Mutlak butlan kavramı, CHP’nin 38. olağan kurultayı ile ilgili “dava” nedeniyle kamuoyu gündemine girdi.
Mutlak butlan, hukukta, tartışmasız ve kesin biçimde hükümsüzlük ve geçersizlik anlamına geliyor. Hukuki ve yasal bir temele dayanması gereken işlemlerin, hukuka ve yasalara aykırı biçimde gerçekleşmesi durumunda, işlem mutlak butlan sayılabilir.
Ancak AKP hükümeti mutlak butlan arayışı içindeyse, öncelikle aynaya bakmalıdır.
“Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” geçilmesi, yasalara aykırı biçimde referandumdaki mühürsüz oyların geçerli sayılmasıyla gerçekleştiğine göre, referandum mutlak butlandır.
Bu durumda, referandumdaki değişikliklere bağlı olarak gerçekleşen tüm cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri ve alınan tüm hükümet kararları mutlak butlandır.
Buna göre, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ile Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir kısmının cumhurbaşkanı tarafından atanmasıyla ilgili işlem mutlak butlandır; cumhurbaşkanının TBMM’yi devre dışı bırakarak çıkarttığı tüm kanun hükmünde kararlar mutlak butlandır.
***
Mutlak butlan olan şeyler bunlarla da sınırlı değildir. Çünkü anayasanın 6. maddesinde, “Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz”; anayasanın 8. maddesinde, “Yürütme yetkisi ve görevi, cumhurbaşkanı tarafından, anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir”; anayasanın 11. maddesinde, “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” ifadeleri yer aldığı halde, AKP hükümeti 2007 yılından itibaren birçok kararı anayasa maddelerini ihlal ederek hukuka aykırı biçimde almıştır.
Örneğin, anayasanın 25. maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir”; anayasanın 26. maddesinde, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir”; anayasanın 28. maddesinde, “Basın hürdür, sansür edilemez”; anayasanın 34. maddesinde, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir”; anayasanın 138. maddesinde, “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” ifadeleri yer aldığı halde, AKP iktidarı bu maddeleri ihlal ederek yüzlerce gazeteciyi, yazarı, belediye başkanını, bürokratı, siyasetçiyi, akademisyeni, öğrenciyi, sanatçıyı, iş insanını, askeri, sivil toplum örgütü yöneticisini, vatandaşı tutuklamıştır. Bu durumda bunlarla ilgili alınan tüm kararlar mutlak butlandır.
Anayasanın 24. maddesinde, “Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz” ifadesi; anayasanın 42. maddesinde, “Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz” ifadesi yer aldığı halde, AKP hükümeti binlerce Kuran kursu açmıştır; “4+4+4 eğitim modelini” devreye sokmuştur; imam hatip okullarını meslek okulu olmaktan çıkarmıştır; Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarikat ve cemaat dernekleriyle, vakıflarıyla protokol yapmasını sağlamıştır. Bu durumda bunlarla ilgili alınan tüm kararlar mutlak butlandır.
CHP kurultayı için mutlak butlan kararı da ancak, anayasanın 138. maddesinin ihlal edilmesiyle çıkabileceği için, bu kararın kendisi de mutlak butlan olacaktır.
Madem mutlak butlan, hodri meydan!
CHP bunları söyleyebilmelidir!