Ebola ve Hantavirüs gibi çevresel kökenli hastalıklar, artık salt klinik olgu değil, küresel iklim ve ekosistem çöküşünün (çevre kirliliği, tarım, orman yangınları...) birer belirtisi-sonucu! Kurumsal açıklamalar şöyle:
- Sağlık Bakanlığı: Ebola için Halk Sağlığı Acil Durum Yönetim Planı elde. Hantavirüs özelinde ise Türkiye’de olguların endemik olduğu (özellikle Karadeniz bölgesi, Puumala tipi) bilinmekte, ancak bir patlama olduğuna ilişkin resmi bildirim yok. Unutulmuş ama varlığını sürdüren bir zoonoz (hayvan––> insan). Bakanlık, sınır geçişlerinde ve hastalık kuşkulu kişiler için Bulaşıcı Hastalıklar Sürveyans Rehberi’ni temel alıyor (sürekli güncellenmeli). DSÖ ve ilgili ülkelerle veri alışverişi, işbirliği yapıyor.
- DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü): Ebola için Afrika’daki son odaklarda (Uganda, Kongo) Halk Sağlığı Acil Durumu ilan etti. DSÖ, bunun bir pandemiden (küresel salgın) çok, bölgesel bir güvenlik tehdidi olduğunu vurguladı. Hantavirüs için ise doğrudan pandemi alarmı yok ancak ağır çevresel kirlenme nedeniyle Patojen X başlığı altında, bu tür zoonoz risklerinin izlenmesini öncelikli olarak önerdi.
- CDC: Ebola’yı Entegre Hastalık Sürveyans ve Yanıt (IDSR) sistemiyle izlemekte. Hantavirüs konusunda CDC, özellikle kemirgenlerin iklim değişikliğiyle yer değiştirmesi sonucu riskli temas bölgeleri (ABD’nin Batı eyaletleri) için halk sağlığı uyarıları yayımlamakta. ABD, düşük düzeyli alarm verdi ülkesinde.
Aşı ve sağaltım (Tedavi)
- Ebola: Ervebo ve Zabdeno/ Mvabea adlı iki etkili aşı var. Sağaltımda monoklonal antikorlar (Inmazeb, Ebanga) devrim niteliğinde başarı sağladı. Türkiye bu konuda tüm ilaç vb. stratejik hazırlığını yapmalı.
- Hantavirüs: Ne yazık ki yaygın bir aşı veya özgül antiviral sağaltım yok; tümüyle destekleyici (yoğun bakım, oksijen desteği...). Bu durum, Hanta’yı epidemiyolojik olarak çok daha tehlikeli kılıyor.
***
2021’de G-20 ülkelerine sunulan Roma Bildirisi: Çoklu Kriz (Polycrisis) ve Ardışık Afetler
Raporda “İklim felaketi, pandemi ve ekonomik çöküşün birbirini tetiklediği ardışık-içiçe afetler (cascading disasters) bir zaman değil, bir ‘varoluş’ sorunudur” deniyor. DSÖ’nün yıllardır vurguladığı Tek Sağlık-Tek Tıp yaklaşımının, politik karar vericilerle buluştuğu noktadır. O halde Dünya genelinde yapılacaklar:
- Ekosistemin ivedi onarımı: Yaban yaşamı ile insan yaşam alanı arasındaki tampon bölgelerin yasal korumaya alınması koşul. Öbür canlıların yaşam alanına dokunmamak, nüfus artışımızı durdurmak.
- Tek tıp-Teksağlık (İnsan-Hayvan-Çevre Sağlığı) bütünlüğü: Tarım, Çevre ve Sağlık Bakanlığının ortak erken uyarı sistemi kurması ve sıkı eşgüdümişbirliğiyle çalışması, Hanta için somut ve tipik gereklilik.
Türkiye özelinde:
Epidemiyolojik izlem, sürveyansın (izlem-değerlendirme-eylem) güçlendirilmesi zorunlu. Aile hekimliği düzeyinde, özellikle kırsal kesimde sıra dışı ateşli hastalık bildirimleri laboratuvar temelli (PCR) olarak artırılmalı. Hekimler Hantavirüsü sıklıkla atlıyor. Açıklanamayan ateşli hastalık ve özellikle akut böbrek yetmezliği (Kanamalı Ateşli Renal Sendrom) ile başvuran hasta öyküsünde kemirgen (fare vb.) değinimi (teması) mutlaka sorgulanmalı. Hanta’nın Türkiye’de ender görülmesi, sıklıkla tanı konamama sorunu. Yoğun bakımda açıklanamayan kanamalı olgularda Hanta akla gelmeli. Kuşkulu tanı da olsa bildirimi zorunlu. Herhangi bir yerde-zamanda olgu kümelenmesinin erken yakalanması ve Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün hemen eyleme geçmesi kaçınılmaz. DSÖ hızla bilgilendirilmeli, desteği alınmalı.
- Kentsel iklim yönetimi: Hantavirüsün artış gösterdiği bölgelerde kemirgen denetimi ve atık yönetimi amacıyla yerel yönetimlerle, turizm işletmeleri, okullarla.. eşgüdüm stratejik bir halk sağlığı eylemidir.
- İletişim yönetimi: Halkı ürküye (paniğe) düşürmeden, temas riski konusunda bilgilendiren, saydam ve bilimsel risk iletişimi gereklidir. Bir “Sağlık Bakanlığı Sözcüsü” (ABD: Surgeon General) belirlemeliyiz.
- Riskli kesimler: Çiftçiler, orman işçileri, doğa yürüyüşçüleri ve kemirgen yoğunluğu olan yerler riskli.
- Korku yerine önlem: Halkta salgın korkusu yaratmak yerine, kemirgen denetimi ve hijyen, özellikle kemirgen idrarı-dışkısı ile karışmış tozların solumamak için ıslak ve maske takarak çalışma gibi farkındalık geliştirilmesi en etkili korunma önlemlerdendir. Temizlik işleri emekçileri öncelikli olabilir.
Özetle: Hantavirüs Türkiye’de salt tıp eğitiminde değil, tersine klinikte gözden kaçan ancak özgün önlemlerle yönetilebilir bir zoonoz. Pandemi tehdidi ve alarmından çok yaban yaşamına saygı, izleme-tanı yetimizi artırmak, hijyenik binalar gerek. Salgınlar salt laboratuvarlarda değil, yanlış kentleşme ve doğa yıkımı yapılan ofislerde de yönetilir! Bilimsel soğukkanlılık ama bilimsel özen sergilemek ilk işimiz.