Bir avuç kömür için bir ömür verenlere!
Zülal Kalkandelen
Son Köşe Yazıları

Bir avuç kömür için bir ömür verenlere!

15.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta emeğin başkenti Zonguldak’a ilk kez yolum düştü. Kitap Fuarı için oradaydım ama İstanbul’a dönmeden önce Zonguldak Maden Müzesi’ni görmek isteyince yola koyulduk.

Bizi müzeye götüren şoför, 16 yaşında madenciliğe başladığını söyledi. Bir anısını anlatırken akrabalarından birinin kaçak bir madende çalıştığını ve ona da “Sen de yarın gel başla” diyerek çalışması için öneride bulunduğunu anlattı. Ertesi gün işe gidecekken ailedeki bir hastalık nedeniyle gidememiş ve o gün madende yaşanan bir patlama yüzünden çok sayıda madenci can vermiş.

Genç yaşında ölüme o kadar yaklaşıp rastlantı sonucunda kurtulduğu günlerden sonra şoförlük yapmaya başlayınca madenciliği bırakmış. Yaşadığı kentten söz ederken “Zonguldak bir kaderdir. Burada doğup büyüyen çoğu genç için kaçak madende çalışmaktan başka yol yoktur, çünkü başka iş yoktur” dedi; ödenen günlük ücret diğer işlere göre daha iyi olduğundan ve bölgede başka iş bulma zorluğu yüzünden madenciliğin orada zorunlu olduğunu anlattı.

Devlet denetlemiyor mu diye sorduğumda, “Valiler zaman zaman denetler, hatta önceki bir vali kendisi habersiz gidip denetler, kaçak madenleri mühürlerdi. Ama bununla baş etmek çok zor. Şu dağlar hep kaçak madenle doludur” dedi. 

BÖYLE KAZANILIR EKMEK PARASI...

Duyduklarımızın yarattığı sarsıntıyla müzeye vardığımızda binaya adım atar atmaz Orhan Veli’nin duvara yazılan dizeleriyle karşılaştık:

“Siyah akar Zonguldak’ın deresi;

Yüz karası değil, kömür karası;

Böyle kazanılır ekmek parası.”

Üç katlı binada Osmanlı döneminden başlayıp günümüze kadar gelen madencilik faaliyetlerinin bir geçidini sunan sergide, ilk toplusözleşmeden mükellef karnelerine, madenci maketlerinden işçi okuma kitaplarına kadar çeşitli belgeler var.

1990-1991 Büyük Madenci Grevi ve Yürüyüşü’nü gösteren fotoğrafa bakarken 13 Mayıs 2014’te Soma’daki maden katliamında can veren 301 madenciyi, İliç’teki altın madeninde siyanürlü toprak yığınının altında kalan madencileri, kısa bir süre önce kazanılmış haklarını almak için açlık grevi yapan SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik’te çalışan işçileri düşündüm...

SARSICI MADENCİ ANITI 

Müzenin girişindeki Zonguldak Havzası Maden Şehitleri Anıtı’nı görünce hissettiğim sarsıntı daha da arttı. 1875 yılından bu yana o havzada yaşamını yitiren yüzlerce madencinin adları yıllara göre tek tek plakalara yazılıp duvara çakılmış... Bir tarafından bakınca ucunu zor gördüğünüz uzayıp giden bir isimler dizisi... 

O anıta bakarken aklınıza ister istemez AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 301 madencinin ölümünden sonra “Kazalar bu işin fıtratında var” demesi, madenleri işleten yerli ve yabancı holding yetkililerinin yeterli önlemleri almadıkları halde sistem içinde korunması, ihmal ve yanlışların can aldığı madencilik sektöründeki vahşi kapitalist sömürü ve madenlerdeki iş cinayetleri geliyor.

MADENLER DEVLETLEŞTİRİLSİN, KAÇAK MADENLER KAPATILSIN!

Bir günlük Zonguldak seyahatimden dönerken bu yazıyı yazıp bir kez daha acilen yapılması gerekenlerin altını çizmeyi aklıma koymuştum.

Ülkemizde özelleştirilerek halkın kaynaklarını yağmalayan madenlerin hepsinin hemen devletleştirilmesi, kaçak madenlerin tümünün kapatılması ve devlet tarafından işletilen madenlerde madencilerin can güvenliği ile ilgili bütün önlemlerin eksiksiz alınması şarttır.

Bunlar yapılmalı ki yer üstünde doymayan arsızlar, yeraltında ölüm korkusu yaşayanları aç bırakamasın, onların canına kastedemesin, ülkeyi talan edemesin!

Not: 16 Mayıs Cumartesi günü Eskişehir Kitap Fuarı kapsamında saat 14.00’te kitaplarımı imzalayacağım. Okurlarımla Cumhuriyet Kitapları standında buluşmak umuduyla!

Yazarın Son Yazıları

NATO ve demokrasi yalanı!

Muhalif kanallardan birinde konuşan gazeteci, Ankara’da yapılacak NATO toplantısı için bağımsız/muhalif medyaya akreditasyon verilmemesini eleştirirken şu cümleleri kurdu...

Devamını Oku
28.06.2026
Hayvanları kullanarak AKP’ye geçmek! - İlkesiz siyaset 8

Tarih 22 Temmuz 2024’tü. Hayvanları Koruma Yasası’nda yapılan değişiklikleri içeren 7527 sayılı yasanın TBMM’deki komisyonda sabaha kadar konuşulduğu ve yasaya “uyutma” adıyla “ötanazi” uygulamasının sokulduğu gündü.

Devamını Oku
26.06.2026
İlkesiz siyaset 7 - AKP’ye jet hızında geçiş!

Sabah CHP’den istifa etti, yalnızca birkaç saat sonra AKP’ye katıldı.

Devamını Oku
24.06.2026
Kılıçdaroğlu yayını ve hatalar

Kurultayda kaybettiği CHP genel başkanlığı koltuğuna mahkemenin mutlak butlan kararından sonra tekrar oturan Kemal Kılıçdaroğlu, cuma akşamı Sözcü TV’ye çıktı ve partisinin seçmen kitlesinin en çok izlediği kanallardan birinde yaklaşık iki saat boyunca iddialarını yayma fırsatı buldu.

Devamını Oku
21.06.2026
Medrese, molla, Hizbullah!

Geçen hafta Batman’da Âlimler ve Medreseler Birliği (İttihadul Ulema) bünyesindeki medreselerde Arapça medrese eğitimi alan 62 kız çocuğu için icazet ve mezuniyet programı düzenlenmiş.

Devamını Oku
19.06.2026
Kimin kürsüsü?

Günlerdir siyaset gündemini işgal eden kürsü, sıradan bir kürsü değildir; egemenliğin kayıtsız şartsız ait olduğu milletin meclisinde yer alan bir kürsüdür.

Devamını Oku
17.06.2026