İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İktidar seçimler için güvenlik konusunu öne mi çıkartacak?

23.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Özgür Özel’in ara seçimler için bastırması, muhalefetteki 12 parti ile görüşmesi, onlardan onay alması ve son olarak ara seçim konusunu, esas karar verici irade olan Meclis’in başkanı ile görüşmesi bir sonuç verir mi diye tartışılıyor.

Vermez, iktidar anayasa hükmüne rağmen, ara seçim yapmamak için türlü çeşitli bahaneler bulmak konusunda ustadır. Hatta anayasaya uymamak konusunda da geniş deneyim sahibidir.

Anayasa “Yapılır” diyor. İktidar, “Ama buna Meclis karar verir” de diyor.

Anayasa hukukçuları şüphesiz “Yapılır” sözünü Meclis’e emredici bir hüküm olarak görüyor. Bu bir talimattır Meclis’e, yani ara seçim kararını oylayarak uygula demektedir. İktidar, ara seçim koşulları oluştuğunda bile bu emri uygulamayacaktır. “Meclis karar verir, dediğine göre, oyçokluğu bizde, ara seçimi reddederiz” düşüncesindedir. Anayasanın talimatı mı burada geçerlidir yoksa, Meclis’in oyçokluğu ile karara uymaması mı?

ANAYASA DA NE Kİ! 

Tabii ki bugüne kadarki pratik, iktidarın siyasi olarak “Anayasa da ne ki” davranışı doğrultusunda kararlar alındığını göstermektedir.

Zaten Bahçeli de Erdoğan da ara seçim yok, zamanında yapılacak açıklamaları, Meclis üzerindeki iradenin aslında kime ait olduğunu da resmen göstermektedir: Tek adam karar verir buna, Meclis de ne ki!

Ara seçimin önündeki en büyük engel de yine Meclis çoğunluğunu elinde tutan iktidarın, Özgür Özel’in “50 milletvekilini bile istifa ettiririz, yeter ki siz ara seçime evet deyin” yol gösterici çözümünü de istifaları Meclis’te kabul etmeyerek, ara seçim koşullarını fiilen imkânsız hale getirme kararlılığıdır.

Aslında bu madde anayasadan kaldırılmalıdır, Milletvekilinin görevinden istifa iradesine kim ipotek koyabilir ki bu maddeden başka!

MİLLETİN TALEBİNE BAKALIM 

Ara seçime, hatta Meclis’te artık olmayan sekiz milletvekilinin yerine yenilerinin seçilmesini bile istemeyen bir iktidar, şüphesiz millet iradesinden kaçmaktadır. Seçim meçim istemiyor çünkü kaybedeceğini biliyor.

Bu bakımdan Özgür Özel’in 20 gündür yoğun olarak ara seçim üzerinde ısrarla durması ve mitinglerinde bunu dile getirmesi, iktidar açısından bir politik açmaz yarattığı da kesindir. CHP’nin amacı da seçmene, millete bunu göstermektir.

İKTİDAR GÜVENLİK MESELESİ Mİ ÖNE ÇIKARTIYOR

Seçimler zamanında yapılacak mı? Bu konu da halk içinde tartışılıyor.

İktidara yakın gazeteciler, çevremizdeki savaş durumu ülkenin güvenlik meselesini öne çıkartıyor, bu koşullarda seçmen iktidarın değişmesini istemez, ekonomik zorluklara rağmen, Erdoğan’ın başta kalmasını destekler, demeye başladılar.

Bu durum ister istemez “savaş durumu” gerekçesiyle, anayasanın 78. maddesi gereğince seçimleri bir yıl erteleme de iktidarın gündemine mi girdi, sorusunu akla getiriyor.

Savaş koşulları var mı yok mu tartışmasına da hazırlıklı mı olmalıyız?

‘SAVAŞ HALİ VAR’ DERSE 

Bu konuda anayasanın bu koşulları ayrıntılı bir şekilde sayıp dökmemiş, sadece “savaş hali” diye geçiştirmiş olması büyük bir handikap, iğfal edilmeye açık bir maddedir. İktidar “Savaş koşulları var, çevremiz ateş çemberinde” derse? Niye olmasın...

Çünkü ekonomiyi toparlamaları çok zor görünüyor. İktidar müflis tüccarın evindeki televizyonu bile satma koşullarında. Köprüleri, çevre yollarını daha başka neleri satmak için kolları sıvadığına göre

Merkez Bankası’nın, enflasyon eğrisinin yukarıya doğru hareketini dikkate alarak faizleri indirmemesi, iki yıl içinde ülke ekonomisinin toparlanarak milleti rahatlatacak önemli zamları gündeme getirmesi bile (tek umutları o) giderek imkânsız hale geliyor olabilir.

O zaman seçimler gelip dayanınca ne yapabilecekleri konusunda onlarca düşünce arasında, bu da olacak.

***

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun, değerlerimize her zamankinden katbekat daha fazla sahip çıkmak zorundayız.