Çiftçi gününde, çiftçinin durumu
Mehmet Şakir Örs
Son Köşe Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

15.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar. 

Image

Onlar, kırsalda her yıl yaşandığı üzere yeni umutların peşine düşüyorlar. Kendilerinin ve ailelerinin ekmek teknesi olan bağlarına, bahçelerine, tarlalarına adeta dört gözle bakmaya çalışıyorlar. Beklentiler, umutlar hiç tükenmiyor. 

DÜNYA ÇİFTÇİ GÜNÜ 

Dün 14 Mayıs’tı. 14 Mayıs’ın kırsal kesim ve tarım alanları için önemli bir anlamı var. Üretken ve yaratıcı olan, toplumun önemli kesimi çiftçiler, günlerini kutladılar. Her ne kadar bazı üretici örgütlerince benimsenmese de ayrıca çiftçi kesiminin bundan ne ölçüde haberli olduğu tartışılsa da yine de 14 Mayıs “Dünya Çiftçiler Günü”ydü. Peki 14 Mayıs’ın anlamını ve tarihçesini yeterince biliyor muyuz? 

Bu anlamlı günde, Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu kuruldu. Kurumun isminin kısaltması ise İFAB’dır. Ülkemizde yer alan Türkiye Ziraat Odaları Birliği, bu kuruluşun üyesidir. İFAB’ın kuruluş tarihi olan 14 Mayıs; 1984 yılından itibaren Türkiye dahil kuruluşa üye olan tüm ülkelerde “Dünya Çiftçiler Günü” olarak kutlanıyor. 

TARIMSAL GİRDİLER 

Günümüzde pek çok sorunun burgacında kıvranan çiftçi, üretimde maliyet baskısını sürekli üzerinde hissediyor. TÜİK’in “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Şubat 2026” raporuna göre; tarımsal girdi fiyatlarında önemli artışlar meydana geldi. Ayrıca bu artışların gıda enflasyonunu daha da tetikleyeceği anlaşılıyor. Son açıklanan yıllık gıda enflasyonu oranı yüzde 34.55 oldu. 

Tarımsal girdi fiyat endeksi bir önceki aya göre yüzde 3.10 artarken yıllık bazda da yüzde 32.64 yükseldi. Endeks, üretim maliyetlerinde yukarı yönlü baskıyı ortaya koyuyor. Bu maliyet artışlarında traktörde ve sulamada kullanılan mazot, önemli bir girdi kalemini oluşturuyor. Mazot ve akaryakıtla birlikte elbette gübre ve zirai ilaç girdilerinde de önemli artışlar meydana geliyor. 

GÜBREDE YANGIN!

Bu maliyet kalemleri içinde gübrenin tarımsal üretimde başat rolü var. Endekslerde yer alan maliyet kalemlerindeki artışların, Körfez’deki savaş öncesi dönemi ifade ettiği biliniyor. Özellikle gübre fiyatlarındaki maliyet artışlarının önümüzdeki aylarda verilere yansıması bekleniyor. 

Gübre tarımsal üretimin ana kaldıracı olarak kabul ediliyor. Dolayısıyla tarımda verimi etkileyen ana girdi kalemleri arasında yer alıyor. Çiftçi, maliyet yüksekliği nedeniyle eğer toprağa yeterli gübre veremezse verim de düşük olacak. Bundan tarımsal üretim, üretici ve sonuçta tüketici de olumsuz etkilenecek. Tarımsal gıdaya erişim daha da zorlaşacak.

ATEŞ SOFRAMIZA DÜŞTÜ!

Sonuçta olan, ülkemizin dar gelirli insanlarına oluyor. Körfez’e düşen ve oradan petrole, gübreye yansıyan ateş, sonuçta sofralarımıza düşüyor! Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) verileri ile TÜİK’in yurtiçi gıda fiyat endeksleri karşılaştırıldığında; gıda fiyatlarındaki yıllık artışın küresel fiyat artışının 17 katı olduğu görülüyor. 

Tarımdaki bir başka sıkıntı da her zaman olduğu iklim koşulları. Mayıs ayında ağacın, asmanın, bitkinin uyanma döneminde bazı yörelerdeki ani soğuma ve yüksek bölgelerdeki kar yağışı, tarımsal üretimde olumsuzluklara neden oldu. Görüldüğü gibi, çiftçinin sorunları hiç bitmiyor. Onlar kendi günlerini bile tam anlamıyla gönüllerince kutlayamıyorlar.

***

İzmir’in işgali ve Hasan Tahsin

Ülkemizin ulusal kurtuluş sürecinin simge olaylarından biri İzmir’in işgalidir. O dönemde, 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgal edilmesi; ülkemizin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu herkese göstermişti. Bir anlamda en önemli uyaran olmuştu. 

Image

Ulusal kurtuluş mücadelesinin gerekliliği ve önemi, İzmir’in işgali ile birlikte daha iyi anlaşılmıştı. Bu acı olayla birlikte işgale karşı ilk örgütlenmeler ve etkinlikler de başlamıştı. İşte bu nedenle, 15 Mayıs 1919, İzmir’in işgali, hiç unutulmaz ve unutulmamalıdır. 

15 MAYIS 1919 

Bu önemli tarihi olayın simge ismi gazeteci Hasan Tahsin’dir. İzmir rıhtımına çıkan işgalci güçlere karşı ilk silahı ateşleyen kişidir. Onun tepkisi, aynı zamanda emperyalizme karşı direnişin de başlangıcıdır. Gazeteci Hasan Tahsin, işgal öncesi yapılan Maşatlık mitinginde halka seslenmiş ve direnmeye çağırmıştır. İşgal sırasında ortaya koyduğu tepki de kararlılığının somut göstergesidir. İşgal sırasında şehit düşen Hasan Tahsin, direnişin de simgesi olmuştur. 

İşte her yıl 15 Mayıs’ta İzmirli gazeteciler ve yurtseverler, Konak alanındaki Hasan Tahsin anıtı önünde toplanıp ulusal kurtuluşun önderi Mustafa Kemal Atatürk’ü, direnişin simgesi Hasan Tahsin’i ve tüm şehitleri anıyorlar. Aynı zamanda İzmir’in ve Hasan Tahsin’in direniş geleneğine sahip çıkıyorlar. 

DAĞLARINDA ÇİÇEKLER AÇAR! 

Kurtuluşun ve kuruluşun kenti İzmir’in dağlarında her daim çiçekler açar. Emperyalist işgale karşı ilk kurşun İzmir’de atıldı. Böylece, ulusal kurtuluş mücadelesi İzmir’den, Ege’den başladı. Ulusal kurtuluşun başlangıcı gibi finali de yine İzmir’de oldu. 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu ile birlikte bütün ülke kurtuldu.

İşte bütün bu nedenlerle İzmir ülkemizin ulusal bağımsızlığının simge kentidir. İzmir’in, “kurtuluşun ve kuruluşun kenti” olarak tanımlanmasının altında, işte böylesi yaşanmış önemli tarihsel gerçekler vardır.

***

Özel ‘amiral gemisi’nde

Günümüzde İzmir’in, Ege’nin, CHP siyasetinde apayrı bir yeri ve önemi var. Son 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde; Özgür Özel liderliğindeki CHP, iktidar blokunu Ege’den adeta silip süpürmüştü. Tüm Batı Anadolu CHP kırmızısına bürünmüştü.

Image

İktidar partisi birçok alanda ana muhalefet partisini kuşatmaya ve sıkıştırmaya çalışıyor. Bir yandan muhalif yerel yönetimlere yönelik baskılamalar yaaşanırken diğer yandan Aydın ve Afyon örneklerinde olduğu gibi muhalif başkanlar transfer ediliyor. CHP’nin Ege’deki gücü zayıflatılmak isteniyor.

İZMİR’İN MAĞDURİYETİ 

Ege’nin kalbi durumundaki İzmir’in çok özel bir durumu var. İzmir, neredeyse çeyrek asırdır bu iktidara geçit vermemiş bir kent. Genel ya da yerel hemen her seçimde, muhalefeti ve adaylarını tercih etmiş bir şehir. İşte bu özellikleri ile CHP’nin “amiral gemisi” olarak tanımlanıyor. Tarihe geçen bu siyasal tercihleri nedeniyle İzmir, iktidarın yatırımlarından yeterince yararlanamıyor. Bunun rakamsal verilerini ve kentin mağduriyetini, başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay olmak üzere muhalif siyasetçiler her fırsatta dile getiriyorlar. 

YERELİ SAHİPLENMEK 

Bugünlerde yoğun bir mali kuşatma altında olan muhalif belediyeler, çalışanlarının maaşlarını ödemekte bile zorlanıyorlar. Ayrıca yerel hizmetlerde de aksamalar yaşanıyor. Özellikle İzmir’de ve ilçelerinde bu durum daha çok hissediliyor. 

Tabii bunca sıkıntı yaşayan belediyelerin ve siyasal muhalefetin, bir de kendi iç meseleleri ile uğraşma lüksleri ise hiç yok. İşte bunun için muhalefetin ve muhalif seçmenin, yerel yönetimleri daha güçlü sahiplenmesi gerekiyor. 

EPA UNUTULDU MU? 

Bu sahiplenme, yerel yönetimlere, başkanlara siyasi-moral destek biçiminde olabilir. Parti örgütlerinin başkanlara ve meclislere daha güçlü destek vermesiyle sağlanabilir. İşte CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in İzmir-Ege ziyaretlerini, etkinliklerini, bu bağlamda değerlendirmek gerekiyor. 

Bir de anımsatmak istediğimiz Ege Planlama Ajansı (EPA) konusu var. Yerel seçimler sonrasında Özel tarafından seslendirilmiş ve Ege Belediyeler Birliği’nin önceki başkanı rahmetli Ferdi Zeyrek tarafından sahiplenilmişti. Muhalif belediyelerin dayanışmasının ve ortaklaşmasının daha büyük önem kazandığı bugünlerde, EPA’nın hayata geçirilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz.

Yazarın Son Yazıları

Çiftçi gününde, çiftçinin durumu

Bugünlerde Ege’nin kırsalında yoğun bir devinim var. Bahar mevsimiyle birlikte toprak uyanıyor. Bağlar, bahçeler çiçeğe duruyor. Yaşanan tüm olumsuzluklara karşın toprağına sahip çıkan çiftçiler üretim alanlarına koşuyorlar.

Devamını Oku
15.05.2026
Uçurum!

Ülkemizin sosyal sorunları giderek ağırlaşıyor ve tırmanıyor.

Devamını Oku
12.05.2026
Sezon başlamadan kıyı işgali başladı!

Ege ekimizin sürekli ve dikkatli okurları ayırdındadır; deniz mevsimi yaklaştı mı kıyıların işgali konusu öne çıkar. Yaz döneminin yaklaşmasıyla birlikte Ege’de, Akdeniz’de ve daha birçok kıyı yöresinde, deniz kıyısı işgalleri başlar.

Devamını Oku
08.05.2026
Umutsuzlar...

Eğer belleğimiz bizi yanıltmıyorsa ilk gençlik yıllarımızda, ünlü sinema sanatçımız Yılmaz Güney’in yazı başlığımızla örtüşen bir filmi vardı.

Devamını Oku
05.05.2026
Emeğin bayramı, emekçinin mücadele günü

İnsan yaratıcıdır, üretkendir; emek anlamlıdır, kutsaldır. İnsan ve insan emeği/üretkenliği/yaratıcılığı; hayatın olduğu gibi ekonominin de temelidir, olmazsa olmazıdır. Bilişimde ve teknolojide yaşanan onca gelişmeye ve yeniliğe karşın, işlevini ve önemini korumaktadır.

Devamını Oku
01.05.2026
Mutsuzlar ülkesi

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan “mutluluk sıralaması”, bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi.

Devamını Oku
28.04.2026
Çocuk bayramı ve çocuk yoksulluğu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı.

Devamını Oku
24.04.2026
İlerici seferberlik

Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın işbirliğiyle İspanya’da düzenlenen toplantı; dünyanın ilerici güçlerini bir araya getirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Anadolu Aydınlanması ve Köy Enstitüleri

17 Nisan, Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümüdür. Bu yıl, Köy Enstitüleri’nin 86’ncı yaşını kutluyoruz. Hasan Âli Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde, 17 Nisan 1940 tarihinde, 3808 Sayılı Köy Enstitüleri Yasası’nın çıkarılmasıyla başlayan enstitülerin tarihçesi; tam anlamıyla tarihsel bir Aydınlanma seferberliğidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Otokrasi yenildi

Hafta sonu bütün dünyanın gözü kulağı Macaristan’a çevriliydi.

Devamını Oku
14.04.2026
Akbelen dersleri

Uzun süredir Muğla yöresinde örnek bir yurttaş duyarlılığı sergileniyor. Akbelenli köylüler doğayı, toprağı, ağacı; kısacası evlerini, köylerini, üretim alanlarını, yurtlarını aktif biçimde savunuyorlar. Ayrıca bu uğurda ağır bedeller de ödüyorlar.

Devamını Oku
10.04.2026
İzmir'in çiçeklerini soldurmayın!

İzmir, kurtuluşun ve kuruluşun kentidir.

Devamını Oku
07.04.2026
31 Mart’ın 2. yılı ve Ege’de CHP kırmızısı

31 Mart 2024 yerel seçimleri sonrası oluşan yeni dönem, ikinci yılı da tamamladı. Bugünlerde yerel yönetimlerde bir durum değerlendirmesi yapılıyor. Belediye başkanları-meclisleri, yerel siyasetçiler; iki yıllık dönemin muhasebesini yapıyorlar.

Devamını Oku
03.04.2026
Otoriterlikle mücadele

Otoriter yönetimlerin ve liderlerin yarattığı heyula, giderek bütün toplumları girdabına almaya başladı.

Devamını Oku
31.03.2026
Meslek Fabrikası’nın unutulmaz tarihçesi

Siyasi iktidarın muhalif kentleri ve belediyeleri siyaseten kuşatma - kıskaca alma hamleleri devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi (İzBB), yıllardır mülkiyetinde olan binalardan çıkarılmak isteniyor. O binalar ki her birinin oldukça köklü tarihçesi var. İşte bu nedenle, söz konusu binaları sıradan hizmet binaları olarak görmemek gerekiyor.

Devamını Oku
27.03.2026
Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki “Ekonomi-Politik”te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik.

Devamını Oku
24.03.2026
Elektrik Fabrikası ‘Sanayi Müzesi’ olmalı

İ zmir-Alsancak’ta bulunan asırlık Elektrik Fabrikası, bu kadim kentin önemli kalıtlarındandır. Hem tarihi açıdan hem de endüstriyel açıdan İzmir için büyük önem taşımaktadır. Bu alanın çok katlı yapılaşmaya açılacağı haberleri üstüne; 8 Kasım 2024 ve 9 Mayıs 2025 tarihlerinde bu köşede konuyu ele almış ve yapılaşmaya tepki göstermiştik.

Devamını Oku
20.03.2026
‘Bayram benim neyime’

‘Bayram benim neyime’

Devamını Oku
17.03.2026
Tarımda ve gıdada tehlike çanları!

Tarım sektörü, son 24 yılın en sert düşüşünü ve daralmasını yaşadı. Geçtiğimiz 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3.6 oranında büyürken, tarımda yüzde 8.8 oranında küçüldü. Buna karşın gıda enflasyonu da Avrupa’nın zirvesine çıktı. Gıda enflasyonundaki tırmanış halen devam ediyor. Gıda enflasyonu, geçtiğimiz şubat ayında aylık bazda yüzde 6.9 oranında yükseldi.

Devamını Oku
13.03.2026
En büyük banknotun dayanılmaz hafifliği!

Uluslararası siyasetin gündemi Ortadoğu’da yaşanan savaşa, iç siyasetin gündemi de siyasi davalara kilitlenmiş görünüyor.

Devamını Oku
10.03.2026
İzmir’e siyasi abluka!

İktidar çevrelerinin İzmir’i siyaseten kuşatması tüm hızıyla devam ediyor. Bu kuşatmadan en çok da yerel yönetimler ve yerel hizmetler olumsuz etkileniyor. Çünkü öncelikle yerel yönetimlerin hareket ve etkinlik alanı daraltılıyor.

Devamını Oku
06.03.2026
CHP’nin umut programı

Talihsiz biçimde savaş gündeminin gölgesinde kalsa da CHP’nin dünkü sunumu büyük önem taşıyordu.

Devamını Oku
03.03.2026
Geleceği satmayın!

Finansman sıkıntısı yaşayan siyasi iktidar, köprülerin ve otoyolların işletme hakkını özelleştirip yabancılara satmaya hazırlanıyor. Üstelik bu konuda yeterince şeffaf da davranılmıyor. Konu tüm yönleriyle kamuoyunun gündeminde olduğu ve birçok çevre tarafından tartışıldığı halde, ilgililerden ve yetkililerden kamuoyuna yönelik yeterli bilgilendirme yapılmıyor

Devamını Oku
27.02.2026
Abluka

Son günlerde “abluka” sözcüğü siyasette çok sık kullanılır oldu.

Devamını Oku
24.02.2026
Kurtuluşun ve kuruluşun ‘İktisat Kongresi’

17 Şubat tarihi ve içinde bulunduğumuz hafta; “Medeni Yasa”nın 100. “İktisat Kongresi”nin de 103. yılını simgeler. Ulusal kurtuluş ateşinin daha dumanı tüterken İzmir’de toplanan kongre, kurtuluştan kuruluşa uzanan sürecin çok önemli bir dönemecidir.

Devamını Oku
20.02.2026
Prekaryalar...

Son dönemde, büyük alışveriş merkezlerinde çalışan ya da oralara hizmet üreten depo işçisi, kurye ve benzeri kesimlerin hareketlenmesi dikkatinizi çekiyor mu?

Devamını Oku
17.02.2026
TİP’in ve DİSK’in tarihi önemi

Bugün 13 Şubat, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) kuruluş yıldönümüdür. 13 Şubat 1961’de birinci TİP, 13 Şubat 1967’de de DİSK kurulmuştu.

Devamını Oku
13.02.2026
Elveda liberalizm!

Dünya önemli bir altüst oluşu yaşıyor.

Devamını Oku
10.02.2026
Tarımı bitirmeye kararlı mısınız?

İçinde bulunduğumuz hafta Ege’de tarımla ilgili önemli etkinlikler vardı. İzmir’de “Tarım ve Hayvancılık Fuarı”, Ödemiş’te ise “Küçük Menderes Çiftçi Buluşması” yapıldı. Kısacası, tarım ve gıda konuları gündemdeydi.

Devamını Oku
06.02.2026
Deprem gerçeği

İçinde bulunduğumuz hafta, 2023’te Hatay yöresinde ve Güneydoğu’da yaşanan 6 Şubat depreminin üçüncü yıldönümüdür.

Devamını Oku
03.02.2026
Tariş direnişi unutulmaz

İçinde bulunduğumuz günler tarihi Tariş işçi direnişinin 46. yıldönümüdür. Bundan tam 46 yıl önce bugünlerde, Tariş çalışanları iş ve can güvenliği için direnişe geçmişti. Biz de o yıllarda hem üniversitede okuyan ve hem de fabrikada çalışan DİSK üyesi genç bir emekçi olarak, direnişin içinde aktif olarak yer almıştık.

Devamını Oku
30.01.2026
Silivrizedeler

Silivri denince artık ister istemez akla öncelikle cezaevi geliyor.

Devamını Oku
27.01.2026
İzmir; ‘üvey’ mi, yoksa ‘hasım’ mı?

2026 yılı merkezi idare yatırım programı açıklandı. Bu yıl da yatırım programından İzmir’in payına sembolik rakamlar düştü. Kısacası, İzmir altyapı yatırımları ile ilgili makus talihini yine değiştiremedi. Hele son olarak İzmir belediyesine ait tarihi binalara vakıflar eliyle el konmak istenmesi de doğrusu işin tuzu biberi oldu.

Devamını Oku
23.01.2026
Çürümüşlük ve tükenmişlik

Günümüzde nereye el atılsa hemen her yerden ortalığa olumsuzluk saçılıyor.

Devamını Oku
20.01.2026
Ege’nin toplumcu ve muhalif damarı

Anadolu coğrafyasında yüzyıllar önce yaşanmış önemli bir toplumsal hareket var. Osmanlı’nın baskısına, zulmüne karşı eşitliğin, kardeşliğin ve dayanışmanın türküsünü söyleyenlerin öğretisi, geçmişten günümüze kadar ulaşıyor. Biz de onları ve mücadelelerini tüm yönleriyle kavramaya çalışıyoruz.

Devamını Oku
16.01.2026
Toplumsal mücadele

Hayatın o durdurulamaz akışında bir yılı daha geride bıraktık

Devamını Oku
13.01.2026
Ege’de muhalefet arayı açıyor

PİAR Araştırma, bölgelerde yaptığı siyasi parti oy tercihi anketinin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı. Buna göre Ege Bölgesi’nde iktidar partisi ile ana muhalefet CHP arasındaki oy farkı oranı yüzde 17.7 olarak belirlendi.

Devamını Oku
09.01.2026
Emperyalizm...

Son dönemlerde birçok siyasal çevre “emperyalizm” tanımını artık kullanmaz olmuştu.

Devamını Oku
06.01.2026
Bir Ege güzellemesi

Bir Ege güzellemesi

Devamını Oku
02.01.2026
Zor ve zorlu yıl

Her yılın sonunda yeni bir yıla girerken geçmiş yılın toplu bir değerlendirmesini yapmak gelenektendir.

Devamını Oku
30.12.2025