Avrupa’ya ilk gidişimde bilim insanları bana "Avicenna'yı okuyor musunuz" diye sordular.
Onlar bu büyük filozofu “Avicenna” adı ile anıyorlar. Adeta modern tıbbın kurucusu gibidir o Avrupa’da.
980 yılında günümüzde Özbekistan sınırları içinde kalan ve o dönem Sâmânîler Devleti'nin başkenti olan Buhara yakınlarındaki Afşana (Efşene) köyünde doğan İbni Sina (Avicenna) hastalıkların nedeninin mikroplar olduğunu ilk defa ortay koymuş, hastalıkların bulaşmasının nedeninin bu olduğunu söylemiştir. Ayrıca kanın besinleri taşıdığını da ifade etmiştir.
İbni Sina, yine bir Türk-İslam bilim insanları Farabi’den ve Biruni’den etkilenmiştir.
Geçen hafta da kutladığımız, 14 Mart tıp bayramlarını yıllarca çok güzel andık.
Türk tıbbı Hulusi Behçet gibi, Akil Muhtar gibi, Mazhar Osman gibi, Tevfik Sağlam gibi büyük hekimler yetiştirdi. Kimi zaman da bu canını bu ülke için verdi. 1915 yılında Tıbbiye'ye 1. sınıf öğrencilerinin tamamı Çanakkale'de şehit olmuştur. Bir de hiç unutamayacağımız ‘Tıbbiyeli Hikmet’imiz var.
1919’da Sivas Kongresi'nde manda ve himaye fikrinin tartışılması üzerine Tıbbiyeli Hikmet, “Mandayı kabul edemeyiz. Eğer manda fikrini kabul edecek olanlar varsa bunları şiddetle reddeder ve kınarız”der ve daha sonra doğrudan Mustafa Kemal Paşa’ya “Paşam siz de manda fikrini kabul ederseniz sizi de reddederiz. Mustafa Kemal Paşa’yı vatan kurtarıcısı olarak değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz.” Demiş bir simgedir. Mustafa Kemal de onu “Evlat içiniz rahat olsun. Biz azınlıkta kalsak da mandayı kabul etmeyeceğiz. Manda da yok, himaye de. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm!” Sözleriyle yanıtlamıştır. Onu minnetle anıyoruz.
Tıbbiyeli Hikmet aynı zamanda sahnelerimizin parlak sunucusu, gazeteci ve aktör Orhan Boranı'n babasıdır.