Mehmet Ali Güller

Misafirhane değil, tampon ülke

18 Ekim 2021 Pazartesi

Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile Huber Köşkü’nde ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Malum beş milyon Suriye’den var, Irak’tan var, Afganistan’dan 300 bin var. Mülteciler konusunda Türkiye bu işin adeta misafirhanesi durumunda” dedi (16.10.2021).

Ancak Türkiye, Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir “misafirhane” değil, AKP eliyle Avrupa’nın “tampon ülkesi”dir ne yazık ki…

Nasıl mı? Anlatalım:

AVRUPA’YI İSTİLADAN KORUYAN AKP

AKP iktidarı, birincisi göç sorununu doğuran emperyalist politikalarla işbirliği yaparak, ikincisi de o politikalar sonucunda ortaya çıkan göç sorununun Avrupa’ya taşınmaması için Brüksel’le anlaşarak Türkiye’yi tampon ülke yaptı.

Bunu, bazen marifet gibi bazen de Avrupa’yla siyasi konulardaki pazarlıkta el yükseltmek için bizzat kendileri söylüyor zaten.

Kırmızı Kedi Yayınlarından çıkan son kitabım Tampon Ülke - Emperyalizmin Göç Stratejisi’nde, AKP’nin rolünü ortaya koydum ve bu konudaki itiraf gibi açıklamalarına işaret ettim. Birkaçını anımsamak gerekirse:

Örneğin Başbakan Binali Yıldırım, Avrupa’nın güvenliğini sağlayan bir ülkenin başbakanı olmakla övündü: “Düşünün, Türkiye olmasa ne olacak? Bütün bu Ortadoğu’dan, kargaşanın, savaşın yaşandığı bölgelerden akın akın mülteciler Avrupa’yı istila edecek ve çok büyük bir sorunla yaşamak zorunda kalacaklar” (24.11.2016).

Örneğin Cumhurbaşkanı Erdoğan AB’nin huzurunun teminatı olmakla övündü: “Bugün Avrupa ülkeleri hâlâ huzur içinde yaşıyor olmalarını, Türkiye’nin dört milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur” (3.5.2019).

AKP iktidarı, Erdoğan ve Yıldırım’ın ifadelerinde ortaya çıktığı gibi, Avrupa “istila” edilmesin diye Türkiye’nin istilasını ve Avrupa “huzur” içinde olsun diye Türkiye’nin huzursuzluğunu kabullenmişlerdir.

AB, AKP’YE MİNNETTAR

Avrupa da bunun farkında ve AKP iktidarına minnettar.

Bakınız son 15 günde Avrupalıların bu konudaki şu sözleri bile AKP iktidarının Türkiye’yi nasıl tampon ülke yaptığını ortaya koymaya yetiyor:

- AB Konseyi: “Üye ülke temsilcileri, Birliğin 2021 bütçesinde değişikliğe giderek Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılara 150 milyon Avro ek insani destek sağlanmasına onay verdi” (30.9.2021).

- Yunanistan Başbakanı Miçotakis: “Göç sorununun yönetiminde Türkiye’nin oynadığı önemli rolü hep açık bir şekilde ifade ettim, bu nedenle Avrupa’ya Türkiye ile yapıcı bir şekilde çalışması için ısrar ediyorum” (30.9.2021).

- AB Komisyonu üyesi Oliver Varhelyi: “Avrupa Güven Fonları ve Türkiye’deki Sığınmacılar için Mali Yardım Programı fonları sayesinde Avrupa’yı etkileyen eşi görülmemiş göç krizlerine etkili şekilde karşılık verdik” (5.10.2021).

- Almanya Başbakanı Angela Merkel: “Türkiye, Avrupa’ya yasadışı göçle mücadelede AB için merkezi bir rol oynuyor” (12.10.2021).

AKP iktidarının Batı’yı göç sorunundan koruması, BM’nin de takdirini kazanmış durumda.

- BM Genel Sekreteri Antonio Guterres: “Türkiye’nin ve Türk toplumunun mültecilere yönelik muazzam cömertliğine bizzat aşinayım. Mültecilere desteği için Türkiye’ye içten teşekkürlerimi sunuyorum” (20.9.2021).

AVRUPA’NIN KAPI GÜVENLİĞİ

AB’nin Türkiye’yi “tampon ülke” yapmasına, oluşturduğu yük nedeniyle, artık TÜSİAD bile karşı.

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, “tampon bölge” olmaktan kurtulma çağrısı yaptı: “AB, Türkiye’yi sınır bekçisi olarak görmekten vazgeçmeli, tampon bölge tasarımını sona erdirmeli” (20.9.2021).

Peki, AB Türkiye’yi nasıl “tampon ülke” yaptı? AKP’ye imzalattığı Geri Kabul Anlaşması ile...

Peki, anlaşma pratikte nasıl uygulanıyor? Yanıtını Fatih Altaylı versin: “Türkiye içeri gireni kontrol etmiyor, denetlemiyor da; Avrupa’ya giden TIR’larda göçmen arıyor. Avrupa’nın kapı güvenliği olmuşuz da haberimiz yok” (7.10.2021).


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları