Vatandaşlık oyununda ikinci perde
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Vatandaşlık oyununda ikinci perde

31.01.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

“400 bin dolara kaç vatandaşlık alınır?” başlıklı bir yazı kaleme almış ve belgeler ile sorular sormuştum.

Araştırmalarıma devam ettim, yeni bilgi ve belgelere ulaştım.

Bilmeyenler için önceki yazımı kısaca hatırlatayım.

“Yer: Kırıkkale, Doğanay köyü...

11 bin 572 metrekare arazi en son 7 Temmuz 2022 tarihinde 91 bin 500 TL resmi senet bedeli satılıyor.

Arsayı alan kişi bir değerleme şirketine bir ay sonra rapor hazırlatıyor ve arsanın bedeli rapora göre 22.8 milyon TL çıkıyor. Yani arsanın bedeli petrol veya gaz çıkmadıysa durduk yerde 4 ayda 244 kat artıyor.

Değer ölçümünden iki hafta sonra arsanın bir hissesini 7.3 milyon TL, diğer hissesini 7.4 milyon TL, üçüncü hissesini ise 7.3 milyon TL bedel ile Afganistan uyruklu Ahmad Fahım Nazarı, Mohammad Wasıf Abdulrahman ve Muhammad Alı Borohı Allah Bakhsh adlı yabancı uyruklu kişilere satıyorlar.

Neden 7 milyon biliyor musunuz?

Kanunda belirtilen 400 bin dolar değerini tutturabilmek için...

Tapu dairesi olayı fark ediyor...

Durumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bildiriyor. Bakanlık ilgili daireye yazı yazıyor ve arazinin gerçek değerinin resmi olarak belirlenmesini istiyor. 

Bakanlık, Kırıkkale Tapu Müdürlüğü’ne yazı yazıyor. ‘Değerlendirmeye esas olan alıcı ve satıcı arasında bedel transferini gösteren banka onaylı dekontlar e-arşiv siteminde yok’ diyor.”

Bakın bu kişiler Afgan uyruklu bunu aklınızda tutun.

Başka örneklere ve belgelere daha ulaştım.

Bu kez Kırıkkale Bahşılı ilçesinde 13 bin 799 metrekare arazi Yusuf Elitok adlı bir kişi tarafından 14 Eylül 2022 tarihinde 315 bin TL’ye satın alınıyor. 

Araziyi alan kişi değerleme firmasına araziye dair rapor hazırlatıyor ve arazinin bedeli 29.9 milyon TL tespit ediliyor!

30 Eylül 2022 tarihinde yani sadece 16 gün sonra arazinin 3 bin 849 metrekarelik bölümü Afgan uyruklu Sayed Kazım Qayumi adlı kişiye 7 milyon 434 bin TL’ye satılıyor. Araziyi alan kişi hemen vatandaşlık başvurusunda bulunuyor. Tapu müdürlüğü durumu görüyor ve şüpheleniyor.

Bir tane daha...

Beypazarı ilçesi Ayvaşık mahallesinde 47 bin 298 metrekare arazi var. Arazinin 9 bin 700 metrekarelik kısmı 15 Ağustos 2022 tarihinde Cebrail Torun adlı bir kişi tarafından 443 bin TL bedel ile satın alınıyor. Arsanın değerinin tespiti için yine değerleme firması rapor hazırlıyor ve 47 bin 298 metrekare arsanın bedeli 248 milyon, 9 bin 700 metrekare arazinin bedelinin ise 51 milyon TL olduğu tespit ediliyor. 

Cebrail Torun 9 bin 700 metrekarelik arazisinin 1690 metrekaresini 30 Eylül 2022 tarihinde Afgan uyruklu Hosnıa Abdul Hussaın’a 7 milyon 404 bin TL’ye, 1690 metrekaresini de yine Afgan uyruklu Hamıdullah Hakımı adlı kişiye 7 milyon 404 bin TL bedel ile satıyor. Arsayı alanlar da hemen vatandaşlık başvurusunda bulunuyor. Tapu müdürlüğü yine tespit ediyor.

Başka örnek daha vereyim...

Ankara Polatlı ilçesi İstiklal Mahallesi. 7 Temmuz 2022 tarihinde Fevziye Şafak adlı kişi 775 bin TL bedel ile arazi alıyor. Araziyi aldıktan sonra değerleme şirketi rapor hazırlıyor. Arazinin bedeli 22 milyon 500 bin TL deniyor. Araziyi Najeebullah Bayat, Nazar Mohammad Samadı, Turabaz Nasari adlı Afgan uyruklu kişilere 7 milyon 300-7 milyon 400 TL değer ile satıyor. Arsaları alanlar soluğu hemen vatandaşlık başvurusu yapmakta alıyor.

Daha onlarca örnek yazabilirim...

Bu bir planlı organizasyon...

Değerleme firmalarını seçmeyi serbest bıraktıkları için bu firmalar ile danışıklı dövüş halinde “katakulliler” yapılıyor.

Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği (TDUB) var. Bakın sayfasına, üyelikten çıkarılan, uyarı cezası verilen tüm firmaların ve kişilerin isimleri var.

Özellikle Afgan uyruklu kişilere çalışan özel değerleme firmaları var. Hatta bu değerleme firmalarının içerisinde olmayan binaları varmış gibi göstererek Afganlara vatandaşlık almaya çalışan var. Nasıl olur demeyin. Olmuş hem de Bolu Göynük’te! Firma A.K.Gayrimenkul Değerleme firması. 

Yine aynı şekilde Yahşıhan’da olmayan binaya değerleme yapan D. Gayrimenkul Değerleme firması var. İstanbul’da, Balıkesir’de her yerde varlar.

Bakın size son bir örnek verip bitireyim.

Balıkesir Ayvalık Hacıveliler adresinde bulunan bir taşınmaz 7 Kasım 2022 tarihinde S.G. tarafından Sudan uyruklu Gamaleldın Mahadı Mohamed Yousıf adlı kişiye 7 milyon 457 bin TL’ye satılmış gibi Büyükçekmece’de bulunan noterden Sudanlının vekili ve şirket yetkilisi ile satış sözleşmesi düzenleniyor. Satış yapan taraf parayı nakden aldık diyor ve noter sözleşmesinde “Satış sonrası 3 yıllık satılamaz şerhi koyacağız” diyor.

Satın alan da “Ben parayı nakden ödedim ve vatandaş olmak istiyorum” diyor.

Bu satış sözleşmesi ile vatandaşlık başvurusunda bulunuyorlar.

Buraya kadar her şey tıkırında işliyor.

Ancak işlemleri yapan firmaya operasyon yapılıyor ve ellerindeki işlemler durduruluyor. Operasyonda firma yetkilileri, noter çalışanları gözaltına alınıyor. Operasyon sonucunda bu firmanın vatandaşlık işlemleri için aynı yöntemi birçok defa kullandığı belirtiliyor.

Hal böyle olunca satış gerçekleşmiyor. Sudan uyruklu kişi 25.01.2023 tarihinde noterden ihtarname gönderiyor ve bana 400 bin dolarımı geri verin diyor. 

Ayrıca tapuda yapılan incelemede ne görsünler. Taşınmaz zaten bir firma üzerine kayıtlı gözüküyor.

Olayın aslı işe şu: Üzerinde AVM projesi olan bir arazi var. Üzerinde hiçbir konut yok. Satış vaadi ile bir sözleşme yapılıyor noterde. Bu şekilde sadece harç yatırılıyor. Notere 400 bin doları aldığına dair sunulan dekont veya belge de yok. Sonra gayrimenkul ekspertiz raporu alınıyor ve devamında vatandaşlık başvurusunda bulunuyorlar. Bu şekilde noterden sadece harç ödenerek vatandaşlık alınmasının önü açılıyor.

Bu işlemler için aslında aracılar sadece 30-40 bin dolar alıyorlar. Satış gibi gösteriyorlar ve şerh koyuyorlar veya usulüne uyduruyorlar.

Uzun lafın kısası vatan toprağı, çapulcuların yabancı uyruklulara peşkeş çektiği, vatandaşlık almak için ayak oyunları yaptığı bir yer haline geliyor.

Bizim gibi emekçi insanlar, emekliler, garibanlar da seyrediyoruz olup biteni...

Yazarın Son Yazıları

Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025