İsrail, Bölge ve Türkiye - Prof. Dr. Mithat BAYDUR
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

İsrail, Bölge ve Türkiye - Prof. Dr. Mithat BAYDUR

14.05.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

İsrail, alışkanlık haline getirdiği düzenli Mescid-i Aksa baskın ve saldırılarına bir yenisini daha ekledi.

1967’deki Doğu Kudüs işgalinin yıldönümünün, bu yıl ramazan ayının 28. gününe denk gelmesi sebebiyle, fanatik Yahudi gruplar öncülüğünde bir baskın düzenlendi.

Hep söylenildiği gibi her 3 semavi din açısından fevkalade ruhani, uhrevi ve tarihi önemi olan Mescid-i Aksa, İslam âlemi için de tartışılmaz bir önem arz etmektedir. Orası, İslam âleminin ilk kıblesidir…

Orası, avlusunda bulunan Kubbet-üs Sahra’dan Hz. Peygamber’in göğe yükseldiğine inanılan bir mekândır…

İsrail’in tüm dünyada infial yaratan (her ne kadar infial yaratsa da artık sıradanlaşmış cılız tepkiler dikkat çekmez oldu) bu saldırısını, siyasi iklime dayalı olarak zaman ve mekân koordinatlarında incelemek gerekir.

BU KALKIŞMANIN İÇ VE DIŞ DİNAMİKLERİ

Önce dış dinamiklerden başlayalım: İsrail, Biden göreve gelmeden önce Mısır ve Ürdün ile Abraham/İbrahim Anlaşması adı verilen saldırmazlık anlaşması imzaladı. Trump döneminde, ABD’nin İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının ardından, bu hamleye BAE ve Bahreyn’den de destek geldi. (Aslında, içinde Avusturya, Sırbistan, Çekya ve Macaristan gibi Orta Avrupa ve Balkan ülkelerinin de bulunduğu 31 ülke, bu ABD hamlesini destekledi.)

İsrail’in bölgedeki bu çevreleme hareketi, Batı Şeria ve Golan Tepeleri konusunda manevra alanını oldukça genişletti. Kaldı ki İsrail’in bu tür eylemleri sonrası genelde ilk tepkiyi veren ülkelerden Lübnan, büyük bir iç kargaşa ve siyasi krizin ortasında. Suriye, 10 yıldır büyük bir iç savaş yaşıyor ve territoryal bütünlüğünü kurtarmaya çalışıyor. İran, Trump sonrası Biden yönetimi ile üzerindeki ambargoyu kaldırıp dış dünyaya entegrasyon çabası içinde. Türkiye ise göstermesi gereken tepkiyi göstermekle beraber, bölgesel ve Doğu Akdeniz’deki yalnızlığı giderebilme muradıyla, Mısır ve Suudi Arabistan ile yeniden diyalog hamlelerinde yakalandı…

Dış politika her ne kadar pragmatik, faydacı perspektifler içerse de belli ilkeler üzerine bina edilmesi gerekir. Bu itibarla, Türkiye’nin tepkisi önemlidir. (Her ne kadar siyasi pratikler içinde bir sonuç getirmese de…)

Dışişleri Bakanımız, Kuru kınamalarla olmaz, ümmet aksiyon bekliyor” diyor. Kuşkusuz, Hangi ümmet” diye sormak gerekiyor. Ümmet denilen kesimin bir kısmı ABD-İsrail ekseninde, diğerleri de radikal ve cihatçı İslamcıları kendi içlerinden temizlemek istiyor.

NETANYAHU ZORDA

İç dinamikler açısından bazı önemli parametreler var. İsrail son 2 senede 4 seçim gördü. Netanyahu son seçimde 30 sandalye kazandı. Oysa hükümet için 61 sandalye gerekiyor. Netanyahu, hükümeti diğer sağ partilerle kurmak istedi. Dolayısıyla bu tür sert ve irredantist (soy, ırk kökenli siyasi anlayış) hareketlerin hem Netanyahu’nun yolsuzluk dosyalarının unutulacağı hem de muhafazakâr ve sağcı Yahudi seçmenler içinde bir konsolidasyon sağlayacağı hesap ediliyor olabilir.

Ancak şunu da söylemeliyiz ki Filistin hareketi, 60’lı ve 70’li yıllarda dünya sol hareketinin, protest eylemlerin ve ne ABD ne SSCB” diyenlerin, antiemperyalist cenahların referans merkeziydi, ilgi odağıydı. Oysa özellikle SSCB’nin dağılması sonrası, Filistin meselesi İslamcı ideolojiyle özdeş görüldü. (Bugün için de öyle)

KÖTÜ POLİTİKANIN SONUCU

Hamas, bir dönem terör örgütü olarak görüldü. Seçimlere girmesiyle bir miktar meşruiyet kazansa da El-Kaide ve IŞİD türü radikal, cihatçı İslamcı hareketlerin yarattığı eylemler, global düzeyde İslamcı yaklaşımların mahkûm edilmesine sebep oldu.

Türkiye de Suriye ve Libya’da iç savaşa müdahil olması, oluşturduğu siyasal perspektifin bir sonucu olarak bazı cihatçı gruplarla işbirliği içinde olması sebebiyle bugün Filistin meselesinde artık etkisini hissettiremeyen bir aktör durumunda.

Aşırı militarize olan bir dış politika dili ve Hamas da dahil olmak üzere aşırı İslamcı grupların hamiliği, Türkiye’yi bölgede bir arabulucu rolünden de mahrum bırakıyor. Kim bilir, belki Filistinliler de Türkiye’den çok şey beklemiyorlardır... Zira tazminatlarını beğenmeyen Mavi Marmara mağdurları seslerini yükseltince Giderken, bana mı sordunuz?” denildi.

Dış politikada, hem yanınızdaki hem de karşınızdaki ülkeler Her konuda anlaşamıyoruz” deseler de size güven duyuyorlarsa bu etkili ülkesiniz demektir.


PROF. DR. MİTHAT BAYDUR

İSTANBUL OKAN ÜVERSİTESİ

Yazarın Son Yazıları

Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
İki biraderden Trump’a ‘Amerikan rüyası’ - Tunç Soyer

Stephen Kinzer’in 2013 yılında yazdığı “Gizli Dünya Savaşları”(Destek Yay.) kitabı 2025 yılında Türkçeye çevrilerek basılmış.

Devamını Oku
09.04.2026
Halk yönetiminin yanılgı ve sorunları - Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu

Siyasal yönetim hakkı ile ilgili kabuller ve varsayımlar uzun yıllardır kullanılmalarına karşın, onlarla ilgili yanlış anlamlar ortadan kalkmamaktadır.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026
Cumhuriyete ‘narkoz’ diyenler - Devrim Onur Erdağ

Bazen bir cümle, yalnızca bir söz değildir; bir niyetin, bir zihniyetin ve bir hesaplaşmanın ilanıdır.

Devamını Oku
31.03.2026
Bir asırlık hesaplaşma davası - Gani Aşık

Kuran’da Yusuf peygamberin adını taşıyan surenin üçüncü ayetinde Hz. Muhammed’e hitaben “daha önce bilmediği güzel bir hikâye anlatılacağı” vurgulanır.

Devamını Oku
31.03.2026
Siyaset ve yargı çemberi - Neval Oğan Balkız

Pierre Bourdieu’nün de iddia ettiği gibi “Hukuk, daima güç ilişkilerinin kanunlaştırılmasından oluşmuştur.”

Devamını Oku
30.03.2026
Sonu gelmeyen maden arama ruhsatları - Kaya Özgen

Ülkemizde yerli ve yabancı firmalara verilen, -başta altın olmak üzere- maden arama ruhsatlarının sayısı giderek artmaktadır.

Devamını Oku
30.03.2026
'Rakibine kumpas, montaj, yalan, iftira düzeni kuran...'

“Yurtta sulh, cihanda sulh!” Atatürk’ün devletimizin aklına nakşettiği bu sözler, Cumhuriyetin dış politika anlayışının kısa ve öz fakat bir o kadar da en derin halidir.

Devamını Oku
28.03.2026
Doğalgaz savaşları - Fikret BAYIR

ABD “silah sanayisi” savaş bağımlısıdır.

Devamını Oku
27.03.2026
Medeni Kanun’a bakış... - Mehmet Emin Elmacı

Türk Medeni Kanunu’nun 100. yılındayız.

Devamını Oku
26.03.2026
Gençlerimizin spordan kopuşu... - Demirhan Şerefhan

Türkiye’de çocuklarımızın spora başlaması zor değil; asıl zor olan devam ettirebilmek.

Devamını Oku
25.03.2026
Savaş ve ekonomi - Aydın Öncel

İkinci Dünya Savaşı’nda, fabrikaları devletin yönetimine alarak güdümlü bir ekonomi modeli uygulamak zorunda kalan vahşi kapitalizmin kalesi ABD ancak Hollywood platolarında zafer kazanabildiği Vietnam savaşının yarattığı bunalımı henüz atlatmaya çalışırken karşılaştığı “1973 büyük petrol krizi” ile bir kez daha sarsılmıştı.

Devamını Oku
25.03.2026
Şevket Süreyya Aydemir’i anarken - Remzi Koçöz

Şevket Süreyya Aydemir’in gençlik günleri askeri öğrencilikten cepheye, savaştan öğretmenliğe, Kafkaslar’dan Moskova’da ekonomi eğitimine, İstiklal Mahkemesi’nde yargılanıp hapis yatmaya uzanan gençlik günleri fikirsel/eylemsel açıdan oldukça hareketli geçmiştir.

Devamını Oku
25.03.2026
Bir savcının portresi: Doğan Öz - Mahmut Aslan

Doğan Öz, 1934’te Afyon’da doğdu.

Devamını Oku
24.03.2026
19 Mart'tan sonra Türkiye - Av. Mustafa Köroğlu

19 Mart'tan sonra Türkiye

Devamını Oku
23.03.2026
Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Çocuk emeği tesadüf değildir - Özgür Hüseyin Akış

Devamını Oku
23.03.2026
Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Emperyalist kuşatma - Av. Arif Anıl Öztürk

Devamını Oku
21.03.2026
İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

İran savaşının jeopolitik etkileri - Nejat Eslen

Devamını Oku
20.03.2026
‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

‘Avıcenna’dan, Tıbbıyelı Hıkmet’e… - Prof. Dr. Coşkun Özdemir

Devamını Oku
20.03.2026
Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Aklın sınırları ve dünyanın kaderi - Cengiz Kuday

Devamını Oku
19.03.2026
Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Hukuka yeni şablon! - Başar Yaltı

Devamını Oku
19.03.2026
Kurtuluş Savaşı’mızın önsözü... - Erol Ertuğrul

Ünlü sözdür, “Cumhuriyeti sokakta bulmadık”.

Devamını Oku
18.03.2026
18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi - Hüner Tuncer

Çanakkale Boğazı’nda 19 Şubat-18 Mart 1915 tarihlerinde yaşanan Deniz Savaşları, Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin kazandığı muharebelerin başında gelir hiç kuşkusuz!

Devamını Oku
18.03.2026
Türkçe bilinci ve bağımsızlık marşımız - Mustafa Gazalcı

Yıl 1967...

Devamını Oku
17.03.2026
Türkiye’de motokuryelerin sorunları - Berna Özgül

Pandemi döneminin tetiklediği e-ticaret patlamasıyla birlikte motokuryelik, Türkiye’de hızla büyüyen ve milyonlarca insanı barındıran bir sektöre dönüştü.

Devamını Oku
17.03.2026
Hürmüz Boğazı ve süregelen emperyalizm - Salih Özbaran

Yazıya başlarken trajik iki anımsatma yapalım.

Devamını Oku
16.03.2026
Memura da ‘eşel mobil’ uygulanmalı - Güven Nazmi Demiralp

Bilindiği üzere, İran-ABD-İsrail Savaşı nedeniyle petrol fiyatları hızlı bir yükseliş göstermiş, bu da ister istemez akaryakıt pompa fiyatları üzerinde bir artış baskısı oluşturmuştur.

Devamını Oku
16.03.2026
Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Bir hukuk ilkesi, bir iktidar portresi: Malum in se - Esat Aydın

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyetin sağlık vizyonundan piyasalaşmaya - Gamze Burcu Gül

Her yıl “Tıp Bayramı” olarak kutladığımız 14 Mart, bir meslek gününden ibaret değildir; aynı zamanda güçlü bir tarihsel semboldür.

Devamını Oku
14.03.2026