Dışarıdan olmadı, içeriden işgal...

Dışarıdan olmadı, içeriden işgal...

26.07.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

24 Temmuz’un büyük anlamı Lozan Antlaşması’dır.

Osmanlı İmparatorluğu I. Dünya Savaşı’nda yenilmiş, utanç belgesi olan Sevr Antlaşması imzalanmıştır.

Sevr, ülkenin emperyalist güçlerle paylaşılmasının belgesidir.

Ama işte, “Yüzyılın dâhisi Mustafa Kemal bu utanç belgesini reddetmiş, ülkenin bütün güçlerini “Kuvayı Milliye” olarak toplayarak başlattığı Kurtuluş Savaşı ile yeni bir ülke yaratmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti, işte bu ülkedir.

Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkenin sadece ilk Cumhurbaşkanı değil, bütün zamanlarının “eşsiz önderidir”.

Kurduğu “bağımsız, laik, uygarlık yolunda yürüyen” ülke, artık ATATÜRK CUMHURİYETİ olarak bilinecektir.

Bu mucize kuruluş artık bizlere emanet edilmiştir.

Bizler de yaşamımızı bu önderin emanetine adadık.

Yaşamımızın anlamı budur.

İÇERİDEN İŞGAL GİRİŞİMİ

Emperyalist güçler bu ülkeyi dışarıdan işgal edemedi.

Onların içerideki dinci ortakları başka bir yola yardım ediyorlar: İçeriden işgal.

Bu da Büyük Ortadoğu Projesi adı altında Ortadoğu’nun paylaşımı hedefli -kendilerinin de ortak olduğu- kargaşanın yol açtığı “mülteci akını” ile ülke yapısının değiştirilmesidir.

Iraklı, Suriyeli Arapların bu ülkedeki varlığı beş milyonu geçti.

Artık Irak’tan, Suriye’den gelen Arapların burada evleri var, dükkânları var, serbestçe ticaret yapıyorlar, çocukları doğdu, büyüyorlar.

Üstelik de bu “mülteci” olarak gelenler, artık “vatandaş” olarak yerleşiyorlar. 

Yoksulları ucuz işgücü olarak kullanılıyor, zenginleri yeni yapılan evleri satın alıyorlar, artık kendi yerleşimleri var.

İktidar, ülkeye sokup vatandaş yaptığı yabancılardan oy deposu olarak yararlanmayı hedefliyor.

Şimdi de “Afganistan’dan mülteci” akını başladı. Onlar da yakında Araplar gibi yerleşecek, “Afgan toplulukları” olarak yeni hakları olacak.

Bu gelişim bir “iç işgal” görünümünde sürüp gidiyor.

İhvancı dinci AKP iktidarı, bu gelişimi “din kardeşlerine kucak açma” olarak adlandırıyor, Avrupa ile pazarlık konusu yaparak boşalttığı Hazine’ye gelir aktarmayı amaçlıyor.

Oysa bu olay basit bir “mülteci - insani yardım” denklemi değildir.

Bu olayın politikadaki yeri, “laik Cumhuriyet ulusu” yerine “dinci hilafet ümmeti” yerleştirme amaçlıdır.

Bu arada “Türkler” ve “Türklük” yerine Kavm-i Necip sayılan Arapların konması, laik Türkler yerine İslamcı Afganların gelmesi, sessiz sedasız gerçekleştirilen bir “iç işgal”dir.

TÜRK GENÇLERİ YURTDIŞINA ÇIKIYOR

Yapılan araştırmalar, kendi ülkesinde gitgide daralan “laik eğitim” yerine “yurtdışında eğitim” görmek isteyen gençlerin sayısında büyük artış olduğunu gösteriyor.

Ne yazık ki Atatürk Cumhuriyeti, laik eğitim üzerine kurulduğu halde bugün “İhvancı dinci iktidar” din eğitimini her şeyden önemli sayıyor.

İmam hatip okulları artık bir meslek okulu olmaktan çıkmış, eğitimin temel okulları durumuna getirilmiş.

İmam hatip okulları artarken fen liselerinin sayıları azaltılıyor.

Oysa, AKP’nin kendi kitlesi bile çocuklarını ancak yüzde 10 oranında imam hatiplere göndermek istiyor. Bu kitlenin bile çoğunluğu, çocuklarının fen liselerine gitmesini istiyor.

Üniversiteyi bitiren Türk gençleri iş bulamaz iken kendi çocuklarını ticarete yönlendiren AKP yöneticileri, bu becerikli evlatların gemiler almasını, zengin olmasını sağlıyor.

Çok yakında Katarlı gençlerin bu ülkede tıp eğitimini sınava girmeden yapabilmeleri sağlandı.

Üniversite bitirmiş Türk gençleri yurtdışında çalışmak için yol ararken, ülkeye sokulan Arap gençlerine her türlü olanak sağlanıyor.

Ülkenin eğitimli Türk gençlerinin eğitim için, çalışmak için yurtdışına göç etmelerine hiç aldırmayan iktidar, bu olayın önlemlerine sırt çevirirken Arapların, Afganların yeni olanaklara kavuşturulmaları ne anlama geliyor?

Bu olay, “iç işgal” değilse nedir?

AMMA BU İŞ ÖYLE KOLAY DEĞİL

Kolay değil, çünkü biz olanların farkındayız.

Siz, İhvancı dincilerin ne yapmak istediğinizi biliyoruz.

Kıbrıs’ta neden Bülent Ecevit’in adını anmadığınızı, neden Rauf Denktaş’ı geçiştirdiğinizi biliyoruz.

Çanakkale Savaşı kahramanı Mustafa Kemal’i neden anmayıp zaferi evliyalara havale ettiğinizi biliyoruz.

Kurtuluş Savaşı’nın Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü’nün asker kaçağı olduğu yalanını neden uydurduğunuzu biliyoruz.

FETÖ’ye karşı çıkan komutanların FETÖ tuzaklarıyla nasıl suçlandıklarını biliyoruz.

Yağma yok.

Bu ülke şehit kanlarıyla kurtuldu, laik Cumhuriyet öncülerinin alın terleriyle kuruldu.

Bu ülke, geçmişiyle geleceğiyle bize emanettir.

Bu ülkeyi yağmacı, talancı, kirlenmiş ellere bırakmaya niyetimiz yok.

MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET, DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR...

Yazarın Son Yazıları

Çalınan gelecek!...

Çalınan gelecek!...

Devamını Oku
29.04.2024
Istakozun intikamı!

Istakozun intikamı!

Devamını Oku
22.04.2024
Başarının psikolojisi...

Başarının psikolojisi...

Devamını Oku
15.04.2024
Özeleştiri?...

Özeleştiri?...

Devamını Oku
08.04.2024
Kaderinizi seçtiniz mi?...

Kaderinizi seçtiniz mi?...

Devamını Oku
01.04.2024
Hapishanedeki Ali Sirmen...

Hapishanedeki Ali Sirmen...

Devamını Oku
25.03.2024
Liderlerin ruhsal durumu...

Liderlerin ruhsal durumu...

Devamını Oku
18.03.2024
Ben başkan olamazsam?

Ben başkan olamazsam?

Devamını Oku
11.03.2024
Kimi neden seçiyoruz?

Kimi neden seçiyoruz?

Devamını Oku
04.03.2024
Erdal Atabek yazdı...

Ruh sağlığımızı koruyalım...

Devamını Oku
26.02.2024
Kendi iktidarının sömürgesi...

Kendi iktidarının sömürgesi...

Devamını Oku
19.02.2024
Erdal Atabek yazdı

Seçilecek aday...

Devamını Oku
12.02.2024
‘Körü körüne inanç’...

‘Körü körüne inanç’...

Devamını Oku
05.02.2024
Bilinçaltı itirafları...

Bilinçaltı itirafları...

Devamını Oku
29.01.2024
‘Çetelerin’ siyaseti...

‘Çetelerin’ siyaseti...

Devamını Oku
22.01.2024
Aday...

Aday...

Devamını Oku
15.01.2024
Tarihle savaşmak!...

Tarihle savaşmak!...

Devamını Oku
08.01.2024
Atatürk’ün adı yetti!...

Atatürk’ün adı yetti!...

Devamını Oku
01.01.2024
2024: Çatışma yılı mı?..

2024: Çatışma yılı mı?..

Devamını Oku
25.12.2023
Şiddet!...

Şiddet!...

Devamını Oku
18.12.2023
PISA gerçekleri...

PISA gerçekleri...

Devamını Oku
11.12.2023
Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Prof. Dr. Orhan Öztürk...

Devamını Oku
04.12.2023
Eğitim kimin derdi?

Eğitim kimin derdi?

Devamını Oku
27.11.2023
Fenomen!...

Fenomen!...

Devamını Oku
20.11.2023
Saray darbesi mi?

Saray darbesi mi?

Devamını Oku
13.11.2023
Cumhuriyet Halk Partisi...

Cumhuriyet Halk Partisi...

Devamını Oku
06.11.2023
Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Rauf Bey sendromu ve Cumhuriyet...

Devamını Oku
30.10.2023
Savaş budur!

Savaş budur!

Devamını Oku
23.10.2023
Zehirli miras: Nefret...

Zehirli miras: Nefret...

Devamını Oku
16.10.2023
Hafız...

Hafız...

Devamını Oku
09.10.2023
Hatamızdan ders alabilmek!...

Hatamızdan ders alabilmek!...

Devamını Oku
02.10.2023
Karakter ne midir?

Karakter ne midir?

Devamını Oku
25.09.2023
Psikolojik dayanıklılık...

Psikolojik dayanıklılık...

Devamını Oku
18.09.2023
Atam nereye bakıyor?...

Atam nereye bakıyor?...

Devamını Oku
11.09.2023
Misyon ruhu...

Misyon ruhu...

Devamını Oku
04.09.2023
İşgale direnen toplum...

İşgale direnen toplum...

Devamını Oku
28.08.2023
Beyin yıkama...

Beyin yıkama...

Devamını Oku
21.08.2023
Medrese...

Medrese...

Devamını Oku
14.08.2023
İlkeler-başkanlar-örgütler...

İlkeler-başkanlar-örgütler...

Devamını Oku
07.08.2023
Önce laiklik demiyorsa?

Önce laiklik demiyorsa?

Devamını Oku
31.07.2023