Krizin faturası (08.08.2018)
Özgür Mumcu
Son Köşe Yazıları

Krizin faturası (08.08.2018)

08.08.2018 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

İktidar medyası, propaganda bülteni olmaktan gurur duyan, talimatla yayın yapan bir mecra. Türk Lirası’nın dünyadaki neredeyse bütün para birimleri karşısında önlenemeyen düşüşü hakkında haber yapmamaları da, bu durumun yeni bir kanıtı.Ülkenin genelini ilgilendiren büyük bir ekonomik darboğaz yokmuş gibi davranmanın gazeteciliğin herhangi bir niteliğiyle bağdaşmadığı ortada. İktidarın olan biten karşısında henüz bir tutum belirleyemediğini ve dolayısıyla medya organlarına talimat gönderemediğini anlıyoruz.
Bu elbette böyle devam etmeyecektir. Ekmeğin gramajının azaltılmasını “ekmek israfına son” diye duyurabilen bu yayın organlarının, ekonomideki krizi de yaratıcı bir üslupla ambalajlayıp sunacağına şüphe yok.
Kaç zamandır ağır çekimde yaşanan krizin, ABD’yle pastör Brunson sebebiyle gerilen ilişkilerle beraber derinleşmesi iktidara bir imkân sağlıyor. Yaptırım uygulanan ülkelerin iktidarları, nadiren zayıflar. Halk yoksullaşır, kimi ürünlerin tedarikinde zorluk çekilir. Ancak iktidara yakın ahbap çavuşlar zenginleşir. Daha önemlisi, iç kamuoyuna “dış güçlere direnen lider” imajı pompalanır. Her türlü muhalefet dış güçlerle işbirliği yaptığı gerekçesiyle boğulur.
Şayet Türkiye ve ABD yakın zamanda bir mutabakata varmaz ve bu saçma kriz dallanıp budaklanırsa, şimdilik sembolik önem taşıyan Amerikan yaptırımları ciddi boyutlara erişebilir. Bu durumda hem yaptırımların hem de ekonomik darboğazın faturası muhalefete çıkarılacaktır.
16 senedir ekonomi yönetiminin AKP’de olması, Erdoğan’ın başkan olunca ekonominin düzeleceği sözünü vermesi vs. bir şey değiştirmeyecektir. HDP çoktan sistem dışı ilan edilmiştir. CHP de aynı yolda.
Amerikan yaptırımları hayata geçirilsin ya da geçirilmesin, yaşanan ekonomik kriz dış güçlere ve CHP’ye bağlanmaya çalışılacaktır. Ekonomiden şikâyetçi kitlelerin memnuniyetsizliğinin ve tepkisinin, ekonomiden uzaklaştırılarak sosyo-kültürel bir zemine oturtulması hedeflenecektir.
Devletin bekası bahanesiyle devletin bütün kurumlarının yıkılmasına açıkça destek veren kimi muhalif kesimlerin de bu meselede iktidarla beraber hareket edeceği açık.
Sınıf değil kimlik tabanlı bir yaklaşımla, krizin faturası şehirli laik kesimlere ve onların temsilcisi olarak algılanan CHP’ye yöneltilirse kimsenin şaşırmaması gerek. İktidar medyası bunu mahir bir şekilde yapabilecek imkâna ve pervasızlığa sahip.
Böyle bir dönemde CHP’nin kazananı olmayacak bir iç kavgaya girişmesi de iktidarın işini kolaylaştırmakta. Bugün CHP’yi eleştirmek ve aşağılamak için ortaya atılan “kayyım” laflarının dahi ilerde somutlaşmasından bahsetmekse bir paranoyanın değil ülkenin içine girdiği yolun doğal bir sonucudur.
Ekonominin yapısal sebeplerle krize girdiğini ve bunun AKP’nin ekonomi politikalarının sonucu olduğunu dillendirmek, krizin vurduğu kesimlerle derhal temasa geçmek yerine günlerdir delege imzası saymanın ülkenin geleceğine bir katkı getirmeyeceği de ortada. 

Yazarın Son Yazıları

Tutuklu yargı

Tutuklu yargı

Devamını Oku
05.09.2018
Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Ete doyan vatandaş balığa yöneliyor

Devamını Oku
30.08.2018
Kimiz biz?

Kimiz biz?

Devamını Oku
29.08.2018
Trump gidiyor mu?

Trump gidiyor mu?

Devamını Oku
23.08.2018
Milli birlik (22.08.2018)

Milli birlik

Devamını Oku
22.08.2018
Gemi ve kaptan

Gemi ve kaptan

Devamını Oku
15.08.2018
Yazık ettiniz efendiler

Yazık ettiniz efendiler

Devamını Oku
11.08.2018
Krizin faturası (08.08.2018)

Krizin faturası

Devamını Oku
08.08.2018
Trump, Erdoğan, Brunson

Trump, Erdoğan, Brunson

Devamını Oku
04.08.2018
Brunson meselesi

Brunson meselesi

Devamını Oku
02.08.2018
Yapalım yargıda şeyini...

Yapalım yargıda şeyini...

Devamını Oku
28.07.2018
Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Orta ve Doğu Avrupa’yı gezerken

Devamını Oku
25.07.2018
Anayasa yok

Anayasa yok

Devamını Oku
14.07.2018
Afrika tipi başkanlık

Afrika tipi başkanlık

Devamını Oku
11.07.2018
Muhalefet partilerinin hali

Muhalefet partilerinin hali

Devamını Oku
07.07.2018
Yılgınlık

Yılgınlık

Devamını Oku
04.07.2018
Soylu ne yapıyor?

Soylu ne yapıyor?

Devamını Oku
30.06.2018
Nasıl olacak? (28.06.2018)

Nasıl olacak?

Devamını Oku
28.06.2018
Demokrasi. Şimdi!

Demokrasi. Şimdi!

Devamını Oku
23.06.2018
Büyük uzlaşmaya doğru

Büyük uzlaşmaya doğru

Devamını Oku
20.06.2018
Bir hafta kala

Bir hafta kala

Devamını Oku
16.06.2018
Az kaldı

Az kaldı

Devamını Oku
13.06.2018
İhtimaller

İhtimaller

Devamını Oku
09.06.2018
Adayı alkışlamak

Adayı alkışlamak

Devamını Oku
06.06.2018
En tuhaf seçim

En tuhaf seçim

Devamını Oku
31.05.2018
Akıldışı

Akıldışı

Devamını Oku
30.05.2018
Nedir bu ‘senaryo’?

Nedir bu ‘senaryo’?

Devamını Oku
26.05.2018
Gençlik Bayramı

Gençlik Bayramı

Devamını Oku
19.05.2018
Tekme

Tekme

Devamını Oku
17.05.2018
Seçime damgasını vuranlar

Seçime damgasını vuranlar

Devamını Oku
16.05.2018
Bir umut

Bir umut

Devamını Oku
12.05.2018
T A M A M derken

T A M A M derken

Devamını Oku
10.05.2018
Sıkıcı manifesto

Sıkıcı manifesto

Devamını Oku
09.05.2018
Devlet imkânı

Devlet imkânı

Devamını Oku
03.05.2018
100 bin imza?

100 bin imza?

Devamını Oku
02.05.2018
Teşhis ve tedavi

Teşhis ve tedavi

Devamını Oku
28.04.2018
İlk tur, ikinci tur

İlk tur, ikinci tur

Devamını Oku
26.04.2018
Biraz dinlen

Biraz dinlen

Devamını Oku
25.04.2018
Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Geçmişin Türkiye’sinin erken seçimi

Devamını Oku
21.04.2018
Cin şişeden çıktı (18.04.2018)

Cin şişeden çıktı

Devamını Oku
18.04.2018