Mehmet Ali Güller

Trump’ın son kumarı

09 Ocak 2021 Cumartesi

Dış İlişkiler Konseyi (CFR) Başkanı Richard Haas, ABD Kongresi’nin Trump taraftarlarınca basılmasını şu sözlerle yorumladı: “Eğer ABD çağının sonu başlamışsa, o gün bugündür.”

Kısmen yanılıyor Haas. Zira ABD çağının sonu çoktan başladı. ABD Hegemonyasının Sonu isimli kitabımızda ABD hegemonyasının ne zaman ve hangi olaylar nedeniyle inişe geçtiğini saptamış ve çok merkezli dünyanın kurulduğunu incelemiştik. Ve “Amerikan rüyası bitti, yeni bir dünya kuruluyor” demiştik.

Belki de o rüyanın bittiğini en özlü şekilde dile getiren kişi, tek kutuplu dünyanın son ABD Başkanı George W. Bush oldu: “Seçim sonuçlarına bu şekilde karşı çıkmak bizim demokratik cumhuriyetimizde değil, ancak muz cumhuriyetlerinde olur.”

Trump partisini kaybetti

ABD Kongresi’nin basılması, seçim sonucuna direnen ABD Başkanı Trump’ın son kumarıydı. Seçiciler Kurulu oylarının sayılacağı ve sonuçlarının resmileşeceği Kongre oturumunu baskılamak için Trump hem Washington’da miting düzenlemiş hem de taraftarlarını Kongre’ye yönlendirmişti.

Trump’ın, yardımcısı Mike Pence’i de kaybetmesinden sonra elinde kalan son kozdu bu…

Senato Başkanı sıfatı taşıyan ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Kongre’de seçim sonuçlarının resmileşmesi oylamasını yapmaya karar vermiş, Trump ise bu nedenle kendisini “cesaretsizlikle” suçlamıştı.

Kısacası Trump bu son kumarıyla kendi yardımcısını da Cumhuriyetçi Parti’nin senatörleri ile Temsilciler Meclisi üyelerinin büyük bölümünü de kaybetti.

Biden’ı ‘gayri meşru başkan’ yapma hamlesi

Peki, bu bir darbe girişimi miydi?

Pensilvanya Valisi Tom Wolf, New York Valisi Andrew Cuomo başta, pek çok vali “darbe girişimi” diyor. Yeni ABD Başkanı Joe Biden ise “demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne karşı bir kalkışma” olarak niteliyor.

Önemli bir asker ve polis desteği bulunmayan Trump’ın ağırlıklı olarak ırkçı-beyaz taraftarlarıyla Kongre basarak bir darbe yapabilmesi elbette mümkün değil.

O zaman Trump neden bu hamleyi yaptı? İşte “son kumar” dememiz bundandır.

Trump, seçim sonucunu artık değiştiremeyeceğini görüyor ama başkanlık koltuğuna oturacak Biden’a, “oynak bir zemin” bırakmaya çalışıyor. Biden’ın başkanlığının ABD halkının yarısı tarafından “gayri meşru” görüleceği, oynak bir zemin…

Bu zeminden, kendisi için olmasa bile, oğlu ya da damadı için bir başkanlık şansı yakalayabilmeyi umuyor. Ancak son kumarıyla Cumhuriyetçi Parti’nin en az yarısını da kaybettiğinden, bu şansını da yitirmiş görünüyor.

ABD Hegemonyasının Sonu

Trump, her ne kadar “hile yapıldı” diyerek seçim sonuçlarını tanımak istemese de bu seçimleri kazanamayacağını aslında görüyordu. O nedenle de daha yaz aylarında, seçimi ertelemeyi önermişti. Dahası satır aralarında sonucu tanımayacağının işaretlerini de vermişti.

2020 yılına girilmeden önce, seçimlerinin favorisi aslında Trump’tı. Ancak Trump salgınla mücadeleyi çok kötü yönetti. Öncelikle Çin’de salgının başlamasından memnundu. Trump’ın Ticaret Bakanı, açık açık salgının Çin ekonomisini zayıflatacağını, bunun da ABD ekonomisine yarayacağını savunuyordu. Ardından salgın ABD’ye geldiğinde ise Trump salgını küçümsedi; almadığı önlemler nedeniyle valilerle karşı karşıya geldi. Ardından patlayan “siyah öfke” Trump’ın desteğini biraz daha azalttı.

Tüm bu süreçte ABD ekonomisinin küçülmesi, işsiz sayısının artması, ABD özel sağlık sigortacılığının yetersizliğinin görülmesi, evsiz milyonların varlığı, şirketleri kollayan ekonomi paketinin çıkarılması, ABD’nin en zenginlerinin salgında daha da büyümesi ama yoksulların daha da yoksullaşması Trump’a seçimi kaybettirdi…

Bu tablo, ABD hegemonyasının inişe geçmesinin doğal sonucuydu…

Özetle ABD Kongresi’nin basılmasının arkasındaki esas neden, ABD hegemonyasının zayıflaması ve bunun halka ekonomik yansımasıdır. ABD’nin en zengin yüzde 1’inin servetinin, halkın yüzde 50’sinin toplam servetine eşitlendiği bir zeminde daha çok baskınlar, işgaller olacak…

O nedenle ABD açısından asıl sorun Trump ve ırkçı-beyaz destekçileri değil, “zengini zenginleştiren, yoksulu yoksullaştıran” kapitalist sistemin halktaki olumsuz sonuçları ve bunun doğurduğu önlenemez tepkilerdir.


Yazarın Son Yazıları

NATO’nun yeni konsepti 22 Şubat 2021
Anayasa tuzağı 15 Şubat 2021
Daha uzun telgraf - 2 8 Şubat 2021
Daha uzun telgraf – 1 6 Şubat 2021
İlk Türk tankı 4 Şubat 2021