ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı hava savaşının birinci ayında, kara savaşı konuşulmaya başlandı. Bu koşullarda kara harekâtı karaya oturmaktan başka bir işe yaramaz!
Amerikalıların da karşı olduğunu, on milyon kişilik yürüyüşle gösterdiği bir ortamda Trump’ın ayaklarının yere değmesi mümkün mü?
Görünüşe göre değil... Trump bu aşamadan sonra korkarız daha çılgın adımlar atmaya niyetlenebilir. Yalnızlaştıkça çılgına dönüyor, çılgına döndükçe daha da yalnızlaşıyor. Kralların tarih boyunca ikilemi bu.
Trump’ın ABD’deki destekçileri bile kara harekâtını duyunca ilk şu tepkiyi verdi:
- Önce oğlunu askere al, sonra biz de yazılırız!
Avrupa ilginç bir tavırsızlık içinde. Bunun iki nedeni olmalı:
1- ABD, İran’da kaybedebilir. Kaybeden tarafta olmamak.
2- Trump’ın iyi bir ders almasını istemek.
***
Trump’ın kara harekâtını dillendirerek karaya oturmasına gönderme yaptık ama bunu kara mizah unsuru olsun diye vurgulamadık. Trump birinci ayın sonunda aklıselimle hareket etmek yerine ne pahasına olursa olsun başarı elde etmek üzerine bir ruh hali içinde.
Her olasılığa evet demesinin nedeni bu. O olasılıklardan biri şuydu:
Suriye ve Irak’taki PKK-PYD unsurlarından “kara birliği” yapıp İran’a onlar aracılığıyla girmek. Bu güçleri İran içindeki PJAK’la birleştirmek.
Bu plan ilk haftanın sonunda konuşulmuş, akılcı bulunmamıştı. Ya da bölgede karşılık bulmamıştı. Birinci ayın sonunda yeniden ısıtıldığına ilişkin dikkat çekici kulisler var. Suriye’den Irak’a geçirilen gücün 2 bin 500’lük bölümünün ağır silahlarla dolatıldığı, her türlü operasyona hazır hale getirildiği konuşuluyor. Buna Kandil’in yanıtının ikircikli olduğu yönünde değerlendirmeler var.
Bu tablo ABD’nin bölgede terör örgütlerinden “kullanışlı birlikler” oluşturmak gibi bir yola girdiğini gösteriyor. Elbette şaşırtıcı bir durum değil. Bölgedeki aniden yükselip çöken, sonra başka bir adla yine fırlayan, her türlü silahı bulmakta güçlük çekmeyen terör örgütlerinin kimler tarafından kullanıldığını görmemek için emperyalizmin uşağı olmak gerekir!
İran da buna göre önlem alıyor. Irak’taki ABD temsilciliklerine saldırı düzenlemesinin, Neçirvan Barzani’nin evini hedef almasının nedeni bu. 1980- 88 arasındaki İran-Irak savaşında Barzani, Saddam yönetimine karşı İran’ı desteklemişti.
ABD, yine böyle bir zemin yaratmanın yolunu arıyor.
İran’da merkezi yönetimin PJAK’ın etkin olduğu bölgelerde yerli milisleri ayrıca silahlandırdığı bilgisi var.
***
Yukarıda özetlediğimiz tablo Türkiye’nin Anadolu diliyle, dokuz düşünüp bir adım atmasını zorunlu kılıyor.
NATO’yu çöpe atan, Avrupa’ya çemkiren Trump’ın Türkiye’yi yere göğe sığdıramamasının bir nedeni olmalı!
Türkiye’nin çıkarı Amerika’ya ne kafa tutmaktan geçiyor ne çanak tutmaktan!
İktidar, Türkiye’nin uzun yıllar içinde sınanmış, yerleşmiş, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini özümseyerek hareket etsin, yeter.
Fotoğrafın en büyüğü Büyük Ortadoğu Projesi (BOP). BOP işliyor. Türkiye’nin buradaki rolü Erdoğan’ın 2005’teki, “Biz Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlarından biriyiz” sözünden beri tartışılıyor.
İran’daki gelişmeler bağlamında iktidarın “terörsüz Türkiye” projesi de zamana yayılmış görünüyor.
Bütün bunları toplayıp ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Türkiye’ye ve bölgeye diktiği yeni modellerle çarpınca durum daha vahim hale geliyor.
Bütün mesele bu:
Amerikan modeli olmamak!