Süreci başlatan Erdoğan-Bahçeli Cumhur İttifakı’nın amacı açık, Erdoğan’ın seçimi kazanmasıyla süreci sonlandırmak. Süreç, birbirinden bağımsız gibi gözüken iki koldan sürüyor. Bahçeli ile DEM kanalı, Erdoğan tarafından da CHP kanalı. CHP kanalıyla ilerleyen, DEM kanalından tam bağımsız değil, Erdoğan-Bahçeli zaman zaman karşılıklı paslaşmalarla destek veriyorlar. CHP kanalı, DEM’e verilecek ödün ve anayasanın içeriği kapsamında belirleyici olacak.
Seçime gidiş konusunda göstergeler, işaretler belirtiliyor. En önemli belirti, CHP’nin başına devlet desteğiyle Kılıçdaroğlu’nun monte edilmesidir.
Olağanüstü kurultay yapılmayacağı, bu konudaki istek, çözüm önerilerinin -özür dilerim- halk deyişiyle havanda su dövmek olduğu artık anlaşıldı gibi. Sonuç alınamayacağı öngörülecek kurultay, delege iradesi diye boş yere çaba harcanmamalıdır.
Kılıçdaroğlu yine siyasal etikte uyumlu olmayan oyalama taktiklerine başvuruyor. En hızlı şekilde 5-6 ay içinde olağan kurultayın toplanacağından söz ediyor. Yine özür dilerim, kaç saf Kılıçdaroğlu’nun 5-6 ay içinde kaybedeceği kurultayı toplayacağına inanır? Kılıçdaroğlu’nun görevi, kullanılma süreci seçime kadardır. Seçimi Erdoğan kazandıktan sonra Kılıçdaroğlu kullanımdan düşer. Yerleşik kurulu düzen daha güçlü şekilde ülkeye yerleşir. Cumhuriyet, demokrasi, adalet, tam bağımsızlık söylem olarak havada kalır.
Kişiler bir şeyler yapıyormuş gibi gözükerek yapmayarak, boş yere emekle aslında bir şeyler yapmaktan kaçınmaktadır.
Bana kurultay toplama, uzlaşı, birlik, beraberlik, söylemleri parti içi mücadele, partiyi terk etmeme; sonuçsuz, oyalanma gibi geliyor. Cumhur İttifakı’nın varmak istediği sonuç görülmeli, süreci kesmenin yolları aranmalıdır.
İyi niyetli kişi ve gruplar olmadığında uzlaşı, birlik-beraberlik nasıl sağlanır? Parti içi mücadele nasıl yapılır, kazanılır? Söylem değil, eylemi somutlaştırmak gerekir. Anayasanın uygulanmadığı bir düzende parti tüzüğü mü uygulanır? İhraç, görevden alma, feshetme, oyalama, tıpış tıpış anlayışı sürerken parti içi mücadele nasıl yapılır?
Zaman kaybı oluyor. Uçum ve Bahçeli’nin açıklamalarına göre seçime daha iki yıl var gibi izlenimi uyandırılıyor, ancak yanıltıcı erken bir seçimin alalaması olabilir.
CHP, bağımsız yargı kararı deniliyor ama aslında cebren, mutlak butlancı da denilen grubun işgali altındadır. Bu yapı ile seçim kazanma olanağı da zaten niyeti de yoktur. Nihai amaç Erdoğan’ın seçimi kazanmasıdır.
Bu koşullar altında, önemli olan partinin yönetimi değil, olası seçimi kazanarak süreci durdurmaktır. CHP’yi temsil eden yani parti çözüm olabilir. CHP’nin örgütü iki milyon üye, oyu 12 milyondan fazla, asıl taban oy verenlerdir.
Özgür Özel’e ilgi ve beklenti var. Oylar kişisel değil, belli beklentileri olan kitleseldir. Anketler de yeni partinin birinci parti olabileceği yönde. Amaç, seçim kazanarak, CHP’yi de fuzuli işgalcilerden kurtararak partiyi canlandırmak, yaşatmaktır. Yeni parti ile partiden ayrılınmıyor, partiyi yaşatmak amaçlanıyor.
Cemil Tugay’ın açıklamaları açık ve dürüsttür. İkili oynanmamalıdır. Tanju Özcan ilk günden beri Kılıçdaroğlu’na tavır koyanlardandır.
Cumhur İttifakı, Erdoğan’ın amacı belli ve süreci aşama aşama sonuca götürürken havanda su dövmenin, yargıdan beklentinin bir sonucu yoktur.