İşlevsel bir nesne olarak insan!.. - Abdullah Dörtlemez
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İşlevsel bir nesne olarak insan!.. - Abdullah Dörtlemez

05.07.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sisyphos, her gün aynı taşı tepeye çıkarır ama taş tekrar yuvarlanır. Tanrılar tarafından sonsuza kadar aynı taşı bir tepeye yuvarlamaya mahkûm edilir. Taş her defasında geri düşer. Bu mit, anlamdan kopmuş bir emeğin, yaratıcılıktan uzak bir çabanın, diğer bir anlatımla anlamsız tekrarın içindeki tutsaklığın alegorisidir. Öykü çağdaş yazar, sanatçı, filozof ve siyasetçileri derinden etkilemiştir.

Bu yazının amacı, filozof Heidegger’in teknoloji anlayışından hareketle, görselleştirilmiş yapay zekânın insanı “çerçeveleyen” bir güç haline gelişi ve bunun insan kaynakları alanında doğurduğu felsefi ve etik sorunlara dokunmak, ufuk açmaktır.

SİSYPHOS VE VERİMSİZLİK DÖNGÜSÜ

Modern dünyada da insanlar, sürekli tekrarlanan iş akışlarına mahkûm edilir; her gün yeni bir fikir üretmek yerine, önceden tanımlanmış şablonları doldurmak, işleyişe uymak, normlara teslim olmak zorunda kalırlar. İnsan kaynakları sistemlerinde adaylar tekrar tekrar aynı testlerden, aynı algoritmalarla geçmeye çalışır ama bireyin özgünlüğü görülmez. Bu, yaratıcılığın yok sayılmasından başka bir anlam taşımayan, uzayıp giden Sisyphos’un çilesine dönüşür.

Heidegger, “Gestell” (çerçeveleme) kavramı ile teknolojinin yalnızca bir araçsal akıl değil, varlığın açığa çıkma tarzı olduğunu ileri sürer. Bu bağlamda insan, modern teknolojik düzen içinde bir özne olmaktan çıkmakta, “insan kaynağı” olarak işlevsel bir nesneye indirgenmektedir.

Gestell, doğanın ve insanın yalnızca “kullanılabilir kaynaklar” olarak görülmesini sağlayan düşünsel ve pratik çerçevedir aslında. Bu durumda, insan da teknoloji mantığı içinde yalnızca bir kaynak olarak işlenir hale gelmektedir. Yani, insan özne olmaktan çıkmakta, işlevsel bir nesneye, bir “insan kaynağına” dönüşmektedir. İnsanın varlığı burada bir “var olan” gibi ölçülebilir oluşudur; potansiyeli, varoluşsal derinliğiyle değil, yalnızca işlev olarak dikkate alınır.

YAPAY ZEKÂNIN ETKİSİ

Heidegger’in öngörüsü, bugün yapay zekâ ve veri ekonomisi dünyasında daha da belirginleşmiştir: Yapay zekâ sistemleri, insan davranışlarını, duygularını ve tercihlerini ölçülebilir veriler olarak kodluyor. Bu durum, haliyle insanı, sayısallaştırılmış bir varlığa dönüştürmekle kalmıyor, ayrıca, veri sağlayan bir birim (data point) ve insanın “optimize edilecek kaynak” olarak görülmesini de olanaklı hale getiriyor. Hasılı, “insan kaynakları” artık yalnızca işe alım süreçlerinin değil, üretkenliğin, ruhsal verimin ve davranışsal eğilimlerin yönetildiği bir alan haline geliyor. Çalışanları, emekçilerin performansını izleyen algoritmalar, insanı makine gibi değerlendiriyor: Düşük verim, çalışanın sistem dışına atılmasının gerekçesi oluyor. Heidegger’in düşüncesiyle bakıldığında, yapay zekânın insan kaynakları üzerindeki etkileri;

Varlığın unutuluşu: İnsan, varlık olarak değil, yalnızca işlevsel kapasite olarak algılanıyor. İnsanın varlığı burada yukarıda da değindiğimiz üzere, bir “var olan” gibi ölçülüyor; insanın oluşu, potansiyeli, varoluşsal derinliği değil, yalnızca işlevi dikkate alınıyor.

Öznelliğin çözülmesi: Karar alma, irade ve etik sorumluluk gibi insana ait nitelikler, algoritmalar tarafından yönlendirilir hale geliyor. Teknoloji insanın kendisiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürmekte, diğer bir anlatımla, teknoloji, insanın “Ben kimim?” sorusuna verdiği cevabı değiştirmektedir.

Kurtulma ihtimalinin varlığı: Heidegger, her ne kadar teknolojinin “kaderî bir açığa çıkış” olduğunu söylese de sanat, düşünme ve “açıklığın/hakikatin” hâlâ bir kurtuluş yolu sunduğunu ima etmeyi ihmal etmez. Şöyle de ifade edilebilir, “işlevsellik gizler, işlev kaybı açığa çıkarır” yani alet çalışırken gizlidir; bozulunca asıl doğası açığa çıkar. Bu noktada İnsanın; sorunları, psikolojisi, fiziksel sınırları, görünür hale gelir.

NE YAPMALI?

Teknolojik “çerçeveleme” anlayışı, bilim dünyasında çokça eleştirilmiş olsa da yapay zekânın insanı nasıl şekillendirdiğini anlamak için güçlü bir felsefi zemin sunmaktadır. “İnsan” artık bir kaynaktır. Eğer insanoğlu, yalnızca veri, yalnızca üretici, yalnızca performans aracı değilse bunu yeniden etik, felsefi ve insani bir düzlemde tanımlamak ve kurgulamak ihtiyacı var demektir. Özellikle de “kişilik haklarını” teknolojiye entegre eden hukuksal güvencenin sağlanması gerekmektedir. Bu gidişatı; felsefe, etik, yaratıcılık, hukuk ve özellikle de sanatla birlikte programlayarak dönüştürmek olanaklıdır. Dileyelim ki iktidarlar ve alternatifleri insanı işlevsel bir nesne olarak görmek yerine değerli bir varlık olarak ele alsınlar!..

ABDULLAH DÖRTLEMEZ

TARİHÇİ, HUKUKÇU, ONURSAL DANIŞTAY ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

Yapay zekâ çağında ‘entelektüel operatör’ - Serkan Fırtına

Yakın geçmişin en büyük ezberlerinden biri hızla geçerliliğini yitiriyor...

Devamını Oku
07.07.2026
Yeni NATO ve Türkiye - Nejat Eslen

NATO, II. Dünya Savaşı sonrasında, ABD’nin liderliğinde kurulan yeni dünya düzeninin siyasi-askeri unsuru olarak ve öncelikle ABD çıkarlarına hizmet etmek amacı ile kurulmuştur.

Devamını Oku
07.07.2026
Yürüyelim arkadaşlar! - Ülkü Sarıtaş

“Dağ başını duman almış; Gümüş dere durmaz akar; Güneş ufuktan şimdi doğar; Yürüyelim arkadaşlar”

Devamını Oku
06.07.2026
Madımak’tan Başbağlar’a: 33 yıl, 33 insan... - Yüksel Işık

33 yıl oldu.

Devamını Oku
04.07.2026
Mavi Vatan’ın gri suları - Şafak Mert

Bir açık deniz platformundasınız.

Devamını Oku
03.07.2026
Kültürel belleğin sessiz çöküşü - Deniz Öztürk

“Sanat halk için mi, sanat için mi?” sorusu, yalnızca estetik bir tartışma değildir.

Devamını Oku
03.07.2026
Diş hekimliğinde kaosun nedeni- Prof. Dr. Taner Yücel

2010 yılında 35 olan diş hekimliği fakültesi sayısı bugün 105’e ulaşmış, bu durum başta eğitim olmak üzere çok ciddi sorunlara yol açmıştır.

Devamını Oku
02.07.2026
Yaşam pahalılığı oranı - Erden Kınayiğit

Emekçi ve emekli için yaşam, fiyat (gider) artışı ile ücret (gelir) artışı arasındaki dengede ya da ilişkide şekillenir.

Devamını Oku
02.07.2026
‘Vasata alışmak’ - Buğra Gökçe

66’ncı pazarın kahvaltısı bana vasata alışma meselesini düşündürdü.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP’yi bölme projesi - Hüseyin Karataş

Emperyalizm, bir ülke kaynaklarını yemek amacıyla aldığı kendi gizli kararlarını, o ülkeye dostmuş gibi davranarak uygulatır.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP Kuvayı Milliye’dir - Gani Aşık

Bandırma Vapuru 16 Mayıs 1919’da Galata rıhtımından Samsun’a hareket ettiğinde ne vapurda ne de Türkiye genelinde Mustafa Kemal’den başka hiç ama hiç kimsenin aklında bir kurtuluş alazı yakma düşüncesi yoktu.

Devamını Oku
01.07.2026
Milletvekiline örgüt isnadı - Erdi Yetkin

Hukuken yapılamayacak politik aksiyonlar alındıktan sonra “ancak bu yapılan hukuki değildir” şeklinde görüş bildirmenin Türkiye’de bir karşılığının olmadığını yeterince deneyimledik.

Devamını Oku
29.06.2026
Ankara’da NATO sıkıyönetimi - Kaan Eroğuz

Kurulduğu günden bu yana, dünyanın birçok coğrafyasında darbeler, cinayetler, saldırılar ve ambargolar gerçekleştiren NATO, 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni düzenlemek için 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyetimizin başkentine, Ankara’ya geliyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026
Kimlik siyaseti mi, Cumhuriyet yurttaşlığı mı? - Utku Yapıcı

Son yıllarda popüler kimlik tasarımlarından bir haline gelen yeni Osmanlıcılık, Atatürk’ün Türk milleti tasavvuru ile aynı kategoride bir yaklaşım değil.

Devamını Oku
24.06.2026
Sekteye uğramış diyalog - Tolga Akçura

Basit görünen bir soruyla başlayalım...

Devamını Oku
24.06.2026
İran savaşı ve siyasi amaç - Nejat Eslen

En yalın tanımı ile savaş, siyasi amacı gerçekleştirmek için düşmanın savaşa devam etme iradesini kırmak, kendi irademizi kabul ettirmek amacı ile yapılan şiddet kullanma eylemidir.

Devamını Oku
23.06.2026
İktidar mutfaktaki yangını söndüremiyor - Süleyman Girgin

2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şununla bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz” sözleriyle başladı her şey.

Devamını Oku
23.06.2026
Devrim bildirgesi ve yinelenen tarih! - İhsan Tayhani

Batılı siyaset bilimciler, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından 33 gün sonra, 22 Haziran 1919’da yayımlanan “Amasya Tamimi”ni, doğru bir yaklaşımla “devrim bildirgesi” olarak değerlendirirler.

Devamını Oku
22.06.2026
Bir siyasetçinin hazin tükenişi - Ziya Yergök

Mutlak butlan kararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum.

Devamını Oku
22.06.2026
Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Devamını Oku
20.06.2026
O film gerçek olsa… - Özgün Utku

Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Ayrılmak mı, mücadele etmek mi? - Hüseyin Özkahraman

Siyaset tarihi yalnızca iktidar mücadelelerinin değil, aynı zamanda sabrın, örgütlü direncin ve büyük yapıların kendi içlerindeki hesaplaşmalarının da tarihidir.

Devamını Oku
20.06.2026
Siyasetin toplumdan kopuşu - Aykurt Nuhoğlu

AKP iktidarının karşısındaki en büyük siyasal güç olan CHP, aynı zamanda tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor.

Devamını Oku
19.06.2026
CHP’yi ıslah etmek! - Ekrem Demiröz

Türkiye’nin son bir yılını siyaseten tanımlamak isterseniz, CHP’ye yapılan saldırılardan, tutuklanan belediye başkanlarından ve mutlak butlandan söz etmek zorundasınız.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Kim etti sana bu kârı teklif?’ - Hamdi Yaver Aktan

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Devamını Oku
17.06.2026
Mayın tarlasındaki CHP - Metin Devrim

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Devamını Oku
17.06.2026
Cumhuriyet bilinci ve yurttaşlık - ABDULLAH YÜKSEL

Bir süredir Türkiye’de hemen her tartışmanın sonunda aynı cümle kuruluyor: “Devletin bir bildiği vardır” Bu söz artık yalnızca bir değerlendirme değil, bir yönetim anlayışının özeti haline geldi.

Devamını Oku
16.06.2026
Tahkikat Komisyonu’ndan Kılıçdaroğlu MYK’sine - Mehmet Tomanbay

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir.

Devamını Oku
16.06.2026
Ahlakını yitiren hukuk - Başar Yaltı

Etik felsefede bir davranışın doğru ya da yanlış olduğunu açıklayan üç temel yaklaşım öne çıkar.

Devamını Oku
15.06.2026
Kemalizm ve ‘nefret’ ekerler - Çiğdem Bayraktar Ör

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi.

Devamını Oku
13.06.2026
Adalet yürüyüşünden ‘Yeni Osmanlı’ yürüyüşüne... - Barış Övgün

“Yargı bağımsız değil, siyasallaştı” diye yol yürüyen CHP içinde bir grup, bugün “Yeni Osmanlıcılık” yürüyüşüne çıktıklarını ilan ediyorlar.

Devamını Oku
12.06.2026
Demokrasi duvarı - Engin Ünsal

Demokrasinin en güzel tanımı, “halkın halk tarafından halk için yönetilmesi” olarak yapılmıştır.

Devamını Oku
12.06.2026
Mutlak butlanın şifresi - Mahmut Aslan

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

Devamını Oku
11.06.2026
Korku kültürü gölgesinde akreditasyon - Ali Ekber Şahin

Öğretmenlik programlarının akreditasyonu Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen Öğretmenlik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (EPDAD) tarafından düzenlenmektedir.

Devamını Oku
10.06.2026