Hepimizin milli takımı
Feyzi Açıkalın
Son Köşe Yazıları

Hepimizin milli takımı

26.06.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Dünya Kupası’na 24 yıl sonra katılmayı hak eden Türk Milli Takımı, içinde barındırdığı yıldızlarıyla ülkeyi başarılara hazırlamıştı. Millilerin turnuvadaki ilk maçından bir gün önce, AKP’nin Tanıtım ve Medya Başkanlığı tarafından ‘Siz Hepiniz Biz Türkiye’ başlıklı marş yayınlandı. Mayıs ayında aynı sanatçı tarafından bestelenen ‘Türkler Geliyor’u tamamlaması beklenen marş, aksine konuyu daha daraltıp bir mahalle kavgası jargonu olan ‘teker teker gelin’ kıvamına döndürmüştü. Oysa Dünya Kupası bir spor şöleniydi. Orada yer almak bile bir gurur vesilesi olmalı, organizasyon ve mücadelelerden alınan keyif ülkece paylaşılabilmeliydi. Nitekim bunu gerçekleştiren İskoçya, Norveç ve Hollanda gibi ülkeler dünya basınında öne çıktı.

Ama olmadı… Yer aldıkları ünlü takımlardaki motivasyonlarını profesyonel becerileriyle edinen yıldız futbolcular, söz konusu milli takım olunca aynı performansı sergileyemediler. Ülkedeki spor da dahil her alanı kontrol etmek ve üstünden yararlanmak isteyen anlayış, milli takım oyuncuları ve yöneticilerini de bu anlamda gerdiler. Milli takım çoğunlukla, hamaset yüklü bu mesajları taşıyamayacak sporculardan oluşuyordu. Nitekim altında ezildiler. Dünya görüşü içinde bulunduğu kısır ortam ile sınırlanmış sporcuların bir kısmı cenge hazırlığı(!) özenle uzatıp şekil verdiği bıyığı ile yaptı. Ne yazık ki tüm ülkeyi kapsadığı ve halkı motive edeceği varsayılan bu işaret, ilk yenilgiden sonra tıraşlanıyordu…

Bilmedikleri bir şey vardı; bu ülke, geleceğe olan inancı gibi neşesini de kaybetmişti... Yalnızca bir oyun olan futboldan gelecek olası bir başarıyla gururlanıp, ‘ortaklaşmak’ istiyordu. Ülke insanının ortaklaşacağı, ‘hepimizin’ diyeceği bir başarı öyküsüne ihtiyacı vardı. Bunun yüzünden sabahın köründe sevinerek kalktı. Sohbetlerinde futbolu öne çıkardı. Vakıa, fetih mesajını alıp ta Amerikalara kadar giden, tribünlerde bir siyasi görüşün simgesiyle poz verenler de oldu. Onlar da aynı o biçimlendirilmiş bıyıklı genç sporcu gibi ülkenin tamamını benzer anlayıştan sayıyor ve olası başarıdan nemalanmayı planlıyordu.

Türkiye’nin ve Türk milli takımının önünde acı bir örnek var. ABD saldırısıyla büyük yara alan İran’ın milli futbol takımı, her türlü zorluğa karşın başarıyla ülkesini temsil ediyor. Ama özellikle diasporadaki milyonlarca İranlıların kafası çok karışık. “Dünyanın gözünün üstünde olduğu bu takım dinci siyasal rejimin mi yoksa tüm İran ulusunun takımı mıdır ve ne denli bizi temsil etmektedir?” sorgulaması sürüyor. Binlerce yıllık Pers uygarlığını son 47 yılda baskıcı bir molla idaresine döndüren rejimin takımını, ülkelerini seven insanlar olarak gizlice destekleyip, bunu açığa çıkaramamanın acısını yaşıyor olmalılar.

Buradan alınacak dersler var…