Ulusal egemenlik
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Ulusal egemenlik

25.04.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Önceki gün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta kutlandı. Samimi olarak bu bayramı kutlayanlar elbette ulusal egemenliğe inanmış kesimlerdi. Ulusal egemenliği ayaklar altına alıp kişisel egemenlik peşinde koşan yöneticiler ve siyasetçiler ise bayramı göstermelik olarak kutladılar, kameraların önünde sahte pozlar verdiler.

23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu. Böylece egemenliğin padişahın ve halifenin elinden alınıp, ulusa, halka, millete devredilmesi için ilk büyük adım atıldı.

TBMM kararlarıyla 1 Kasım 1922’de padişahlık ve saltanat kaldırıldı; 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti kuruldu; 3 Mart 1924’te halifelik kaldırıldı. Böylece egemenliğin halka devredilmesi doğrultusundaki diğer temel adımlar da atıldı.

Günümüzde AKP hükümeti ve onun destekçisi MHP, egemenliğin halkın elinden alınıp yeniden padişaha ve halifeye devredilmesi için mücadele vermektedirler. Padişah ve halife gibi yetki kullanan, padişah ve halife gibi görülen kişi de AKP Genel Başkanı ve “Cumhurbaşkanı” Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Bu aynı zamanda ABD emperyalizminin desteklediği bir durumdur. ABD’nin Türkiye’deki büyükelçisi Tom Barrack, laik ulus devletlerin İsrail için bir tehdit olduğunu, cumhuriyetlerin değil, monarşilerin Ortadoğu için daha yararlı olduğunu defalarca ifade etti.

ABD Devlet Başkanı Donald Trump da Erdoğan ile yakın dost olduğunu, kendisinin ABD’nin isteklerini her zaman yerine getirdiğini, kendisine meşruiyet tanıdığını açıklamıştı.

Meşruiyeti halkın egemenliğinde değil, ABD’de arayan AKP ve MHP de bu doğrultuda yoluna devam etmektedir.

***

AKP hükümeti bu bağlamda 2007 yılından beri, laiklikle; düşünceyi ifade, yayınlama, medya, örgütlenme özgürlüğüyle; yasama, yürütme, yargı arasındaki güçler ayrılığıyla ve yargı bağımsızlığıyla ilgili anayasanın 2., 6., 7., 8., 9., 11., 14., 24., 25., 26., 28., 34., 138. maddelerini kronik bir biçimde ihlal etmiştir.

Medyadaki bazı yorumcuların iddia ettiği gibi AKP’nin anayasal düzeni ortadan kaldırması cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin referandumla devreye girmesiyle başlamamıştır, 2007 yılında başlamıştır. AKP’nin kurucuları ve onların danışmanları, AKP’yi kurarken ABD ile görüşmeler gerçekleştirmişlerdir, AKP’yi ABD’nin de onayı ve desteği ile kurmuşlardır, kurulduktan sonra da planlarını adım adım uygulamışlardır.

2002-2007 yılları arasında kamu kurumlarındaki, özellikle yargı organlarındaki, Emniyet’teki, TSK’deki, MİT’teki kadrolaşmalar önemli bir ölçüde tamamlanmıştır; AKP’nin kurucularından Abdullah Gül cumhurbaşkanı seçildikten sonra, “Ergenekon”, “Balyoz”, “Casusluk”, “Oda TV” kumpas “davalarıyla” anayasal düzenin ortadan kaldırılması uygulaması başlamıştır ve bu uygulama başka kumpas “davalarıyla” günümüze kadar sürmüştür.

Son olarak, tutuksuz yargılama yöntemi ve masumiyet karinesi yok sayılarak, ana muhalefet partisi CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ve CHP’li belediye başkanlarının tutuklanmasıyla, halk egemenliği doğrudan gasp edilmiş, tutuklanan belediye başkanlarının halkın seçtiği kişiler olduğu gerçeği yok sayılmış, milyonlarca seçmenin oyu çöpe atılmış, seçme ve seçilme özgürlüğü de ortadan kaldırılmıştır.

***

Türkiye AKP iktidarı yüzünden, TBMM’nin kuruluşunun 106. yılında, 19 Mayıs 1919’daki koşulların bir benzerine geri dönmüştür. Hükümet emperyalizmle işbirliği içindedir, ABD ile iç içe geçmiş durumdadır. Ülke askeri işgal altında olmasa da, milletin, halkın, ulusun egemenliği gasp edilerek, egemenlik oligarşik odaklara teslim edilerek, ülke oligarşi tarafından işgal edilmiştir!

Ulusal egemenliğin yeniden sağlanması için, ABD’ye, AKP’ye ve MHP’ye karşı yeni bir mücadele stratejisinin geliştirilmesi gerekmektedir.

Bu mücadeleye öncülük etmek, kökenleri Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne dayanan, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin sorumluluğundadır.

Yazarın Son Yazıları

Ulusal egemenlik

Önceki gün, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tüm yurtta kutlandı.

Devamını Oku
25.04.2026
Sosyalizm ve laiklik

Laiklik, dinin devlet, siyaset, hukuk, eğitim işlerine karışmaması ve müdahale etmemesi, devletin de dindar vatandaşın dini inanç ve ibadet özgürlüğünü ve dindar olmayan vatandaşın felsefi görüşünü ve yaşam tarzını güvence altına almasıdır.

Devamını Oku
20.04.2026
Sahte umutlar diyarı

1917 Ekim Devrimi’nin öncüsü ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin kurucusu Vladimir Lenin, emperyalizm kavramını çözümleyen, kapitalizm ile emperyalizm arasındaki ilişkiyi açıklayan ve emperyalizme karşı mücadelenin kuramsal temellerini ortaya atan en önemli düşünürlerden ve yazarlardan birisiydi.

Devamını Oku
18.04.2026
Muhalefetin çıkmaz sokağı

AKP’nin ana muhalefet partisi CHP üzerinde uyguladığı baskılar giderek artarken, CHP eski yöntemle yeni sonuç almaya çalışıyor.

Devamını Oku
13.04.2026
Lübnan

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırması, İran’ın da Ortadoğu’da kendisine saldırmayan başka ülkelere saldırması ve Hürmüz Boğazı’nı hukuka aykırı biçimde kapatması sonucunda ortaya çıkan savaşta, Lübnan ne yazık ki gölgede kaldı.

Devamını Oku
11.04.2026
Kazanmak, kaybetmek

Düşmana karşı bir savaşı ve mücadeleyi kazanabilmek için, öncelikle düşmanın gücünü ve kapasitesini çok iyi analiz etmek gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026