Feyzi Açıkalın

İnsan hobisini sergilemekten utanır mı?

12 Temmuz 2020 Pazar

Sizi bilmem ama ben utanıyorum. Günlük rutinim sonrası kendimi daha iyi hissetmek için gerçekleştirdiğim aktivitelerimi, hobilerimi sergiliyor olmaktan bazen utanıyorum… Bilmiyorum, belki de uğraşımı paylaşmamayı planlı düşünüyorum.

Dr. Sznycer, utanmanın bizi toplumdan dışlanmaya karşı koruyan bir savunma mekanizması olduğunu söylüyor. Sinir sistemi tarafından ortaya çıkarılan bu his, toplum içerisinde alacağımız en iyi kazanca göre hareket etmemizi sağlıyor.

Yine Dr. Sznycer’e göre, kişi davranışının hatalı olmadığını bilse bile, toplum tarafından olumsuz değerlendirildiğinde utanıyor. Bunu tekil anlamda ifade etmeye çalışırsak; insan, karşı tarafta önceliklerin yok edildiği hissi uyandırabileceği kaygısı ile hobilerini sergilemekten kaçınabiliyor.  

Zihinsel olarak bireyin kendisini daha iyi hissetmesine yarayan hobi, bir ilişki yumağında başka türlü değerlendirilebileceği kaygısı ile saklanabiliyor. Aynısı toplumda da geçerli; Türkiye’nin gittikçe ızdırap verici gündeminde insan keyif alıcı aktivitede bulunma hakkını kendinde bulmuyor; en azından açığa çıkarmıyor.

Türkiye’yi yöneten siyasal islamın, aslında kontrolü kaybettiği, sırasını anlık gelişmelere göre belirleyebildiği ajandasında, örneğin Ayasofya’yı camiye çevirdiği gün kuyruklu yıldız fotografı çekmeye gidiyorsunuz.   

Yaşam boyunca bir kez karşılaşabileceğiniz, 4 buçuk milyar yıl önce oluşan evrenden izler taşıyan NEOWISE kuyruklu yıldızını çıplak gözle görebilme anı sizi heyecanlandırıyor. Gelgelelim, aklınız hala Ayasofya kararını tekbirlerle karşılayan yüce meclis görüntülerinde…

O körü körüne biat eden kitlenin ve sosyal medyada tebrik sırasına giren sözde muhalefetin görüntüleri kameranın vizöründe asılı kalmış. Kuyruklu yıldızı bir üstündeki Capella’ya göre netleyeceksiniz, hop ekranda bir başka yalancının suratı beliriyor.

Eve gelip, sabahın köründe fotografı işlemeye başlıyorsunuz ama yayımlama konusunda kararsızsınız. Kendinizi saat dörtte kalkıp, yıldız fotografı çekmeye gitmekle suç işlemiş gibi hissediyorsunuz. Çünkü tam o saatlerde yine aynı işlevsiz meclis, bu kez çoklu baro yasasını çıkarmanın keyfini yaşıyor.

Sonra birden, çektiğiniz fotografı yorumlamaya başlayıp, rahatlıyorsunuz… Birileri, kuyruklu yıldızı fotograflayabilmek için yıllarca önce uzaya teleskoplar yerleştirmişler. Birisinin baş harflerinden oluşan NEOWISE adını da kuyruklu yıldıza vermişler.

Dünyaya musallat olan ahir zaman gericileri COVID-19’u da fırsat bilerek insanlığa zar diletirlerken, bilim insanları bu teleskoplarla evreni gözlemlemişler. Onun oluşumu hakkında ipucu verecek yıldız kuyruğundan saçılanlarla uğraşmışlar.

Evrende pis bir toz parçası bile olamayacak tiranlar ve onların aveneleri, kısacık bir zaman dilimiyle sınırlı insan ömürünü zehir ederek, aklınca hedeflerine ulaşmayı umarlarken, bilim hep önlerinde gitmiş. Belki de onları çok önemsiz bir ayrıntı görmüş, yol kazası olarak nitelemiş.

Ama biz öyle görmemeliyiz. Zorbalarla savaşmak için evrenin sonsuzluğundan ilham almalı ama bugünü bilim insanından farklı yorumlamalıyız. En azından yakın geleceği kurabilme adına mücadele etmeliyiz. O anlamda da, bizi daha güçlü ve sağlıklı kılacak, motivasyon sağlayacak hobilerden vaz geçmemeliyiz. İnadına…


Yazarın Son Yazıları

Hilafette turizm 21 Temmuz 2020
AKP’den önce… 26 Haziran 2020
Babayı hatırlarken 21 Haziran 2020