İzmir’de gösterilere katıldıkları iddia edilenler hakkında, 2 yıl sonra, 6’şar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

2016’da 115 sanığın hepsi beraat etti.

6 yıl sonra bir dava daha açıldı:

Gezi Direnişi Protestoları “Bir darbe kalkışması” olarak tanımlandı. Sanıklara, “Protestoları örgütlemek ve finanse etmek”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” gibi akıl almaz suçlamalar yöneltildi.

Şubat 2020’de sonuçlanan davada, Osman Kavala dahil, dokuz sanık beraat etti.

OSMAN KAVALA TAHLİYE EDİLMEDEN ÖNCE BİR BAŞKA HAKSIZ VE HUKUKSUZ SUÇLAMAYLA YENİDEN TUTUKLANDI.

HÂLÂ HAPİSTE!

HAKSIZ VE HUKUKSUZ SUÇLAMALARLA TUTUKLU YARGILANAN ÖTEKİ SANIKLARI VE ÖZELLİKLE DE GAZETECİLERİ UNUTMAYALIM!

Yazarın Son Yazıları

Siyasette yeni ittifak arayışları 4

Türkiye şu anda “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” denilen “Şahsım Devleti” modelinden kaynaklanan bir “Rejim Bunalımı” ile karşı karşıya.

Devamını Oku
16.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 3

Kemalistler ile Sosyalistler arasındaki ittifak arayışı, tarihimizin en özgürlükçü Anayasası olan 1961 Anayasası sonrasında, TİP’in kuruluşu...

Devamını Oku
15.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları 2

Devletin ve toplumun bütünlüğü ile, Demokratik ve Laik Cumhuriyet Rejimi’ni korumak için bugünlerde dile getirilen, Kemalistler ile Sosyalistler arasında ittifak önerisi, bir hayli eskidir.

Devamını Oku
13.01.2026
Siyasette yeni ittifak arayışları (1)

ABD’nin Venezuela’yı basıp Başkan Maduro ve eşini alıp götürmesi, bütün dünyada “İç cephenin güçlendirilmesi” sorununu gündeme getirdi.

Devamını Oku
11.01.2026
Venezuela dersleri 3: Muhalefet

“İç cepheyi tahkim etmek için”, muhalefet de etnikçilik, dincilik ve mezhepçilik üzerinden bölücülük yapmamalı, Bağımsız Cumhuriyeti tehlikeye atacak iç ve dış süreçlere destek vermemelidir.

Devamını Oku
09.01.2026
Venezüella dersleri 2: Muhalefet ne yapmalı?

ABD Başkanı Trump’ın, Venezüella Başkanı Maduro’yu, konutunu basarak alıp götürmesi, bütün dünyada müthiş bir şok etkisi yarattı...

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella olayı: Küreselleşmenin üçüncü aşaması

Küreselleşmenin birinci aşaması Sovyetler Birliği’nin çökmesi ile 1991’de başlamıştı:

Devamını Oku
06.01.2026
Nüfusu eğitmek yerine ithal etmek!

Çağdaş Demokratik Devlet vatandaşlarının eğitimlerini çağın gereklerine göre belirlemek zorundadır...

Devamını Oku
04.01.2026
İktidar toplumla ters düştüğünde

Sosyal Psikolojinin en net kuralıdır...

Devamını Oku
02.01.2026
2026, umut ve direniş yılı olsun!

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN...

Devamını Oku
01.01.2026
2025’ten 2026’ya: Terör yeniden sahnede!

2025’in son yazısı:

Devamını Oku
30.12.2025
Dolandırıcılık, kumar ve uyuşturucu niçin yaygınlaştı (Devlet ve ahlak ilişkileri)

Devlet, vatandaşların güven içinde yaşamaları için vardır.

Devamını Oku
28.12.2025
SHP-HEP işbirliğinin ibretlik ‘hüzünlü öyküsü’

Bu “Hüzünlü Öykü”nün ibretlik kronolojisini Zülâl Kalkandelen ile birlikte yazdığımız “Devrim ve Karşı Devrimin Yüzyılı”ndan özetleyerek aldım.

Devamını Oku
26.12.2025
Asıl uyuşturucu sorunu: Narko devletler

Sovyetler Birliği çöktükten sonra oluşan dünyayı anlamak için onu çökerten Emperyalizmin nasıl bir dünya istediğine bakmak gerek.

Devamını Oku
25.12.2025
CHP’nin ‘süreç’ açmazı

İmralı Heyeti olan DEM Parti yöneticileri, İmralı temaslarını anlatmak ve yeniden oraya gitmeden önce CHP’nin görüşlerini almak için Özgür Özel’le görüştü.

Devamını Oku
23.12.2025
‘Sürecin’ tarihi ve bugünü

“Sürecin bugününü” doğru değerlendirebilmek için terör örgütü PKK’nin ve İktidarla olan ilişkilerinin tarihine bakalım...

Devamını Oku
21.12.2025
İktidarın, PKK ve DEM çıkmazı

Emperyalizm, İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bölgeyi daha kesin olarak kontrol edebilmek için Ortadoğu’da, Irak’la birlikte, Suriye’yi de kapsayan bir Kürt Devleti kurulmasını dayatıyor...

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürkçülük, Marksizm ve Ataol Behramoğlu

Okan Toygar’ın “HAYATIMIZ GÜZELDİR, Ataol Behramoğlu’nun Siyasal Kimliği” adlı nehir söyleşisi, Tekin Yayınevi tarafından yayımlandı.

Devamını Oku
18.12.2025
On birinci yargı paketi: Komedi değil, trajedi!

31 Temmuz 2023 ve öncesinde suç işleyenlere infaz indirimi de getiren 11. Yargı Paketi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilmiş:

Devamını Oku
16.12.2025
Tarihi geri götürmek olanaklı değildir!

Orta Doğu’da İsrail’in güvenliği için bir Kürt Devleti kurmak isteyen ve bu nedenle Suriye’de, Terörist Radikal İslam’la uzlaşan ABD, Çağdaş bir Demokratik Laik ve Sosyal Hukuk Devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ni de, İktidarla el ele, Suriye gibi Orta Çağ’a, dinler, mezhepler ve aşiretler bazında örgütlenmiş olan Merkezi Feodal bir yapıya geri götürmek istiyor!

Devamını Oku
14.12.2025
Devlet çökertildi ama yenisi kurulamadı (7)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı yapmasından sonra, geçen hafta başında yazmaya başladığım yazıların yedincisi.

Devamını Oku
12.12.2025
Stockholm sendromunun kaynağı (6)

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, HDP’li ve onun devamı olan DEM Partili politikacılar ve belediye başkanları görevlerinden alınır ve bazıları hapse atılırken, DEM Parti’nin “Süreç” bağlamında iktidara destek vermesindeki çelişkiyi vurgulamak için zekice dile getirdiği “Stockholm Sendromu”, Türkçemizin bütün çarpıcı güzelliğiyle, “Celladına âşık olmak” biçiminde ifade edilen bir durumdur.

Devamını Oku
11.12.2025
Açılım, Stockholm sendromu ve toplumsal şok (5)

İktidar, kamuoyundaki yaygın izlenime göre, “Açılım Süreci”ni, ilan ettiği gibi “Barış” “Demokrasi” ve “Terörsüz Türkiye” için değil, başarısızlıklarından dolayı siyaseten biten ömrünü uzatmak için içeride DEM Parti’den, dışarıda Emperyalizmden destek aradığı için yapıyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Açılım: Stockholm Sendromu ve şok doktrini (4)

Bu yazı Özgür Özel’in “Stockholm Sendromu” uyarısı üzerine, geçen hafta Salı günü başladığım yazıların dördüncüsü.

Devamını Oku
07.12.2025
Mezhepçilik ve tarikatçılık da demokratik rejim düşmanlığıdır!

Dün Etnikçiliğin Demokratik Rejim karşıtlığını (düşmanlığını) yazmıştım.

Devamını Oku
05.12.2025
Etnikçilik demokratik rejimi yıkar!

Etnikçilik, insanların tarih boyunca sahip oldukları Aile, Aşiret, Din, Mezhep, kimlikleri üzerine, Endüstri Devrimi’nin getirdiği “Ulusal” ya da “Milliyetçi” kimliğin, Totaliter bir anlayışla istismar edilmesinden kaynaklanan Faşist bir ideolojidir.

Devamını Oku
04.12.2025
Siyasette Stockholm Sendromu

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Kurultay konuşmasında, “Stockholm Sendromu” anımsatmasını yapmadan önce, İktidarın, “Terörsüz Türkiye” sloganı bağlamında başlattığı “Sürecin” bütün çelişkilerini vurgulayan bir konuşma yapmış.

Devamını Oku
02.12.2025
Darağacı edebiyatı ve terör gölgesinde yeni yargı paketi

25 Kasım 2025 tarihinde MHP lideri Devlet Bahçeli TBMM Meclis Grubu konuşmasında şöyle demiş...

Devamını Oku
30.11.2025
Faşistliğin dini mezhebi ırkı milliyeti yoktur

Faşizm ve Faşistlik, gerek Rejim gerek Kişilik yapısı olarak Demokrasi ve Demokratlık karşıtlığıdır.

Devamını Oku
28.11.2025
İki hukuk profesörü konuşurken...

“Anayasa”, “Hukuk” ve “Yargı” bir devletin omurgasıdır..

Devamını Oku
27.11.2025
CHP’nin savunması için Okkam’ın usturası!

“Okkam’ın Usturası” bir önermedir:

Devamını Oku
25.11.2025
Çıldırtan çelişki!

Emperyalizmle işbirliği yapan İktidar: “Barış” sloganı ile halkı aldatarak...

Devamını Oku
23.11.2025
CHP, kendisini ve demokrasiyi etnikçiliğe kurban edemez!

Emperyalizm ve İktidar ittifakı, hem dıştan hem içten son derece güçlü bir biçimde çeşitli baskılar uygulayarak, Türkiye’yi, “Ortadoğu Bataklığında” parçalanarak boğulacağı bir “Sürece” sürüklüyor!

Devamını Oku
21.11.2025
'Kişiye özel rejim' önerisinin çıkmazı

Devlet Bahçeli aynı anda üç öneride bulundu...

Devamını Oku
20.11.2025
Atatürk üzerine birkaç kitap

Son zamanlarda, Atatürk’e, İstiklâl Savaşı’na ve Cumhuriyet Dönemi Tarihi’ne ilişkin saldırılar, saptırmalar ve iftiralar çok artınca, bu konulardaki gerçek tarih araştırmaları, kitapları da çoğaldı.

Devamını Oku
18.11.2025
İddianame, devlet yönetimine yansıtıldığında?...

Cuma günkü yazımı şöyle bitirmiştim...

Devamını Oku
16.11.2025
Başarılı politikacılık ve avukatlık suçlanınca?...

Lafı dolandırmaya gerek yok...

Devamını Oku
14.11.2025
İddianame, Atatürk, Haberal ve umut!

Bugünlerde, tam 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinin ertesi günü açıklanan...

Devamını Oku
13.11.2025
Atatürk: İki yalan dört düşman

Dün Atatürk’ü andık; bu vesileyle, bugün, Atatürk konusundaki çok önemli iki yalana ve dört düşmana değinmek istiyorum.

Devamını Oku
11.11.2025
İkinci Silivri trajedisinde anayasa ihlalleri

“Birinci Silivri Trajedisi Dönemi”, Ahmet Necdet Sezer’in cumhurbaşkanlığından ayrılma zamanı olan Haziran 2007 tarihinde başladı.

Devamını Oku
09.11.2025