Zafer günü
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Zafer günü

11.05.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

9 Mayıs, Rusya Federasyonu’nda Zafer Günü ve ulusal bayram olarak kutlanıyor. Çünkü 9 Mayıs, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin Almanya’daki Nazi yönetimine karşı verdiği savaşın zaferle sonuçlandığı ve Nazilerin teslim olduğu gün.

Gerçekten de Adolf Hitler adlı faşist diktatörün hem Almanya’ya hem de dünyaya yaşattığı kâbus ve zulüm, büyük ölçüde SSCB sayesinde sona ermiştir. ABD ve Britanya da Nazilere karşı savaşın kazanılmasında önemli bir rol oynamış olsalar da, Nazileri hezimete uğratan ana güç SSCB idi.

Nitekim İkinci Dünya Savaşı’nda en büyük kaybı 20 milyonu aşkın asker ve sivil ile SSCB vermişti. ABD ve Britanya ise çoğu asker yaklaşık 900 bin kayıp vermişti.

Nazilere karşı karadan en büyük savaşı SSCB verdiği gibi, Almanya’nın başkenti Berlin’e ilk giren ordu da SSCB ordusu oldu.

***

ABD, Britanya ve SSCB, farklı ideolojilere sahip olsalar da, Nazilere ve faşizme karşı ortak bir mücadele vermişlerdi. Ancak bu ortaklık ne yazık ki uzun sürmedi ve savaş sona erdikten sonra yerini “Soğuk Savaş”a bıraktı. ABD’nin öncülüğünde önce NATO kuruldu, onun ardından ve ona bir tepki olarak, SSCB’nin öncülüğünde, “Varşova Paktı” kuruldu.

Batı Avrupa ülkelerinin çoğunluğu NATO üyesi oldular, doğu Avrupa ülkelerinin de çoğunluğu “Varşova Paktı” üyesi oldular. Doğu Avrupa’da sadece Yunanistan ve Türkiye NATO üyesi oldular, Yugoslavya her iki örgüte de üye olmayarak bağımsız kaldı; Batı Avrupa’da da İsveç, Finlandiya, İsviçre, Avusturya, İrlanda her iki örgüte de üye olmayarak bağımsız kaldılar. İsveç ve Finlandiya NATO’ya birkaç yıl önce, Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinden sonra üye oldular.

SSCB’nin 1991 yılında yıkılması ise dünyada büyük bir ideolojik boşluğa neden oldu. SSCB’nin de kendi içinde ekonomik ve siyasi sorunları olsa da ve SSCB’nin kurucuları arasında yer alan Vladimir Lenin’in ve Leon Troçki’nin geliştirdiği ideoloji pratikte tam olarak uygulanamamış olsa da, SSCB dünyada bir dengenin oluşmasını sağlıyordu, ABD emperyalizminin esir aldığı tek kutuplu bir dünyanın ortaya çıkmasını engelliyordu.

SSCB’nin çökmesi ve onun yerine Rusya Federasyonu’nun kurulması ve SSCB bünyesindeki birçok özerk cumhuriyetin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle, ABD emperyalizmine karşı ideolojik bir mücadele vermenin temelleri de büyük bir darbe yedi.

***

SSCB Almanya’da Nazileri yenilgiye uğratmış olsa da, Almanya, Batı Almanya ve Doğu Almanya olarak ikiye bölündü, Batı Almanya’nın NATO’ya üye olmasıyla, Almanya’da savaştan önce çok güçlü olan sosyalist ve komünist hareket zayıfladı, sosyalizm ve komünizm devlet koruması altında Doğu Almanya’nın tekelinde kaldı.

Oysa Almanya Komünist Partisi (KPD), 1920’lerde ve 1930’larda, Almanya’daki en güçlü siyasi partilerden birisiydi. 1932 yılının kasım ayında Nazilerin iktidara gelmesinden önce gerçekleşen son özgür ve serbest seçimde, Nazi partisi (NSDAP) yüzde 33, Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) yüzde 20, Almanya Komünist Partisi (KPD) yüzde 17 oy almıştı.

Batı Almanya 1955 yılında NATO’ya üye oldu, 1956 yılında KPD’yi kapattı ve yasakladı, KPD’yi adeta Nazi partisiyle aynı kefeye koydu!

Böylece Almanya’da hem kapitalizme ve emperyalizme karşı, hem de faşizme ve ırkçılığa karşı verilen mücadele büyük darbe yedi!

Almanya’da KPD’nin hâlâ yasaklı bir parti olması, Almanya’daki “demokrasi” açısından utanç verici bir durumdur!

Gerçek ve tam bir zaferin elde edilmesi için yeni bir siyasi mücadelenin başlatılması şarttır.