CHP’yi bölme projesi - Hüseyin Karataş
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

CHP’yi bölme projesi - Hüseyin Karataş

01.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Emperyalizm, bir ülke kaynaklarını yemek amacıyla aldığı kendi gizli kararlarını, o ülkeye dostmuş gibi davranarak uygulatır. Uygulamaya geçirmek için de o ülke yönetiminin sorgusuz itaatine gereksinimi vardır.

Yöneteni öncelikle seçer ve seçtiğini o ülke halkına seçtirir. Böylece ülke kaynakları, sorgusuz sualsiz emperyalist gücün cebine şırıl şırıl akar.

Seçtiğini seçtirmek için ülkede halkın inancını kendi seçtiğine yönlendirmek zorundadır. Gereği neyse yapılır elbette... Olaylar, ekonomik sorunlar, para akışları, swaplar ayrı ayrı birer inanç kaynağıdır. Bunlardan kimin kazandığı halkın tartışması konusu değildir. Halk, geldiğimiz günlerde sosyal medya ve yönlendirilmiş yandaş televizyon kanalları ile ikna edilir.

Böylece, seçtiğini seçtirir ve iç içe olduğu yönetimle cepsel ilişkiler başlar. Onlarla iç içe bir gelecek yolu açılır.

İstemediği muhalefeti ele geçirmek de emperyalizmin amaçlarından biridir. Emperyalizm önceleri göz diktiği kaynakları ele geçirmek için gider, savaşır ve alırdı. Sonraları baktı ki bu savaşta her zaman az da olsa insan kaybı ve maddi zarar var, bir başka çözüm yolu yarattı.

İki komşu ülkenin bütün kaynaklarını ele geçirmek için ikisi ile de dostluk senaryoları yazdı. Dost oldu ve sonrasında ikisini savaştırarak ikisini de ayrı ayrı destekledi. Sonuçta, savaşı kim kazanırsa kazansın kaynakları emperyalizm kazandı. İki ülkenin kaynakları emperyal patronun cebine girdi.

Kendi seçtiğinin iktidarı kaybetmemesi için verilen çabalar bazen yetersiz de kalabiliyor. Muhalefeti ele geçirmesi mümkün olmayabiliyor. Bu durumda muhalefetin iktidar olmaması için de gereken tüm yollar kullanılıyor.

Muhalefet bütün çabalara karşın ele geçirilememiş ise, ülke kaynaklarının kaybı riskinin ortadan kaldırılması için en kolay yol da muhalefeti bölmektir. Böylece seçilmiş erk görevine, kaynaklar da emperyalist gücün cebine akmaya devam eder.

Muhalefetin bölünmesi için yeni bir muhalefet partisi çıkartmak en kolay yoldur. Böylece bölünen oylar emperyalizmin mevcut yöneticilerinin göreve devamını sağlar.

SEÇİLMİŞ İLE ATANMIŞ

Mevcut muhalefet CHP’nin gücü, tek başına iktidarı yıkacak boyuta ulaştığı için, CHP’nin gücünün yok edilmesi veya parçalanması söz konusu olunca bunları hatırladık...

Malum, Kılıçdaroğlu görülmemiş, duyulmamış bir mutlak butlan kararı ile genel merkeze polis gücüyle, zorla girdi ve genel başkan unvanını aldı. Ancak genel başkan Özgür Özel’in bugüne kadar partinin tanınırlığına ve gücüne katkısı, seçilmiş ile atanmış tartışması ile bir bölünme yolu açtı. Ama sadece bu tartışma sonucu belirleyemiyor.

Bizdeki siyasette, birini öne çıkartmak için onun değerini ispatlamak değil, diğerinin değersiz olduğu iddiasında bulunmak yetiyordu. Şimdilerde bu yöntem yargı eliyle yürüyor izlenimi var. Delile gerek yok, aç davayı, tutukla ve seninki önde ve tek.

MUTLAK BUTLAN MUTLUSU

Kılıçdaroğlu’nun gerçekten parti genel başkanlığına kabulü ile yola devamı için daha kabul edilebilir olması gerek. Bunun için de rakibinin silinmesi ve kendisinin görünür kılınması için, sadece içeriden seçmenin değil, dünyanın göreceği bir hamle gerekir. Bu hamle, televizyonlardan, sosyal medya kanallarından herkese ulaşmalı.

Sanki öyle bir proje var. Trump yakında Ankara’ya gelecek. Uçağının ineceği milyon dolarlar harcanan özel pist tamamlandı.

Cumhurbaşkanı, Trump’ı yeni yaptırdığı pistte karşılarken belki de Kılıçdaroğlu’nu da yanına alabilir. Böylece Kılıçdaroğlu, “ana muhalefet partisi genel başkanı” unvanı almış olur ve Trump, “Kılıçdaroğlu’na da ‘dostum’ dedi” haberi olur! Birisinin dünyada bilinirliği ve içeride “muhalefette paramparçalık” projesi yürürlüğe girer.

Kime yarar?

AV. HÜSEYİN KARATAŞ 

Yazarın Son Yazıları

‘Vasata alışmak’ - Buğra Gökçe

66’ncı pazarın kahvaltısı bana vasata alışma meselesini düşündürdü.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP’yi bölme projesi - Hüseyin Karataş

Emperyalizm, bir ülke kaynaklarını yemek amacıyla aldığı kendi gizli kararlarını, o ülkeye dostmuş gibi davranarak uygulatır.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP Kuvayı Milliye’dir - Gani Aşık

Bandırma Vapuru 16 Mayıs 1919’da Galata rıhtımından Samsun’a hareket ettiğinde ne vapurda ne de Türkiye genelinde Mustafa Kemal’den başka hiç ama hiç kimsenin aklında bir kurtuluş alazı yakma düşüncesi yoktu.

Devamını Oku
01.07.2026
Milletvekiline örgüt isnadı - Erdi Yetkin

Hukuken yapılamayacak politik aksiyonlar alındıktan sonra “ancak bu yapılan hukuki değildir” şeklinde görüş bildirmenin Türkiye’de bir karşılığının olmadığını yeterince deneyimledik.

Devamını Oku
29.06.2026
Ankara’da NATO sıkıyönetimi - Kaan Eroğuz

Kurulduğu günden bu yana, dünyanın birçok coğrafyasında darbeler, cinayetler, saldırılar ve ambargolar gerçekleştiren NATO, 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni düzenlemek için 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyetimizin başkentine, Ankara’ya geliyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026