İnadına şiir
Ataol Behramoğlu
Son Köşe Yazıları

İnadına şiir

01.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsanlığın ortak dili diye adlandırdığım şiir, insanlığımızın pek de iç açıcı olmayan bu döneminde var olmayı sürdürüyor.

1965 kuşağının önde gelen şairlerinden Nihat Behram’ın Everest Yayınları arasında yer alan Düşlüyorum adlı şiir kitabı, içinde bulunduğumuz yıl yayımlanan şiir kitapları arasında da ön sırada yerini aldı.

Hapislerle, sürgünlerle, sıkıntılarla ve onurla sürdürülerek 80. yılına ulaşan bir yaşamın özeti gibi kısa, özlü bilgelik dolu şiirlerden birinde acılı ve yine de umuttan yoksun olmayan bir sesle şöyle demekte Nihat Behram:

“Bir yüzü hasret ayazı

bir yüzü sevda alazı

iki yüzün keskin bir bıçak

ağzımda

Ondan ki

bir ömür sesim kanadı

soluğum yaralıdır duman tüter avazım”

Gazetemizin yarınki (2 Temmuz 2026) kitap dergisinin kapağında, 80. yaşına saygı olarak şairimizin yer alacağını duyuralım.

Uluslararası gerçek ve haklı bir üne sahip Arnavut şair Visar Zhiti’nin Tekin Yayınevi Dünya Şiir Okyanusu dizisi içinde (F. Büşra Çalış’ın İngilizceden başarılı çevirileriyle) yer alan şiir kitabı Güneş Toplamak, şiir severlerimiz için tadına doyulmaz bir okuma armağanı olacak.

Çoğunlukla hapishane hücresinde ya da sürgünlerde yazılmış bu şiirlerin, son yıllarda dünya şirinden okuduğum en özgün, en dokunaklı, en insanca şiirlerin başında geldiğini söyleyeceğim.

Şimdilerde yaşam yoldaşı eşiyle ABD’de yaşamını sürdüren, pek çok ulusal ve uluslararası ödül sahibi, 74. yaşının tadını çıkaran sevgili arkadaşıma selam olsun.

Arife Kalender ve şiiri bir yanıyla bana Safo’yu hatırlatır. Bir yanıyla çünkü onun geniş ufuklu şiiri tek bir temaya sığmaz.

Birkaç ay önce yayımlanan son kitabı (Papirüs Yayınları, Kökler ve Kemikler) üzerine Zeynep Yılmaz’ın sevgili şairimizle yaptığı söyleşide (bkz. Cumhuriyet Kitap 4.6.2026) söylenenlere eklenecek fazla bir şey yoktur.

“Bedenimde hiç kimsenin hakkı yok/ alırsa elimden aşk alır ancak” diyen şair (söyleşiyi yapan yazarın sözleriyle) “erkek söylemindeki cinsel obje kadınının isyanını dile getirirken” son kitabında yaşama çok daha geniş bir görüş açısından bakarak yaşam ve ölüm, insanın insana ve doğaya yabancılaşması gibi sorunların yanısıra toplumsal adaletsizlik konusunu da gerçek bir ustalık ve derinlikli metaforlarla irdeliyor.

Şiir severler Arife Kalender’in sadece bu son kitabını değil, “Kadın Burcu” başta olmak üzere bütün kitaplarını edinip okumalılar.

Kitabındaki tanıtımda öykü türünde yapıtlarını gördüğüm Meriç Renkver’in belki de ilk şiir kitabı olan Karanlıkta Furuğ Olmak (Telos Yayıncılık) bu yıl yayımlanan şiir kitapları arasında ilgimi en çok çekenlerden bir oldu.

1960 başlarında Furuğ Ferruhzad’in Yeryüzü Ayetleriyle ilk kez karşılaştığımda büyülenmiştim. O ilk okuyuşta zihnime kazınan dizeler hâlâ yerli yerindedir.

Furuğ’un 20. yüzyılın en büyük dünya şairlerinden biri olduğundan, şiiriyle de yaşamıyla da (tıpkı Macar Attila Jozef gibi) her zaman esin odağı olacağından kuşku duymam.

Meriç Renkver, incelikli temalar, sözcükler, anımsayışlar, anımsatmalar, uzak yakın çağrışımlarla, usulca, acelesizce, okuru yürektaşı Furuğ’un ve kendisinin dünyasına taşıyor. Bu kitap özel bir dikkatle, tadını duyumsayarak okunmaya değer.

Bu yazıda son olarak sevgili dostum, kardeşim Ünal Ersözlü’nün Böğürtlen Öpücüğü (Yakın Yayını, Aralık 2025) adlı kitabına değineceğim.

“Çağımızda insan, öz yurdunun sürgünü/Sadece aşk özgürleştirir tüm çocukları” diyen şair, klasik Latin ve Doğu şiirinden söyleyiş ve tema esinleriyle ördüğü 77 şiirle, her yerde birlikte olduğu Hera’sına sesleniyor. Ergun Hiçyılmaz’ın hediye ettiği, Paris’teki bir koleksiyonerden edinilmiş nadide fotoğraflar özenle basılmış kitaba özgün bir sanatsal değer katıyor.

2026’nın bana ulaşan şiir kitapları elbete sadece bunlar değil.

İlerideki yazılarda şiire daha sıklıkla yer ayıracağım.

Sevgili okurlarım, şairleri yalnız bırakmayın.

O zaman onlar da sizi yalnızlığından kurtaracaklardır.

Bu arada sizden ve sevgili gazetemden birkaç hafta dinlenme ve içe dönme izni istiyorum.