TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

01.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Yürütmenin yargısal denetimi idari yargı, akçasal(mali) denetimi TBBM adına Sayıştay tarafından yapılmaktadır. Ancak bunlardan daha önemli olan siyasal denetimdir. Bu nedenle parlamentoların yasa yapmak kadar önemli bir işlevi yürütmenin siyasal denetimidir.

TARİHSEL ALTYAPI 

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk anayasası olan 1876 anayasası ile bir meclis kurulmuştu fakat meclisin padişahı (yürütmeyi) denetleme ve dengeleme işlevi yoktu. Padişah kutsaldı ama sorumsuzdu. (1876 AY, md. 5). Padişah “görülen lüzum üzerine” meclisi kapatabilirdi (Md. 44), meşruti (anayasal) monarşi yönetimi vardı.

Bağımsızlık Savaşı’mızda bir yandan işgalci düşmana karşı silahlı savaşım verilirken öte yandan egemenliğin Osmanlı hanedanından ulusa verilmesi için siyasal savaşım verilmiştir.

Ulusal egemenlik yolunda ilk adım yerel Kuvayı Miliye örgütlenmeleri ile başlamış, yurt çapındaki Erzurum ve Sivas kongreleri ile sürmüş, 23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılması ve 20 Ocak 1921’de 1921 Anayasası’nın yapılması ile hukuksal olarak gerçekleşmiştir.

Büyük devrimci Mustafa Kemal, TBMM’nin toplanması için 19 Mart 1920’de yayımladığı bildiride “memleket işlerini yürütmek ve denetlemek üzere, olağanüstü yetkilere sahip meclisin Ankara’da açılacağını” duyurmuştur. TBMM’nin kuruluşundan gelen işlev, yalnızca ülkenin işlerini yürütmek değil, aynı zamanda yürütmeyi denetlemektir.

Mustafa Kemal, 24 Nisan 2920’de TBMM’de yaptığı konuşmada yeni yönetimin, ilkelerini açıklamıştır. TBMM tarafından oybirliği ile kabul edilen ve 1921 Anayasası yapılana kadar geçici anayasa niteliğindeki ilkeler şunlardır:

- Ulusal istenç (milli irade) TBMM tarafından temsil edilir.

- TBMM’nin üzerinde hiçbir makam yoktur.

- Yasama ve yürütme erkleri TBMM’de toplanmıştır.

- TBMM’nin kendi içinden seçeceği bir kurul hükümet işlerini görür.

- TBMM başkanı aynı zamanda hükümetin de başkanıdır.

- Hükümetin başkan ve üyeleri TBMM’ye karşı tam sorumludur.

TBMM açıldığında yurdun her tarafı işgal altıdadır. Padişah ve işgalcilerin işbirliği ile çıkartılan ayaklanmalar Ankara’yı tehdit etmektedir. Mondros’ta terhis edilen ordunun yerine düzenli ordu kurulamamıştır. Ulus, sınırlı Kuvayı Milliye güçleri ile işgalci ordulara karşı ölüm kalım savaşımı vermektedir.

Yasama ve yürütme erklerinin bir elde toplanmasını zorunlu kılan bu koşullarda Mustafa Kemal tüm yetkileri kendisinde değil, TBMM’de toplamış, kendisini de yürütmenin başı olarak TBMM’ye karşı tam sorumlu kılmıştı. (Meclis hükümeti sistemi).

Yeni devlet, -adı 29 Ekim 1923’te konulacak olsa bile- çağının çok ilerisinde, demokratik bir cumhuriyet olarak kurulmuştur. Bu durum, aynı zamanda 1876 anayasasından devrimsel bir kopuştur: Yürütmenin (padişahın) üstünlüğünden yasamanın (TBMM’nin) üstünlüğüne; sorumsuz padişahtan, TBMM’ye karşı tam sorumlu hükümete geçilmiştir.

TBMM savaş koşullarında bile kendi içinden seçtiği hükmeti (icra vekilleri heyeti ile) etkili bir şekilde denetlemiştir. 1921 Anayasası’na temel oluşturan TBMM’nin denetleme işlevi 1924 Anayasası’nda da korunmuş, 1961 Anayasası ile pekiştirilmiştir. 1

961 Anayasası “TBMM’nin denetim yolları” başlığı altında güvenoyuna ek olarak aşağıdaki denetim yollarını saymıştır: Soru, genel görüşme, Meclis soruşturması, Meclis araştırması, gensoru. Aynı denetim yolları “darbe anayasası “ denen 1982 Anayasası’nda korunmuştur.

KARŞIDEVRİM 

Türkiye, kuruluşundan başlayarak 2017 yılına dek 97 yıl TBMM’nin hükümeti denetleyebildiği parlamenter demokrasi ile yönetilmişken 2017 anayasa değişikliğe ile icracı “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi”ne geçilmiştir. Bu kapsamda yürütme yetkisi ve görevi cumhurbaşkanına verilmiş (Md.8), cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılmasına karşın TBMM’nin denetim yolları kısıtlanmıştır. Güvenoyu ve gensoru yolları kaldırılmış, TBMM’nin denetim yolları Meclis araştırması, genel görüşme, Meclis soruşturması ve yazılı soru ile sınırlandırılmıştır. (AY, md. 98)

Uygulamada muhalefet partilerinin verdikleri meclis araştırması, meclis soruşturması ve genel görüşme önergeleri iktidar partilerinin parti disiplini içerisinde reddedilmekte, yazılı sorular ise yasal süresinde yanıtlanmamakta ya da yetersiz yanıtlanmaktadır. Yürütme organı olarak denetlenmesi gereken cumhurbaşkanı, kendisini denetlemesi gererken TBMM’deki çoğunluk partisinin de başkanı olduğundan denetlenememektedir.

Bakanlar ise TBMM’ye karşı değil, kendilerini atayan ve görevden alabilen cumhurbaşkanına karşı sorumluluk duyduklarından yazılı soruları yanıtsız bırakmaktadır.

DENETLEME MEKANİZMASI YOK

Sonuç olarak, 2017 anayasa değişikliği ile TBMM’nin denetim yollarının kısıtlanması ve var olan denetim yollarının işletilmemesi nedeniyle yürütme siyasal olarak denetlenemez duruma gelmiştir.

100 yıl önce dünyada demokrasi yokken kendi içinden çıkardığı yürütme organını etkili olarak denetleyen TBMM’den demokrasinin geliştiği çağımızda yürütmeyi denetleyemeyen TBMM’ye gelinmiştir. Bu durum yürütmenin (padişahın) üstünlüğüne ve denetlenmemesine dayalı 1876 anayasasına dönüştürmedir; demokrasiden sapmadır ve karşıdevrimdir. Yapılacak ilk anayasa değişikliğinde düzeltilmelidir.

DR. CİHANGİR DUMANLI

EM. TUĞGENERAL, HUKUKÇU