Tahran izlenimleri
Mehmet Ali Güller
Son Köşe Yazıları

Tahran izlenimleri

17.11.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İran-Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nün (IPIS) düzenlediği “Saldırı Altında Uluslararası Hukuk” konferansı nedeniyle Yeni Dünya Araştırmaları Merkezi (YDAM) koordinatörü ve Cumhuriyet gazetesi yazarı olarak Tahran’dayım. 

İlk kez geldiğim Tahran’da iki zorlukla karşılaştım: Birincisi sabahın 5’indeki trafik nedeniyle otele 1.5 saatte ulaşmam, ikincisi de otelde karşılaştığım pasaport kuralı! 

PASAPORT KRİZİ

Ülkeye girenlerin pasaportları, İran’daki kurallar gereği otelden ayrılana kadar otelde kalıyormuş! Haliyle itiraz ettim, gerekli bilgilerin fotokopisini çekip pasaportumu vermelerini istedim, gün içinde Tahran’da pasaportsuz gezmenin doğuracağı riskler olacağını iddia ettim. Küçük çaplı bir kriz yaşadık ve İran dışişleri bakanlığı görevlilerinin de yardımıyla sorunu çözdük, pasaportumu aldım.

Bunu şundan anlatıyorum: Daha sonra İranlı bir gazeteci, benzerinin Türkiye’de de uygulandığını söyledi. Bir süre önce gittiği Van’da, ayrılana kadar pasaportunun otelde tutulduğunu söyledi. 

İyi komşuluğa yakışmıyor. İlk kimin başlattığı bir kenara bırakılarak Ankara ve Tahran’ın bu uygulamayı terk etmesinde yarar var.

KADINLARIN ZAFERİ

Tahran sokaklarında ilk dikkatimi çeken başörtüsüz kadınların varlığıydı. İranlı kadınların başörtülerini, Türkiye’de türban kullananlardan farklı olarak saçını gösteren, başının yarısını dışarıda bırakan şekilde taktıklarını biliyordum. Ama artık dileyen tümden çıkarıyor.

İranlı gazetecilerle bu değişimi konuştum. Söylediklerini birleştirirsem bunun üç önemli nedeni olduğu anlaşılıyor. 

İlki Mahsa Amini’nin ölümüyle kadınların başlattığı özgürlük mücadelesiydi. Evet, kadınlar mücadele ede ede, bedel ödeye ödeye bu kazanımı elde etmişti esas olarak.

İkincisi ise Mesud Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığıyla siyasal iklimin yumuşamasıydı. O iklim, “ahlak polisinin” elini tutmuş ve böylesi bir birimi gereksizleştirmiş, fiilen sahadan da çekmiş. 

Bir üçüncü etken olarak da İsrail saldırısını gösterdiler! Bana ilginç geldi. Yorum şöyle: Halk kabaca rejim yanlıları ve reformistler diye ikiye bölünmüş olmasına rağmen, İsrail saldırısında İran halkının tek yumruk olması, Netanyahu’nun “kalkışma çağrılarına” birlik yanıtı verilmesi, rejimin “özgürlüklere” bakışında bir ölçüde yumuşama sağlamış. ABD ve İsrail tehdidi altında, rejim nezdinde özgürlükçülerin talepleri tehdit olmaktan çıkmış.

ALT KİMLİKLERİN TUTUMU KONUSU

İranlı akademisyenlerle ve gazetecilerle ikili sohbetlerimin ana konusu bölgedeki ABD ve İsrail saldırganlığıydı haliyle... 

İranlı bir gazetecinin Türkiye’yle ilgili şu yorumu ilginçti: “Türk halkı Türk hükümetine göre daha anti Amerikancı, daha anti İsrailci. İran’da ise bunun tersi yaşanıyor. İran yönetimi İran halkına göre daha anti Amerikancı, anti İsrailci. İran halkı İran yönetimine göre daha liberal.”

ABD demişken...

İki ülkede de üst kimliklerin altında alt kimlikler var ve bu alt kimlikler aynı zamanda ortaklık, akrabalık ve kardeşlik demek. ABD’nin uzun yıllar üzerinde çalıştığı “Türk ayrılıkçılığının” İran’da neden tutmadığı hemen anlaşılıyor: Konuştuğum tüm İran Türkleri, İran devletini kendi devletleri olarak görüyorlar çünkü. Türkiye Kürtlerinin önemli bir kısmı da böyle düşünüyor. Bunca abanmasına rağmen ABD’nin Türkiye’de Kürt ayrılıkçılığını başarıya ulaştıramamasının nedeni de bu.

İRANLILARA ANITKABİR ZİYARETİ ÖNERİM

Konuştuğum hemen her İranlıya şu genel prensibi içeren önerimi anlatmaya çalıştım: “Türkiye’nin rejimi Türkiye’ye, İran’ın rejimi İran’a... İki devlet de halklarının bir bölümünde var olan bazı hassasiyetleri kaşıyan değil, törpüleyen bir yönelimde olmalı. Örneğin keşke İranlı yetkililer Türkiye’ye geldiklerinde Anıtkabir’e gitmeme politikalarını değiştirse. İran cumhurbaşkanlarının Anıtkabir’i ziyareti onların İslamcılıklarından bir şey götürmez ama Türkiye’deki laik kesimin İran’a bakışını hızla çok olumlu yapar.”

İki ülkenin işbirliğine dünden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz yeni ve zor bir döneme giriyoruz çünkü.

İlgili Konular: #Tahran

Yazarın Son Yazıları

Kaplan-Kuneralp cephesi

İlginç zamanlardan geçiyoruz; “siyasal İslamcı” Yusuf Kaplan ile “liberal seküler” Büyükelçi Selim Kuneralp’ı aynı cephede birleştiren zamanlardan...

Devamını Oku
26.03.2026
Kâğıttan kaplan

Kâğıttan kaplan

Devamını Oku
23.03.2026
Washington bildirisi

Washington bildirisi

Devamını Oku
21.03.2026
Üç füze, iki patriot

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre mevcudun dışında, İncirlik Üssü’ne bir patriot sistemi daha yerleştiriliyor.

Devamını Oku
19.03.2026
Bahçeli’nin mesajı

Atatürk’ün ardından laikliğin bu tanımını adım adım sulandırdılar, bozdular. Bir taraf laikliği “din ve devlet işlerinin ayrılmasına” indirgedi, diğer taraf da “türban karşıtlığı”na daralttı.

Devamını Oku
16.03.2026
Trump çıkış bulabilecek mi?

Emekli Amiral Mustafa Özbey’in saptaması önemli: “ABD ve İsrail, İran’a karşı yeniliyor.

Devamını Oku
14.03.2026
Kürecik asıl şimdi riskli

İkinci füze olayının hemen ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın duyurduğu “Kürecik’e Patriot” haberi, ülkemiz için asıl riski başlatmış oldu.

Devamını Oku
12.03.2026
ABD’nin taktikleri çuvallıyor

Savaşı ilk birkaç gün çok konuşmadan izleyen Trump’ın artık sürekli konuşuyor olması, büyük olasılıkla bu çuvallamadan kaynaklanıyor. Nâzım’ın Taranta-Babu’ya Sekizinci Mektup’ta dediği gibi: “Mussolini çok konuşuyor Taranta-Babu/ çok korktuğu için çok konuşuyor!”

Devamını Oku
09.03.2026
İki milliyetçilik

Çağımızda milliyetçilik, eğer antiemperyalist karakterde değilse milletine genelde sorun çıkarır.

Devamını Oku
07.03.2026
Üs tuzağı

Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklamasına göre “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildi.”

Devamını Oku
05.03.2026
Kısa savaş, uzun etki

ABD, müzakere etmekte olduğu İran’a neden saldırdı? Temel nedeni şu: ABD İsrail hegemonyasında bir yeni Ortadoğu düzeni kurmak istiyor.

Devamını Oku
02.03.2026
Şantaj mı, denge arayışı mı?

Önce şu listeye bir bakalım: Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae-myung, Kanada Başbakanı Mark Carney, İrlanda Başbakanı Micheál Martin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo ve Almanya Başbakanı Frederic Mertz...

Devamını Oku
28.02.2026
ABD’nin ‘altın çağı’ mı?

ABD Başkanı Donald Trump, Kongre’deki rekor süreli konuşmasını kendi propagandasına dönüştürdü.

Devamını Oku
26.02.2026
Rubio’nun ‘Hıristiyan birliği’ mesajının anlamı

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee “Nil’den Fırat’a uzanan bölgenin İsrail’in hakkı olduğunu” savundu. Neden? Çünkü Tevrat’a göre Tanrı o toprakları Yahudilere vaat etmiş!

Devamını Oku
23.02.2026
NATO 3.0

Münih Güvenlik Konferansı’nın önemli başlıklarından biri de NATO’ydu.

Devamını Oku
21.02.2026
BM düzenine üç tehdit

Önce Davos’ta, ardından Münih’te “uluslararası düzenin yıkıma uğradığı” saptandı.

Devamını Oku
19.02.2026
Münih sirki

Başlıktaki benzetme İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’ye ait: “Genellikle ciddi bir etkinlik olan Münih Güvenlik Konferansı’nın, İran söz konusu olduğunda Münih sirkine dönüşmesini görmek üzücü.”

Devamını Oku
16.02.2026
Avrupa ‘yıkım altında’

Münih Güvenlik Konferansı başladı. Öncesinde yayımlanan hacimli Münih Güvenlik Raporu, Avrupa açısından bir çaresizliğe işaret ediyor.

Devamını Oku
14.02.2026
Bilal Erdoğan ve kapitalizm

Bilal Erdoğan’ın kapitalizm “karşıtı” şu sözleri tartışma yarattı...

Devamını Oku
12.02.2026
Trump’ın vakti

ABD Başkanı Donald Trump’ın Umman’daki ABD-İran müzakeresi sonrası söylediği “Bolca vaktimiz var, acelemiz yok” sözleri önemli.

Devamını Oku
09.02.2026
Epstein meselesi

Dünyanın da Türkiye’nin de gündeminin en üst sıralarında Epstein meselesi var.

Devamını Oku
07.02.2026
Bahçeli ve Fidan’ın taktiği

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM grup toplantısındaki şu sözleri yine gündem oldu: “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet’ler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir!”

Devamını Oku
05.02.2026
ABD’nin yükünü kim paylaşacak?

Bir program olarak Ulusal Güvenlik Stratejisi ve onun harekât planı olarak Ulusal Savunma Stratejisi, “Önce Amerika” doktrininin işaret ettiği hedeflere, hangi araçlarla, hangi yoldan ulaşılacağının planlamasıdır.

Devamını Oku
02.02.2026
Kademeli entegrasyon

Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında bir anlaşma daha yapıldı.

Devamını Oku
31.01.2026
IŞİD’e Irak görevi

Suriye Savunma Bakanlığı’nın SDG’yle ateşkesi 15 gün uzattığını belirttiği açıklamasında dikkat çeken bir gerekçe vardı...

Devamını Oku
29.01.2026
Pentagon’un yeni strateji belgesi

Bugün Trump döneminde yayımlanan 2026 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesini, Biden döneminde yayımlanan 2022 tarihli Ulusal Savunma Stratejisi belgesinden farkları üzerinden analiz edeceğiz.

Devamını Oku
26.01.2026
Trump kurulu

Trump’ın başkanlığını yaptığı Gazze için oluşturulan barış kuruluna 19 ülke imza attı.

Devamını Oku
24.01.2026
ABD SDG’yi neden sattı?

PKK yöneticisi Murat Karayılan ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya dörtlüsüne soruyor...

Devamını Oku
22.01.2026
İransız iki proje

Medya kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bilgilendirme toplantısında, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a “Türkiye’nin Suudi Arabistan veya Mısır’la güvenlik ittifakı kurup kurmayacağı” sorulmuş.

Devamını Oku
19.01.2026
ABD’den SDG’ye yeni görev

Omurgasını PKK’nin Suriye kolu olan PYD/ YPG’nin oluşturduğu ve ABD’nin resmi müttefiki durumundaki SDG, Suriye ordusuyla kısa süreli çatışmanın ardından, kontrol ettiği Halep’teki iki mahalleden çekildi.

Devamını Oku
17.01.2026
İran’daki ölümlerin asıl faili Trump’tır

İran’da paranın değerinin düşmesine tepki gösteren Tahran çarşı esnafının haklı protestosuyla başlayan demokratik eylemler, ABD Başkanı Trump’ın kışkırtmasıyla kanlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Faturacılar

Henüz ABD-İsrail saldırganlığı yokken çok kutupluluğa şu eleştiri yapılırdı: “Çok kutupluluk halka ne kazandırdı, emekçilerin hayatını iyileştirdi mi?”

Devamını Oku
12.01.2026
Trump’ın ahlakı

ABD Başkanı Donald Trump, “Beni durduracak tek şey kendi ahlakım, uluslararası hukuka ihtiyacım yok” diyor.

Devamını Oku
10.01.2026
Grönland ve NATO gerçeği

Trump yönetimi, Batı yarımküreyi Çin’e kapatabilmek için yeni Monroe Doktrini ilan etti.

Devamını Oku
08.01.2026
Uzun çöküş

Evet, dünyanın hâkimi konumundaki düzen kurucu süper devletlerin çöküşü uzun olur ama ergeç olur. ABD süper devlet olmaktan çıktı, iki büyük devlet içinde büyüğü kalmaya çalışıyor aslında.

Devamını Oku
05.01.2026
Sosyalist-Kemalist ittifakı

Merdan Yanardağ, Birgün gazetesinde “yakın ve vahim tehdit” ile “sosyalist cumhuriyetçidevrimci ittifakı” başlıklı iki çok önemli yazıyla “Ne yapmalı” ve “Nasıl yapmalı” sorularının yanıtlarına işaret etti.

Devamını Oku
03.01.2026
Somali-Yemen hattı

İsrail Başbakanı Netanyahu, 34 yıl önce Somali’den ayrılan Somaliland’ı “demokratik ve ılımlı Müslüman ülke” olduğu ve “İbrahim Anlaşmalarına katılma isteği” gösterdiği için ilk tanıyan ülke olduklarını açıkladı.

Devamını Oku
01.01.2026
Özel’in görmediği o tehlike

CHP iktidar olmak istiyorsa asıl bu tehlikeye dikkat çekmeli ve asıl buna çözüm olacak “gerçek” bir ulusal savunma hedeflemelidir. “İktidar, Rus İHA’sı diye düşüremedi” şeklinde propaganda yaparak iktidara yürünmez, muhalefette kalınır.

Devamını Oku
29.12.2025
Stratejik taşeronluk

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bakanlıkta düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında, ABD’nin yeni Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nden hareketle dikkat çeken bir yorum yaptı.

Devamını Oku
27.12.2025
Türkiye test mi ediliyor?

Anımsayalım: Azerbaycan’dan dönen askeri uçağımız Gürcistan’da düştü ve 20 askerimiz şehit oldu. Bir haftadır sınırlarımızı aşarak çeşitli illerimize kadar gelen İHA sorunu var. Karadeniz’de ticari gemilerimiz hedef alındı. Hatta ticari gemilerimiz Afrika kıyılarında bile hedef alındı. Vurulan geminin sahibi, Rusya’yla ticareti durdurduklarını açıkladı. Ve şimdi de Libya Genelkurmay Başkanı Haddad ile kara kuvvetleri komutanı dahil askeri ekibini taşıyan “özel jet” Ankara’da düştü.

Devamını Oku
25.12.2025