O manşetlerin altında ne vardı?
Barış Pehlivan
Son Köşe Yazıları

O manşetlerin altında ne vardı?

21.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...” Haber başlıkları buydu. Hatırlayalım, yaşananların özeti ise şuydu: İstanbul Erkek Lisesi’ndeki (İEL) bir grup 9. sınıf öğrencisinin, okulun kız öğrencilerine tecavüz etme planlarını da içeren yazışmaları ortaya çıktı. Bunu öğrenen 11. sınıf öğrencileri de 9. sınıftaki yedi erkek öğrenciyi darp etti.

Nihayetinde, 20 öğrenci cezalandırıldı. İddia o ki okul değiştirme cezası alan öğrenciler arasında tecavüz tehdidine maruz kalan kız öğrencilerden biri de vardı.

Yaklaşık bir ay önce bu konuyu yoğun bir şekilde konuştuk. Ama o sıralarda dikkat çeken bir soruyu irdelemeye fırsat olmadı: İktidar medyasının bu olayı şehvetle manşetlerine ve ana haber bültenlerine taşıma motivasyonu neydi? Salt habercilik mi ya da akran zorbalığına dair bir farkındalık yaratma arzusu mu? Keşke! Ama maalesef sanmıyorum, zira...

Geçenlerde, bir başka toplantı vesilesiyle İEL mezunu isimlerle sohbet etme şansım oldu. Hayıflandım, nasıl da unutmuşum ya da bilmiyormuşum bazı yaşananları:

1- İstanbul Erkek Lisesi 1884 yılında kurulduğunda, ilk adı “İlerlemenin Örneği” anlamına gelen Numune-i Terakki’ydi. Okulda işçinin çocuğuyla fabrikatörün çocuğu hep omuz omuza eğitim gördü. Hatta omuz omuza savaştı. Öyle ki 1915 yılında mezun olacak son sınıf öğrencilerinin tamamı henüz çocuk yaştayken Çanakkale Cephesi’nde şehit düşmüş bir okuldu. Nihayetinde üç başbakan, sayısız bürokrat, diplomat, gazeteci ve sanatçı yetişti İEL’den. Okul, AKP iktidarıyla birlikte adım adım hedef haline getirildi ve “ele geçirilmesi gereken” bir kale gibi görüldü.

2- İlk sızma girişimleri Fethullahçılar tarafından gerçekleştirildi. Öyle ki İstanbul Erkek Lisesi’ne özel bir yurt örgütlenmesi oluşturdular.

3- Okul mezunları İstanbul Erkek Liseliler Eğitim Vakfı ve İstanbul Erkek Lisesi Mezunlar Derneği çatısı altında buluşuyordu. Keza, onursal üyelikler ile birlikte 5 binden fazla mezun, o derneğe bağlıydı. Ancak 2014 yılında bir başka dernek daha kuruldu: İstanbul Erkek Liseli Mezunlar Derneği (İELİM). Yönetiminde eski Meclis Başkanı AKP’li Mustafa Şentop’un oğlu Selahaddin Şentop’un da olduğu İELİM, tahmin edileceği gibi iktidara yakın isimlerin buluştuğu bir dernekti.

4- İstanbul Erkek Lisesi’nde uzun yıllardır görev yapan ve okulla özdeşleşen birçok öğretmen ve yönetici zaman içinde uzaklaştırıldı. Örneğin, lisede 15 yıldır tarih öğretmenliği yapan Seyit Işık, “dine hakaret ettiği” gerekçesiyle görevden alındı. Köklü okulun müdürlüğüne ise daha sonra Berat Albayrak’ın kurucularından olduğu NUN Okulları’nı da yönetecek olan Hikmet Konar getirildi.

5- Müdür Konar’ın, Fethullahçıların Kutlu Doğum Haftası’nı okula sokma çabasının yanı sıra öğrenci konserlerini ve birçok söyleşiyi iptal etmesi, okulda gün geçtikçe tepkinin birikmesine neden oldu. Keza, bir mezuniyet günü öğrencilerin protestosuna maruz kaldı. Bu protestolar daha sonra kitleselleşti ve ülkedeki diğer liselere de sıçradı. İktidarın yanıtı ise öğrencileri anlamak yerine, liselere zırhlı polis araçları sokmak oldu.

6- Bu örgütlü tepkiyi dağıtmak için çabalayan iktidar aklı, çözümü öğrencilerin nefes alanlarına kazma vurmakta buldu. Depreme dayanıklılık için uzun yıllardır yıkılması beklenen ama bir türlü hakkında adım atılmayan okul vakfına ait pansiyon binası protestolar sonrasında yıkıldı. Okulun bir diğer köklü kurumu olan, 113 yıllık Sakarya İzci Grubu da adım adım pasifleştirildi.

Evet...

Liste uzayabilir. Ama sanırım anlaşıldı. Özetle, iktidar cephesi “akran zorbalığına” dair haklı tepkiyi kendisine merdiven yaparak başka bir mevzi kazanmaya çalışıyor. O mevzi ki İstanbul Erkek Lisesi’nin tarikatların ve iktidar yanlısı vakıfların oyun alanı haline gelmesi isteniyor. Böylesi dönemlerde “koç boynuzu” olmaya alışık eski Taraf gazetesi ekibinin de bu süreçte öne çıkması, okul mezunlarının şüphelerini haklı çıkarıyor.

Yazarın Son Yazıları

O manşetlerin altında ne vardı?

“Ünlü lisede zorbalık”, “WhatsApp yazışmaları sonrası kavga”, “Şampiyonlara akran dayağı...”

Devamını Oku
21.01.2026
Pişmanlık her şeyi affeder mi?

“İtirafçı oldu.” Bu ifadeyi ne kadar sık duyuyoruz son zamanlarda.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir başkan daha ‘şüpheli’ çıktı

İki sayfalık mahkeme kararı 5 Eylül tarihini taşıyor.

Devamını Oku
14.01.2026
SBK’nin eski şirketinin yeni sahibi Saray’dan çıktı

Önceki Arka Bahçe’de okudunuz...

Devamını Oku
09.01.2026
Pis kokular

Önce eldeki verileri alt alta yazayım: Sezgin Baran Korkmaz (SBK), Biofarma ilaç şirketinin sahibi olan Lüksemburg kökenli Isanne isimli firmayı satın aldı.

Devamını Oku
07.01.2026
Oktar'dan MİT'e 'PKK' mektubu!

Yılın son günleri...

Devamını Oku
02.01.2026
Meğer biz neler yaşamışız

Direkt konuya gireceğim: Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), internet sansürüne dair bir rapor hazırladı.

Devamını Oku
31.12.2025
İki fikri takip

Psikolog ve akademisyen Aslı Aydemir’e yapılan eziyeti geçen hafta yazdım.

Devamını Oku
24.12.2025
Ya o başkan CHP’li olsaydı…

Masada yine onlarca sayfalık dosya...

Devamını Oku
19.12.2025
166 günlük eziyet

Adı: Aslı Aydemir.

Devamını Oku
17.12.2025
TRT de mahkemeyi tanımadı

“Öncelikle belirtmek isterim ki görevimi layığı ile yerine getirerek savaş bölgelerinde, olağanüstü şartlarda TRT adına elde ettiğim başarılar sebebiyle Eğitim ve Araştırma Dairesi’nde görevlendirildim.

Devamını Oku
12.12.2025
CIA’nın şüpheci tavrı

The World Factbook’u bilenler bilir. CIA’nın resmi web sitesinde yer alan ve dünyadaki tüm ülkelere dair güncel verilerin yayımlandığı, kamuya açık bir veri havuzu.

Devamını Oku
10.12.2025
Sen misin halıya boya bulaştıran!

“Kimsesizlerin kimsesiydi Cumhuriyet...

Devamını Oku
05.12.2025
Furkan ne yapacak?

Bu satırları İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önündeki bankta oturarak yazıyorum.

Devamını Oku
03.12.2025
Bakın, kimler tahliye edildi

Eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık’ın kızı Fatıma Zehra Kınık, 17 yaşındaki Batın Barlasçeki’nin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmakla suçlandığı davada 4 yıl 2 ay hapis cezası aldı.

Devamını Oku
28.11.2025
Bursa Nutku için karar anı

24 Kasım gecesi “Onlar” yayınından çıktıktan sonra bir mesaj aldım.

Devamını Oku
26.11.2025
Telefondaki notlar gerçek mi, ekleme mi yapıldı?

Kimliği belirsiz kişilerin, kimin kullandığı bilinmeyen hesabın bulunan sahibinin “itirafçı olduğuna” dair iddiaları yalanlanırken o hesabı kullanan kişi telefonundan çıkan “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü de hatırlamadığını ileri sürdü.

Devamını Oku
21.11.2025
Sizin hiç kızınız öldü mü?

Diyelim ki beş gün boyunca uyuyorsunuz.

Devamını Oku
19.11.2025
Nedir bu ‘örgüt’ dedikleri?

Kökü “örmek” filine dayanıyor.

Devamını Oku
14.11.2025
İddianamenin rakamları

Manşetlerde rakamlar vardı: 3 bin 900 sayfa, 402 şüpheli, 143 eylem, 2 bin 352 yıl hapis.

Devamını Oku
12.11.2025
Müjde kuşu

“Maya’nın annesi ve babası...

Devamını Oku
07.11.2025
Yeni Şafak’ın dokunulmazlığı

Furkan Karabay...

Devamını Oku
05.11.2025
Üç soruda ‘casusluk’ dosyası

Yalanın gürültüsü, gerçeğin sakinliğini bastırıyor.

Devamını Oku
29.10.2025
O avukatın ölmesi mi gerekiyordu?

Görkemli cenaze törenleri düzenlemekte, hüzünlü ağıtlar yakmakta ve “Unutmayacağız” sözleri vermekte üstümüze yok.

Devamını Oku
24.10.2025
Kimler tutuklanacak?

Bugün yaşam mücadelesi veren Fatih Ürek tutuklanabilir.

Devamını Oku
17.10.2025
ABD’nin Türkiye senaryoları

Gazetelere bakıyorum...

Devamını Oku
15.10.2025
10 yılın özeti

10 Ekim 2015 sabahı, ülkenin dört bir yanından barış mitingi için gelen binlerce insan, Ankara Garı önünde toplanmış ve kortejlerini oluşturmaya başlamışlardı.

Devamını Oku
10.10.2025
Adım adım cinayet nasıl geldi?

Tarih: 17 Mayıs. Yani bundan yaklaşık 5 ay önce...

Devamını Oku
08.10.2025
'Tarihe düşülen notlar da unutuldu...'

Herkes gibi ben de o fotoğrafa uzun uzun baktım. Churchill’in şu sözü aklıma düştü.

Devamını Oku
03.10.2025
Ankara bu dosya için neyi bekliyor?

Anadolu Ajansı’nın haberini okuyorum:

Devamını Oku
01.10.2025
Emniyet’in tepesinden kritik tespitler

“Kimsenin olmadığı bir yere geçerek telefonu açık tutmanız gerekiyor.”

Devamını Oku
26.09.2025
Furkan’ın öyküsü

Griyi kendinden utandırıp öfkelendirecek kadar gri Silivri’nin kasveti, eylül ayında kendini mıh gibi hatırlatıyordu.

Devamını Oku
24.09.2025
Devletin verileri nasıl ele geçirildi?

Önce 79 kelimeden oluşan şu cümleyi okuyalım...

Devamını Oku
19.09.2025
Bu yazı da yasaklanır mı?

Sadece siyaset konuşmaktan büyük emek verilen bir raporu köşeye taşıma fırsatım olmadı.

Devamını Oku
17.09.2025
Konuşmadığımız 9 konu

Haklı olarak CHP’yi tartışıyoruz.

Devamını Oku
10.09.2025
Yok mu başka Kuzu’lar?

Gururla hep aynı hatırlatmayı yaptılar: “Türkiye, kozmik marangozu Sabah gazetesinden öğrendi.”

Devamını Oku
05.09.2025
MHP’li başkanın oğlu kaza yapınca...

“Bize çarpan araca baktım. Ancak içinde kimse yoktu. Çevrede toplananlara sorduğumda, araç sürücüsünün olay yerinden kaçtığını söylediler.”

Devamını Oku
03.09.2025
3 soruda Kapki-Birinci olayı

Özgür Özel’in dünkü açıklamalarının özeti ne?

Devamını Oku
15.08.2025
Kim bu President?

“Devletin önemli bir kademesinde iş alımlarına etki edebilecek bir pozisyonda çalışıyorum. Pek çok üst düzey bürokratlarla ilişkilerim bulunuyor.”...

Devamını Oku
13.08.2025
Tartışılan şirketin sicilindeki leke

Açıkçası unutmuştum. Bir bilişimci dostum anımsattı:

Devamını Oku
08.08.2025