Tommiks, Teksas ve Konyakçı darbe yaptı!

10 Ocak 2021 Pazar

Uzun zaman Amerika’da yaşayan dostlarımdan biri şöyle demişti: “Işıl, Amerikan halkı bir türlü büyümeyen bir çocuk gibidir. Çok çabuk kandırılır, Hollywood filmleri sayesinde dünyayı kötülüklerden kurtardığını sanır, büyük çoğunluğu üç kuruş parayla yaşarken elinde birası televizyon karşısında izlediği Amerikan rüyasıyla heyecanlanır, sonra sızıp kalır. Amerikan yoksullarının en önemli geçim kaynağı ordudur. Çünkü askerlik paralıdır. Yoksulların büyük çoğunluğu kendi kendini kahraman ilan eder ve adını bile duymadığı coğrafyalarda savaşır, ya ölür ya da uyuşturucu ve travma sonrası stresle ömrünü geçirir. Büyük kentlerde eşcinsel evlilikler kutlanırken kasabalarda eşcinseller öldürülür, pek çok beyaz Amerikalı asla siyahların iş güç sahibi olmasını kendine yediremez! Çocuklarının bir siyahi ile aynı sırada oturmasını kaldıramaz. Kısaca Amerika’yı CIA, FBI ve 500 şirket idare eder.

Çizgi roman kahramanları bile utandı.

Bu sözler neden aklıma geldi hepiniz anladınız, teknoloji sayesinde Amerika’da Trump taraftarlarının postmodern darbe girişimini izlerken. Önce inanamadım, çünkü filmlerden bildiğimiz Kongre binası öyle çat kapı girilecek bir yer değildir. Ama uyduruk bir merdiven ve darbecilerin tırmanma becerileri işi bir anda halletti. Buna şaşarken aklıma birden çocukluğumda okuduğum Tommiks, Teksas çizgi romanları geldi. O da ne? Adamın biri resmen yarı çıplak, başında ünlü çizgi roman kahramanı Konyakçı’nın tüylü şapkasıyla konuşmaya başladı. Yani pes, öte yanda bir zamanların Kızılderililerle savaşan çizgi roman kahramanları Kongre binasında koltuklara yayılıp fotoğraf çektiriyorlar. Bir kısmı çağ atlamış ellerinde otomatik silahlar, Nazi toplama kamplarının en ünlüsü “Auschwitz Bizimdir” yazan tişörtlerle havaya ateş ediyorlar.

Vay canına, Amerika bütün dünyaya rezil oldu. Artık sizin dünyanın her yerine demokrasi götürdüğünüze kim inanır? Öte yandan günde üç bin kişinin Covid salgınından öldüğü bir ülke oldunuz, sizin havuzlu, çok çocuklu ve köpekli evlerinizde yaşanan “Amerikan Rüyası”na kim inanır? Trump, sen de hiç mi akıl yok, keşke bu işi bir Hollywood prodüktörüne havale etseydin. Sana dört dörtlük bir performans armağan ederlerdi. Tıpkı BAŞKANIN BÜTÜN ADAMLARI filminde olduğu gibi. Filmi görmedin mi? Sana ve görmeyenlere filmi biraz anlatayım. 

Filmde, tam seçim öncesi Amerikan başkanının bir genç kadınla ilişkisi ortaya çıkar. Hayda Amerikan halkı çok ahlakçı ya hemen bunun örtülmesi gerekir. İşte o zaman işe başkanın adamları karışır, bunların ne iş yaptığı, nereden para kazandıklarını kimse bilmez. Hayalet adamlar gibidirler ve hemen bir ünlü Hollywood prodüktörüne “derhal bir savaş çıkar” diye emir verirler. Çok değil iki gün sonra da Amerika’nın saldırıya uğradığı ve bir ülkenin Amerika’ya karşı savaş açtığı televizyonlara gelir. Saldıran ülke, başkanın adamları tarafından dünya haritası üstünde parmakla seçilir: Arnavutluk. Ve stüdyolarında bombalanan uyduruk evlerin, Arnavut askerleri kılığındaki bir grup tarafından kaçırılan sarışın bir kızın görüntüleri çekilir. Ülke artık sarışın kız için kiliselerde dua etmektedir. Beni bu filmde en çok güldüren sahne, böyle sahte bir film yapılırken kaçırılan kızın sağlık sigortası olup olmadığının başkanın adamları tarafından kontrol edilmesiydi. Filmlerin müziği de protest bir şarkıcıya yaptırılır. Sonuçta başkanın ilişkisi unutulur. Başkanın adamları prodüktöre ödül olarak bir elçilik vereceklerini söyler. Prodüktör kabul etmez, illaki Oscar ister. Ve film prodüktörün cenazesiyle son bulur.

Hani karmaya inansam, Amerikan şirketlerin emrindeki CIA ve diğer adı bilinmeyen örgütlerle dünyanın pek çok yerinde, sahte belgelerle demokrasinin tehlikede olduğunu yayan ve sözümona o ülkelere demokrasi götürmek için darbe yapan, suikastlar düzenleyen, en çok kadınların ve çocukların heder olduğu bölgesel savaşlar çıkaran Amerika’nın “lanetlendiğini” düşüneceğim. Belki bu olay, özellikle Amerikan halkının yıllarca peşini kovalayan pek çok çağdışı düşüncenin ve uygulamaların sorgulanmasına yol açar. Elbette her ülkede olduğu gibi Amerika’da da insan haklarına, iklim değişikliğine, uyduruk Amerikan rüyasına, kadınların öldürülmesine karşı olan binlerce yurttaş yaşamaktadır. Polisin boğazına dirseğini bastırarak “nefes alamıyorum” diye haykıran ve ölen siyahi yurttaşlarını unutmayan binlerce yurttaş. Finans oyunlarıyla evleri ellerinden alınan çoluk çocuk sokakta yaşamaya başlayan binlerce yurttaş. Sağlık hizmetlerinden yararlanmayan binlerce yurttaş!

Çocukluğumuzun çizgi roman kahramanları, bilmeden faydalı bir iş yaptılar. Toprakları için beyazlar tarafından öldürülen Kızılderilileri, siyahi kölelerin iş yaparken söyledikleri şarkıları yeniden anımsattılar. Gerçek Amerika o şarkılarda!


Yazarın Son Yazıları