Kanal İstanbul ve Montrö, bir taşla iki kuş vurma eylemi
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Kanal İstanbul ve Montrö, bir taşla iki kuş vurma eylemi

08.04.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Vatansever emekli denizci subaylar, üstelik hepsi amiral düzeyinde, denizlerimiz konusunda uzman; tüm denizlerimizi, boğazlarımızı yıllar boyunca karış karış biliyorlar, Montrö konusunda konuşmayacaklar, açıklama yapmayacaklar da kim yapacak?

Montrö Sözleşmesi ile Kanal İstanbul’u ilişkilendiren Saray ve adamları, Kanal İstanbul’un bize boğazlar konusunda yeni açılımlar getireceğini söylüyorlar. Dahası “Atatürkçüler, Kanal İstanbul’u desteklemeliler; bu, milli eğemenliğimizle ilgili” diyorlar.

Atatürkçüler, vatanseverler, Türkiye Cumhuriyeti’nin çıkarlarını sonuna kadar koruyan “monşer”ler, uzman akademisyenler, tarafsız strateji uzmanları, hemen hepsi Kanal İstanbul’un açacağı belaları yıllardır çok iyi analiz ediyorlar. Bu konuda, Saray’ın siyasi rant oluşturma politikasının “Atatürkçülüğüne” ihtiyaçları olduğunu hiç sanmıyorum.

GERİDE NE KALACAK

Montrö ve Kanal İstanbul konusunda ısrarlarının stratejik nedenleri ve “sağlayacağı yararları” konusunda hemen hiçbir ciddi “politika, askeri ve stratejik tartışma metni” ortaya koymayan ve köşe yazarlarının sade suya tirit yazılarıyla idare eden Saray ve adamları, Kanal İstanbul’un ticari büyük bir rant alanı yarattığı konusunda tamamen suspus durumdalar.

Kanal İstanbul projesi uluslararası alanda boğazlar konusunda ülkeye hiçbir yarar sağlamayacaktır. Tersine, Türkiye’yi zor durumda bırakan uluslararası boyutta bir tartışma ve zorlamaları beraberinde getirecektir.

Ama son tahlilde Kanal İstanbul’dan geride kalacak olan egemenlik tehditlerinden başka, muazzam yeni zenginlikler olacak. Bu zenginliklerin rantını da daha şimdiden kanal boyunca tüm arsaları kapatmış olan, Araplar ve dostları iktidar, siyaset ve çevresi alacak; kanal boyunca yapılacak lüks evler, mahalleler, yaşam alanları olacaktır.

İktidarın adamlarının, kanal ve Montrö ilişkisi üzerinde dururken asıl gözden sakladıkları budur.

İstanbul’un sırtı üzerinde muazzam yeni bir kambur yaratıyorlar.

Oraya gerekli suyun ve altyapının yükünün tümü, İstanbul’da yaşayanların yaşam kalitelerini düşürecek, İstanbul’u daha yaşanmaz bir kent haline getirecektir.

İKTİDARIN ULTRA ZENGİNLERİNE LÜKS YAŞAM KANALI

Kanal boyunca ortaya çıkacak lüks yaşamı, tüm Türkiye, vergi veren tüm yurttaşlar finanse edecektir. AKP döneminin yeni ultra zenginleri ve Arap dostları için yapılıyor her şey..

Ahiret yaşamını yoksullara bırakarak dünyevi yaşamı kendilerine inşa ediyorlar.

Montrö tartışmasıyla iktidarın çabası, bir yandan da kanalda yaratılmakta olan büyük zenginliğin gözden kaçırılmasıdır. Dikkat edin, özellikle bu konuda yapılan araştırmalara, yayınlara, haberlere, yani özetle bu topa hiç girmiyorlar.

Tam tersine, bu konudaki gerçek haberlere sürekli yasaklamalar getirmekle meşguller.

Saray sözcüleri ise Kanal İstanbul’u bize egemenliğimizi artıracak proje olarak dayatıyor ve kabul ettirmeye çalışıyor.

Vatansever emekli subayların ülkeye mesajları, şüphesiz Kanal’ın boğazlar konusunda yaratacağı büyük tehlikeye odaklı.

BAŞIMIZA DERT AÇACAK

Kanal İstanbul’un yaratacağı egemenliğimizle ilgili tehlikeleri, hemen kısa bir süre önce de 126 üst düzey emekli diplomat dile getirmişti. Subaylar, kanalın, ülkenin güvencesi olan Montrö Antlaşması’nı tartışmaya açacağını, Atatürk Türkiyesi’nin Lozan’dan sonra en büyük başarısı olan antlaşmanın sağladığı, ülkemizin Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı üzerindeki mutlak egemenliğini tehlikeye sokacağını bildirdi..

Hepsi, uluslararası diplomatik siyasetin içinde pişmiş emekli diplomatlar, tıpkı vatansever subaylar gibi, Kanalın başımıza açacağı tehlikeleri, dertleri tahmin etmeyecek de kanalı muazzam rant kapısı olarak gören Saray ve adamları mı bilecek...

HUKUK OLDU GUGUK

Vatansever emekli subayların tıpkı FETÖ zamanında olduğu gibi üstelik sabah şafağında uzun süreli gözaltına alınmalarına, Danıştay ve Yargıtay’dan gelen destek mesajları, tüm yargı için yüz kızartıcıdır. Daha neyle suçlanacakları bile belli olmadan, haklarında dava açılırsa, dosyalarına bakacak olan Yargıtay ve Danıştay’dan gelen ve daha başlangıçta olaya siyasi olarak baktıkları ortaya çıkan açıklamalar, Saray’ın yargısı, kanaatinin belgeli somut ifadesi oldu.

Darbe girişimi iddiaları ise iktidarın sadık eski ve yeni kalemlerinin rezaletini bir kez daha ortaya serdi.

Türkiye’de hiç kimsenin anayasal, yasal ve hukuksal güvencesi olmadığını görüyoruz.

Yazarın Son Yazıları

Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025
Bu övgünün ardında ne var?

Şam hükümetini ve Suriye’yi kimler zayıf bırakarak dış güçlerin sürekli müdahalesine açık bir ülke konumunda tutmak istiyor sorusu çok önemli ama bugün Trump’ın Erdoğan’a olan büyük sevgisinin arka planında ne var sorusuyla başlayacağım.

Devamını Oku
14.12.2025
Tarihe geçecek diploma iptali davası Dreyfus’u gölgede bırakır

Bir ülke, bir iktidar, bir hukuk, bir yargı düşünün ki topluca hareketle bir kimsenin 31 yıl önce aldığı üniversite bitirme diplomasını geçersiz saysın ve iptal etsin.

Devamını Oku
11.12.2025
‘Bana uy, seni tekrar büyük yapacağım, yoksa yok olacaksın’

Trump yönetiminin hazırladığı Milli Güvenlik Stratejisi (Belgesi) büyük tartışma yarattı, özellikle Avrupa’ya ilişkin bölümleri. Trump karşıtı Amerikan medyası ve entelektüel yazarlar, Trump Avrupa’yı adeta düşman olarak görüyor yorumunu yaptılar.

Devamını Oku
09.12.2025
Ümmet mi millet mi? Av kim, avcı kim?

Bakın ne buldum.

Devamını Oku
07.12.2025
Şu 29 maddeye noldu ey komisyon? Yanıt: DEM istemedi!

CHP, “Öcalan’a serbestlik, anayasa değişikliğine DEM desteği, PKK’ye ülkede siyaset yapma özgürlüğü” komisyonuna katılırken demokratikleşme olmadan Kürt sorunu çözülmez diyerek 29 maddede bir paket sunmuştu, hatırlatmak istedim özetle de olsa...

Devamını Oku
04.12.2025
Ümmet: Parçalanmış bir Türkiye

Dünkü yazımın sonu “Peki niye şimdi ümmet” sorusuyla bitiyordu. Yer darlığından yanıtı yoktu.

Devamını Oku
02.12.2025
İmralı ve PKK’nin ‘ümmetçi Türkiye’ söyleminin anlamı ne?

Bugüne kadar seküler parti havası basan Kürt milliyetçi siyasal hareketini bir süredir “ümmet” heyecanı bastı.

Devamını Oku
01.12.2025
CHP’yi kurultay sonrası çok zor bir dönem bekliyor

CHP programını yeniledi, parti meclisini 80 kişiye çıkararak kapsayıcılığını ve halk nezdinde temsiliyetini artırdı, büyük bir inançla Özgür Özel iktidara geleceklerini söyledi.

Devamını Oku
30.11.2025
Adeta yargısız infaz kararı

Evet Fatih Altaylı’ya verilen 4.2 yıllık mahkûmiyet kararı, sözlerinde açık bir tehdit asla olmayan ve doğrudan cumhurbaşkanını hedef almayan, ana fikri Türk halkının seçimlerde oy kullanmayı artık çok sevdiği ve bundan asla vazgeçmeyeceği idi.

Devamını Oku
27.11.2025
DEM’in kaçırdığı, CHP’nin yapması gereken

CHP’nin “çözüm” komisyonuna katılırken verdiği sözü tutması iktidar kanadını ve bu kanada eklemlenenleri rahatsız etti.

Devamını Oku
25.11.2025
Yeni seçim ittifaklar olasılığına bir bakış ve sırat köprüsünde yürüyenler

Dünkü yazımın sonunda şu cümleler vardı: Süreç zaten yeni ittifaklar yaratacak ortama itildi.

Devamını Oku
24.11.2025
Neden İmralı dayatması? Çünkü sürecin lideri!

Evet, apar topar ve medyaya kapalı bir toplantı ile milletvekillerinden oluşan ve 5 kişi olacağı söylenen bir heyet, İmralı Adası’na gidecek.

Devamını Oku
23.11.2025
İddianamede yaldızlı bir casus öyküsü

İddianamede Eylem 13 başlığı altında çok ciddi bir iddia var:

Devamını Oku
17.11.2025
Burası Türkiye abicim, yarın ne olacağını kestirmek zor

AKP çok şükür kendinden önceki sağcı iktidarların izinden giderek ülkeyi, geçmişe kıyasla en büyük ekonomik çöküşe ve yoksullaşmaya itti.

Devamını Oku
16.11.2025
Olağanüstü döneme olağanüstü iddianame

4 bin sayfalık iddianame mi olurmuş?

Devamını Oku
13.11.2025
Millet, ‘dâhi adam’ın bu topraklardan çıkmasının gururunu yaşıyor

AKP’den önce 10 Kasım’larda sirenler çaldığında köprüde, caddelerde sokaklarda durmayan araçların ve yayaların sayısı hatırı sayılır ölçüde fazlaydı.

Devamını Oku
11.11.2025
Cumhuriyetin temeli ve Ata’nın bize mirası 3+2 altın anahtar

Bugün büyük Türk’ü anıyoruz.

Devamını Oku
10.11.2025
Üniversite diploması ne kadar değerli

ABD’de Gallup’un ağustos ayında gerçekleştirdiği anket ilginç sonuçlarıyla tartışma yarattı...

Devamını Oku
09.11.2025
Mesele salt İmamoğlu değil, yenilikçilik ve yerellik

Ekrem İmamoğlu’na casusluk suçlamasının hemen ardından oğlu ve babasının sorguya çekilmesine sıra geldi.

Devamını Oku
06.11.2025