Şahin Aybek

Hangi “devlet büyüğü” KPSS’nin iptal edilmemesini istedi?

18 Ağustos 2022 Perşembe

Yılların sendikacısı, eğitimci İYİ Parti Adana Milletvekili Sayın İsmail Koncuk ile eğitimimizi masaya yatırıp, çözüm önerilerini konuştuk…

“Ülkemizde 500 bini aşkın ataması yapılmayan evladımız öğretmen olarak atanmak için emek verip, alın teri dökerken, el altından, mevzuata aykırı bir şekilde torpilli öğretmen atanması, tam bir skandaldır. Mülakat=torpil demektir. Mülakat sadece öğretmen atamalarında değil, okul müdürü, müdür yardımcısı vb. atamalarda da can yakmakta, mülakat sonuçları sürekli şaibelerle anılmaktadır. İYİ Parti mülakatı kaldıracağını ilan etmiştir. Mülakat AKP iktidarı tarafından yandaş kadrolar oluşturmanın yolu olarak kullanılmıştır ve mutlaka kaldırılmalıdır.”

“Eski ÖSYM Başkanı Ali DEMİR, yaklaşık 2 yıl önce Emniyette verdiği ifadede, 2012 KPSS sorularının, Diyarbakır ölçeğinde dağıtıldığını tespit ettiklerini, ancak bir “Devlet büyüğünün” sınavı iptal etmemesini istediğini, söylemişti. Öğretmenlik Kanununda da tanımlandığı üzere, bir uzmanlık mesleğidir. Kanunda da ifade edildiği üzere uzmanlığı tanımlanmış olan insanların, uzmanlığını tespit için sınav yapılmaz.”

Cumhurbaşkanlığı Teşkilat Kanunu ile Ankara Keçiören Nuri Pakdil Anadolu Lisesine, usulsüz öğretmen atandığını açıklamıştınız. Mili Eğitim Bakanı Mahmut ÖZER sorunuzla ilgili bir açıklama yaptı mı?

Öğretmen ataması, ilk atama da dahil, MEB mevzuatına göre yapılır, ancak burada, Cumhurbaşkanlığı Teşkilat Kanununa dayanak gösterilerek, Cumhurbaşkanlığı Kreşine sözleşmeli olarak işe başlayan bir öğretmen, Keçiören Nuri Pakdil Anadolu Lisesine Mart 2022 tarihinde İngilizce Öğretmeni olarak atanmış.

Ülkemizde 500 bini aşkın ataması yapılmayan evladımız öğretmen olarak atanmak için emek verip, alın teri dökerken, el altından, mevzuata aykırı bir şekilde torpilli öğretmen atanması, tam bir skandaldır.

Ben konuyu duyunca gündeme getirdim, bunun yüzbinlerce öğretmenin alın terini çalmak olduğunu açıklayarak, Sayın Mahmur ÖZER’e sordum, ancak Sayın Bakan şu ana kadar, bu konuda tek kelam etmemiştir. Ayrıca hem Milli Eğitim Bakanlığına hem de Cumhurbaşkanlığına resmi olarak da sordum. Atanan öğretmenin ismini de yazdım, henüz resmi bir cevap gelmedi. Bu bir iddia değil, belgeli bir olaydır.

Benim elimde bir isim var ama başka isimler var mı? Kaç kişi daha, aynı yöntemle torpilli olarak öğretmen olarak atandı? Bunu öğrenmeye çalışıyoruz. İYİ Parti olarak bu haksızlıkları sonuna kadar takip edeceğiz.

Son yapılan öğretmen atamalarında da, mülakat ile ilgili binlerce öğretmene haksızlık yapıldığını biliyoruz. Mülakat konusunda düşünceniz nedir?

Mülakat=torpil demektir. Bu konuda sadece Milli Eğitim Bakanlığında değil, birçok Bakanlıkta haksızlıklar yapıldığını biliyoruz. Bu haksızlıkları mutlaka gündeme getiriyoruz. Nitekim, Genel Başkanımız Sayın Meral AKŞENER, kamuya alımlarda mülakatı kaldıracaklarını defalarca ilan etmiştir.

Benim sendikacı olarak geçmişte verdiğim mücadeleler sonucunda, zamanın MEB Müsteşarı, bir görüşmemizde bana, mülakatlarda yaşanan haksızlıkları gidermek için, güvenlik soruşturması problemsiz olanlara, komisyon tarafından KPSS puanı kadar mülakat puanı verme uygulamasına geçeceklerini söylemişti. Her ne kadar, güvenlik soruşturmalarının yeni haksızlıklara sebep olduğunu bilsek de, genel olarak bir rahatlama sağlayacağını düşündüğümüz için, bu yeni uygulamayı destekledik. Eski Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK da, KPSS puanı kadar, mülakat puanı verilmesi için gereken talimatı vermişti. Yeni Bakan Sayın Mahmut ÖZER ile birlikte, bu uygulamanın bozulduğunu ve binlerce öğretmene, açıklanamayan haksızlıklar yapıldığını biliyoruz. Sayın ÖZER bu mülakat haksızlığı ile ilgili kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapmamıştır.

01-03 Ağustos tarihlerinde, 20 bin öğretmen ataması için mülakat yapılıyor, ancak KPSS puanı kadar, mülakat puanı verme uygulaması titizlikle uygulanacak mıdır? Şu ana kadar Sayın Mahmut ÖZER’in bir açıklamasını, hangi tedbirler aldıklarını duymadım. Takip edeceğiz. Dileriz yeni hırsızlıklar yaşamayız.

Mülakat sadece öğretmen atamalarında değil, okul müdürü, müdür yardımcısı vb. atamalarda da can yakmakta, mülakat sonuçları sürekli şaibelerle anılmaktadır.

Tekrar ediyorum, İYİ Parti mülakatı kaldıracağını ilan etmiştir. Mülakat AKP iktidarı tarafından yandaş kadrolar oluşturmanın yolu olarak kullanılmıştır ve mutlaka kaldırılmalıdır.

Siz 2010 KPSS hırsızlığını ortaya çıkararak, Eğitim Bilimleri sınavının iptal edilmesini de sağlamıştınız. 2012 KPSS’de de soruların dağıtıldığını açıklamıştınız. Peki, 2022 KPSS ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

2010 KPSS’de 116 Eğitim Bilimleri sorusu binlerce kişiye dağıtılmış, 2012’de ise, sınav devam ederken, sadece ÖSYM’nin elinde olan Master Kitapçıktaki soru ve cevap dizilimi bir internet sitesinde yayınlanmıştı.

Eski ÖSYM Başkanı Ali DEMİR, yaklaşık 2 yıl önce Emniyette verdiği ifadede, 2012 KPSS sorularının, Diyarbakır ölçeğinde dağıtıldığını tespit ettiklerini, ancak bir “Devlet büyüğünün” sınavı iptal etmemesini istediğini, söylemişti.

Anlatmaya çalıştığım, AKP’nin, 2010 ve 2012 yılında KPSS’de yaşanan bu açık hırsızlığı örtmek için elinden geleni yapmış olduğudur. 2010 ve 2012 KPSS’de suistimallerin üzerini örtmeye çalışan AKP, 2022 yılında, çok hızlı davranarak önce ÖSYM Başkanı Halis AYGÜN’ü görevden almış ve jet hızıyla da KPSS’yi iptal etmiştir.

Devlet Denetleme Kurulu yapmış olduğu açıklamada 2022 KPSS’de 3 sorunun tıpatıp benzer olduğunu, 10 soruda ise benzerlik olduğunu açıklamıştır, ancak bu soruların hangileri olduğu kamuoyuna ilan edilmemiştir. Şu ana kadar, herhangi bir kişi de tutuklanmış değildir. 

Şunu söylemek istiyorum, 1 tek soru dahi, KPSS sorularının içerisine bilerek sokulmuşsa, bu iptal için yeterlidir, fakat Devlet Denetleme Kurulu şu dakikaya kadar, böyle bir tespit yaptığını da açıklamamıştır.

Görevden, apar topar alınan, eski ÖSYM Başkanı Halis AYGÜN, yaptığı açıklamada, birilerinin düğmeye bastığını, söylemiş, ama kimlerin, neden düğmeye bastığını açıklamamıştır. Sayın AYGÜN, bunları açıklamaz ise, KPSS 2022’nin tüm günahı, Halis AYGÜN’ün omuzlarında kalabilir. Bu sebeple bir an önce kamuoyunu bilgilendirmeli ve ismi üzerindeki şaibeyi ortadan kaldırmaya çalışmalıdır.

Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, muhalefeti hedef alarak, “Yani biz orada boş bulunsak veya boşluğa düşsek, bunu seçime kadar satacaklardı.” cümlesi de manidardır. Yani, iptal sebebi olarak, şunu mu anlamalıyız? “Biz ÖSYM Başkanını görevden aldık, KPSS’yi de iptal ettik, bunları yapmasak, muhalefet bunu kullanırdı.” mı, demek istemektedir? Halbuki kamuoyu, varsa KPSS’de yapılan suistimalin boyutlarını ve bu suistimalin sorumlularını öğrenmek istemektedir, ancak şu ana kadar yapılan açıklamalar, işi yakından takip eden insanları tatmin etmiş değildir.

İYİ Parti olarak, 2022 KPSS’de neler olduğunun yakından takip edeceğiz. Gençlerimizin hakları üzerinden, alın teri hırsızlığına da, siyasi manevralar yapılmasına da izin vermeyeceğiz. Bu kaçıncı skandal?

Önümüzdeki aylarda Öğretmenlik Kariyer Sınavı yapılacak, şuan öğretmenlerimiz elektronik ortamda uzmanlık ve başöğretmenlik sınavına hazırlanıyor, ancak öğretmenler çok kızgın. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?

Öğretmenlik Kanununda da tanımlandığı üzere, bir uzmanlık mesleğidir. Kanunda da ifade edildiği üzere uzmanlığı tanımlanmış olan insanların, uzmanlığını tespit için sınav yapılmaz. 

Öğretmenlerin talebi, uzmanlığın da, başöğretmenliğin de, hizmet yılına bağlı olarak tespit edilmesi. Buna göre 10 yıl hizmeti olanlar uzman, 20 yıl hizmeti olanlar başöğretmen olmalıdır. Öğretmen odasındaki öğretmenler, zaten, ücretli, sözleşmeli, kadrolu diye bölünmüş iken, bir de uzman ve başöğretmen olarak kategorize etmenin bir faydası yoktur. Kaldı ki, başarılı öğretmeni bir test sınavı ile seçmek bizi doğruya götürmez. Meslek aşkını, sınıf hakimiyetini, öğrenciye yaklaşımını hangi sınavla ölçebilirsiniz?

Bu ve birçok sebeple öğretmen kariyer düzenlemesi kıdeme göre yapılmalı, öğretmenin gelişimi için ise, düzenli ve etkili hizmet içi eğitim programları yapılmalıdır.

Öğretmenlerin yıllardır beklediği, Öğretmenlik Meslek Kanunu ölü doğmuş, sınav endeksli kariyer düzenlemesi iddiası ise yeni tartışmalar yaratmıştır.

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun görüşüldüğü, komisyon çalışmasında 13 saat görüşme yaptık. Her madde ile ilgili görüşlerimizi anlattık ancak İktidarın, inadını kıramadık. Sayın Mahmut ÖZER’in 13 saat süren komisyon çalışmasına katılmaması manidar bir durumdur. Hem tarihi bir kanunu görüştüklerini söyleyecek, hem de Komisyon çalışmasına katılmayacaksınız, bu kabul edilemez.

Milli Eğitim Bakanı şöförünü şube müdürü yapmış, siz de İYİ Parti olarak bu durumu TBMM’ye taşıyarak Meclis Araştırması için önerge vermiştiniz. Sn Mahmut Özer sorularınıza bir cevap verdi mi?

Milli Eğitim Bakanlığı ülke geleceğiyle ilgili, nesiller yetiştiren çok önemli bir bakanlıktır. Bu fonksiyonu gereği, milli eğitim bakanlarının güvenilir olması şarttır.

Sn Mahmut Özer’in böyle bir güveni veremediğini  üzülerek görüyoruz. Sn Özer, şöförünü önce özel kaleme alıyor, daha sonra şube müdürü yapıyor. Bu izah edilemez bir durumdur, zaten cevap dahi verememiştir.

Biz İYİ Parti olarak, Sn Özer’in, gerek şöförünü şube müdürü yapması gerekse, diğer birçok şaibeli atamaları konusunda TBMM’de araştırılmasını istedik, ancak Cumhur İttifakı hep birlikte, Meclis Araştırması önergemizi reddetti.

TBMM açıldığında, Cumhurbaşkanlığı Teşkilat Kanunu ile, nasıl usulsüz öğretmen ataması yapıldığını da soracak, Meclis Araştırması önergesi vereceğiz. Bakalım Cumhur İttifakı milletvekilleri, 500 bin ataması yapılmayan öğretmenin hakkının gasp edilmesinin karşısında mı, yanın da mı duracak.

Millet olarak böyle hak gasplarına tepki göstermediğimiz sürece, liyakatsiz yöneticilerin haksızlıkları hız kesmeden devam edecektir. Hem kul hakkından bahsedecek, hem de çatır çatır kul hakkı yenmesine sebep olacaksınız. AKP döneminde,  maalesef, bu ve benzeri olayların binlercesi yaşanmıştır. Yandaşlar, alınteri dökmeyenler bir şekilde İktidar ve bir takım mahfiller tarafından açıkça korundukça, hak eden, alınteri döken evlatlarımızın hak ettiğini alabilmesi mümkün değildir. İYİ Parti olarak, bu hak gasplarını sonuna kadar takip edeceğiz.

Teşekkür ederim, Sayın KONCUK.

Ben teşekkür ediyorum.

Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları