Kadıköy’ün kitap aşkı!
Arif Kızılyalın
Son Köşe Yazıları

Kadıköy’ün kitap aşkı!

01.07.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Söğütlüçeşme’deki yılların Kadıköy Belediye binası, müthiş bir hafta yaşadı. 12-21 Haziran tarihleri arasındaki 10. Kadıköy Kitap Günleri, bir fuardan öte İstanbul’un, hatta Türkiye’nin en önemli edebiyat buluşma alanına dönüştü. Oysa geleneksel kitap fuarının Haydarpaşa Garı’ndaki inşaat nedeniyle biraz da zorunluluktan belediye bahçesine alınması çekincelere neden olmuştu, “Acaba Haydarpaşa’daki fuarların gerisinde kalır mı” diye. Ancak 100 civarı yayınevi 12’sinde başlayıp 21 Haziran Pazar günü saat 21.00’e kadar kitapseverlerin adeta hücumuna uğradı, binlerce kitap satıldı. Kayıtlara göre ziyaretçi sayısı 150 bin. Elbette insanlar sadece kitap almak için gelmedi Kadıköy Belediyesi’nin bahçesine, kimi söyleşileri dinledi, kimi imza alanlarının önünde uzun kuyruklar oluşturdu, kimi de yazarlarla fotoğraf çektirip yaz akşamındaki sıcak anları ölümsüzleştirdi. Ayşe Kulin, Işıl Özgentürk, İnci Aral, Buket Uzuner, Mustafa Balbay, Adnan Özyalçıner, Fikri Sağlar, Zeynep Oral, Mehmet Güreli, Timur Soykan, Murat Ağırel, Barış Terkoğlu, Sevim Ak, Aslı Tohumcu, Murat Gülsoy, Şevval Sam, Alper Canıgüz, Şükrü Erbaş, Haydar Ergülen, Behçet Çelik, Figen Şakacı, Melike İlgün, Orhan Alkaya, Altay Öktem, Murat Uyurkulak, Mehtap Meral, Gonca Özmen, Pelin Özer, Mahir Ünsal Eriş, Aytül Akal, Müge İplikçi’nin de aralarında bulunduğu 500’ü aşkın isim belki de son yılların en büyük edebiyat buluşmasına renk katan isimlerdi. Başkanlık ve hizmet binasının etrafındaki alanı 360 derece değerlendiren etkinlik bundan sonraki fuarlar için de yeni bir vizyon oluşturdu. Fuarın bir özelliği de Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı’nın neredeyse her gün kitapevlerini ziyaret etmesiydi. Hatırı sayılır sayıda da kitap satın alıp kütüphanesini büyüten Kösedağı, “On binlerce kitapseverin katıldığı Kadıköy Kitap Günleri’nde; 500’ün üzerinde imza, 70’in üstünde söyleşi 100’e yakın yayınevi ile 10 gün boyunca kitaplarla harika zaman geçirdik. Kadıköylüler kitap günlerimizi çok sevdi. Bir kitapsever olarak tüm katılımcılara çok teşekkür ederim” derken 11. Kitap Günleri’nin startını da şimdiden verdiklerini duyurdu.

MAAŞ HESABI! 

Milyonların gözü 3 Temmuz Cuma gününe çevrildi. Aile yakınlarıyla birlikte nereden baksanız 23 milyon kişi, TÜİK’in açıklayacağı haziran ayı enflasyon oranını bekliyor. Çünkü 15 Temmuz’daki emekli-memur maaş artışı, istatistik kurumunun belirleyeceği orana göre düzenlenecek.

Öncü verilere göre aylık yüzde 1.33- 1.53 arası bir artış söz konusu. Bu durumda 6 aylık kümülatif TÜFE, bileşik etkiyle yaklaşık yüzde 18.3 civarında bir banda oturacak. Bu da sayıları 17 milyonu bulan SGK ve Bağ-Kur emeklilerinin yüzde 18 ile 18.5 arasında bir zam alacağına işaret ediyor. Memur ve memur emeklileri ise yüzde 16’da kalacak aynı hesaba göre; eğer iyileştirilme yapmaz ya da Türkiye’de eken seçim rüzgârı esmezse!

Bu da demek oluyor ki gerçek enflasyonun yüzde 50’lere eriştiği, hatta geçtiği güncel zaman Türkiye’sinde yıllarca alın teri döküp devlete para ödeyenlerin, sözde maaş artışıyla gıdaya, sağlığa, barınmaya, tatile, eğitime ve kültür etkinliklerine erişmesi iyice zorlaşacak; on milyonlar karın tokluğuna yaşamaya mahkûm edilecek.

İşin kötüsü gündeme de gelmiyor, aileleriyle birlikte en az 50 milyon kişiyi ilgilendiren enflasyon artışı ve sonrasında maaşlara yansıyacak zam oranı. Herkes başka bir hesabın peşinde. İster iktidar olsun, ister muhalefet ya da anayasa değişikliği peşinde koşan malum grup hiç fark etmez, gayrısız herkes TÜİK’in cuma günü açıklayacağı enflasyon verilerine odaklanmalı, hatta söz konusu kurum ve onun üzerindeki karar vericilere “tam saha pres” yapılmalı!

HANİ İADE MAKİNESİ? 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi, Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın ısrarla üzerinde durduğu ve Türkiye Çevre Ajansı’nın (TÜÇA) yürüttüğü Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) projesi yarın başlıyor. Elbette kâğıt üzerinde! Çünkü yasaya göre market zincirleri, süpermarketler, AVM’ler, restoranlar, kafeler, hastaneler, akaryakıt istasyonlarının önlerine konması gereken depozito iade makineleri ortalarda yok! Belki merkezi yerlerde bir iki tane vardır ama onlar da göz boyamak için. Kimse kusura bakmasın işlerine gelmiyor, cam veya plastik şişe başına ödenecek 1 TL. O yüzden ta Mehmet Özhaseki’nin Çevre Bakanlığı dönemindeki bir İTO toplantısında, kamuoyuna duyurulan ancak hayata geçirilemeyen DOA projesi, Türkiye’ye henüz bir iki gömlek büyük! Umarız, yanılan taraf oluruz, makineler mantar gibi bir gecede biter insanlar da iade para alır!

DIPNOT: Orman yangını mevsimi açıldı, peki hazır mı Orman Genel Müdürlüğü? Erken uyarı sistemleri güncellendi mi, uçak ve helikopter envanteri kalınlaştı mı? Hayır! Umarız, canımız yanmaz yine!