Kredi kartı ve kredi vermede birbiriyle kıyasıya rekabet eden bankalar iş yurttaşa hizmet etmeye gelince sınıfta kaldı. Kredi kartı sayılarını artırmak için köşe başlarında simit satar gibi kredi kartı pazarlayan hatta yurttaşın kapısına kadar giden Türkiye’nin en büyük bankaları, yurttaşın işini yapma konusunda aynı hassasiyeti göstermekten çok uzak. Özellikle para çekmek, para yatırmak, havale yapmak gibi basit bankacılık hizmetlerine vakit ayırmak istemeyen ve bu işlemleri yurttaşın ya internetten ya da her 50-100 metreye bir yerleştirdikleri bankamatiklerden yapmalarını bekleyen bankalar, şubeye bu işler için giden yurttaşı adeta canından bezdiriyor. Kredi almak için yalnızca birkaç dakika bekleyen yurttaş, para çekmek için bir saate yakın bekleyebiliyor.
Reklamlarında teknolojiye ve hıza vurgu yapan bankalar, bu hızı ya yüksek tutarlı hesabı olan mudilere ya da yüksek miktarda kredi vereceği tüketiciye sunuyor. Yaptığımız küçük çaplı bir araştırma, eğer orta yaşta, interneti yoğun olarak kullanmayan biriyseniz hangi banka olursa olsun, basit işlemler için gittiğiniz bankada en az 40 dakika beklemeyi göze alacağınızı gözler önüne serdi.
Yok aslında birbirimizden farkımız
Türkiye’nin en büyük özel ve kamu bankalarından 5 tanesini gezdik ve işlemlerin ne hızda yapıldığına tanık olduk. Bir gişe işlemi için yaklaşık 1 saat beklemeyi göze almanız gerekiyor. Birçok bankada işlerin sıkışık olduğu saatlerde beklemek için oturacak sandalye bile bulamıyorsunuz. İşlem yapmak için numara alırken ister bankanın müşterisi olun ister olmayın sıranın size gelme önceliği yapacağınız işleme bağlı oluyor. Para yatıracaksanız, borç ödemesi yapacaksanız bekleme süreniz artıyor. Hesap açıp para yatıracaksanız bekleme süreniz ve size verilen hizmet kalitesi de otomatikmen yükseliyor. Beklemekten şikâyetinizi banka çalışanına aktardığınızda neredeyse her 5 bankadan aldığımız cevap şu oldu: Alternatif kanallardan (bankamatik, internet) işlemlerinizi yapın. Ayrıca internet imkânınız var mı ya da bankamatik kullanmayı biliyor musunuz diye soran bir çalışana da rastlamıyorsunuz. Bankaların çoğunda bekleyen müşteri sayısı çok ya da az olsun sadece bir iki gişe çalışıyor. Eğer ki kredi kartınızı iptal etmeyi düşünüyorsanız bunun için ayrı bir eziyete katlanmanız gerekiyor. Şubeniz sizi çağrı merkezine, çağrı merkezi sizi şubeye havale ediyor. Çağrı merkezinde ortalama bekleme süreniz ise 20 dakika.
Eleman alan da var çıkaran da...
Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 48 bankada toplam personel sayısı 2012’nin ilk 9 ayda 2 bin 888 kişi artarak 184 bin 306’ya ulaştı. Şube sayısı aynı dönemde 277 adet artışla toplamda 10 bin 111’e ulaşırken yılbaşından bu yana istihdamda en fazla artışın Akbank ve Vakıfbank’ta gerçekleştiği dikkati çekti.
Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) ilk 9 aylık verilerine göre, Ziraat Bankası’nda emeklilikte yeni yönteme geçilmesi çok sayıda personele emeklilik yolunu açınca ilk 9 ayda bankanın personel sayısının 1.015 kişi azaldığı dikkat çekti. İş Bankası’nın personel sayısı da ilk 9 ayda 383 kişi azalarak 24 bin 5047’ye geriledi. HSBC’nin personel sayısı aynı dönem itibarıyla 161 kişi azalırken TEB’in çalışan sayısı da 9 bin 356 kişiden 9 bin 205’e düştü.
İilk 9 ayda personel sayısı artışında Akbank, şube yatırımlarında Vakıfbank başı çekti.
Yarısı kadın
Bankacılık sektöründe çalışanların yarısı kadınlardan oluşuyor. TBB verilerine göre toplam 184 bin 306 personelin 92 bin 135’i kadınlardan, 92 bin 171’i ise erkek çalışanlardan oluşuyor.
184 bin çalışan
Bankaların müşteri sayıları, iş yükleri hızla artarken çalışan sayısının aynı hızda artmadığı göze çarpıyor. Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 48 bankada toplam personel sayısı 2012’nin ilk 9 ayında 2 bin 888 kişi artarak 184 bin 306’ya çıktı. Şube sayısı aynı dönemde 277 adet artışla toplamda 10 bin 111’e yükseldi.
Personel yoğun baskı altında
Banka ve Sigorta İşçileri Sendikası (BASİSEN) Genel Başkanı Metin Tiryakioğlu, bankacılıkta örgütlenme ve sendikalaşma yetersizliğinden çalışanların sorunlarını dile getiremediğini, sorunlarını dile getirse dahi işten atılma korkusu yaşadığını söyledi. Tiryakioğlu, Türk bankacılık sektörünün yüzde 45’inin yabancı sermayenin elinde olduğunu ve yüzde 20-25 civarında da yabancı sermaye ortaklığı bulunduğuna işaret ederek yabancı bankaların sandikalaşmaya sıcak bakmadığını anlattı.
Banka çalışanlarının çalışma koşulları ile ilgili Rekabet Kurumu’na banka var. O nedenle yabancı sermayeli olan bankalarda zaten sendika yok. Bankalardaki bekleme sürelerini Rekabet Kurumu’na, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na, Başbakanlık’a, Çalışma müdürlüklerine 2011’den bu yana en az beşer mektup yazdığını ancak herhangi bir geri dönüş olmadığını ifade eden Tiryakioğlu, 2009’da bütün bankacıların örgütlenmesi için bir teşbil kararı çıkarttırdıklarını ancak bunu bankalara uygulatamadıklarını, 1 ay sonra ise teşbil kararının değiştirildiğini anımsattı. Çalışanlardan çalışma koşulları ile ilgili şikâyet geldiğinde bunu bölge müdürlüklerine ilettiklerini anlatan Tiryakioğlu, “Çalışma müfettişleri denetime gittiklerinde maalesef ki banka çalışanları beni çok çalıştırıyorlar diyemiyorlar. Fazla mesai yapıyorum diyemiyorlar. İşten atılmaktan korkuyorlar. İş bu kadar basit. İş korkusu nedeniyle fazla mesai de yapıyorlar, yapmamaları gereken işlemleri de yapıyorlar” diye konuştu.
Tiryakioğlu, “Örgütlü olduğumuz bir bankada akşam saat 19’da sistemi kapattırdım. Şikâyet aldım ve elektronik sistemi kapattırdım. Kraldan kralcı müdürler var” dedi.
Bankalar sınıfta kaldı
Yazarın Son Yazıları
Türkiye bilgide sınıfta kaldı
Çarpık kentleşme trafik çilesini artırdı
Bir dairenin fiyatı 17 yıllık kiraya eşit
Bakanlar Kurulu tüm mesaisini, Kanal İstanbul, havalimanı gibi dev inşaat projelerine harcadı.
Yükselen döviz kuru ve SGK’nin iskonto oranları nedeniyle hastaların başta kanser ilaçları olmak üzere yüksek fiyatlı ilaçlara uluşması neredeyse imkânsız hale geldi.
İstanbul’da birçok bölgede kiralık ev sıkıntısı yaşanırken beş yıldır durgun seyreden kiralar da hızla artıyor
Hükümetin hava taşımacılığını teşvik etmek için havayolu şirketlerine ÖTV’siz akaryakıt uygulaması da yurttaşa pahalı bilet olarak geri dönüyor. Tüketici derneklerine göre bilet fiyatları havayolu şirketlerinin inisiyatifine bırakılmamalı.
Geçen yıl mayısta 2 milyon 272 bin olan işsiz sayısı, bu yıl aynı dönemde 2 milyon 526 bini buldu.
İş dünyasında umudun yerini karamsarlık aldı. GYİAD üyelerinin yüzde 41’i, yılın ilk yarısında işlerinin beklentilerinin altında kaldığını, yüzde 43’ü ikinci yarının daha da kötü geçeceğini açıkladı.
Twitter dünya genelinde büyük temizlik operasyonu başlattı. Özellikle yüksek sayıda takipçi sayısı olan kullanıcılar, takipçilerinin bir anda düşmesine şaşırdı. Sahte hesapların kapatılmasıyla yaşanan bu düşüşün devam edeceği belirtiliyor.
AKP, Gezi Direnişi'nde baş belası olarak nitelendirdiği sosyal medyayı dizginlemek için dört koldan çalışma yapıyor.
Gezi Parkı Direnişi'ni örgütledi diye hükümet sosyal medyayı adeta göz hapsine aldı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Twitter denilen bir bela var' sözlerinden sonra Türkiye'de sosyal medyaya karşı her zamankinden daha büyük bir tehdit algısı yerleşmeye başladı.
Son 4 yıldır yoğun olarak hayatımıza giren sosyal medya, alışkanlıklarımızı kökünden değiştirdi.
Türkiye pazarında fotoğraf baskı, dijital kamera alanında tanınan Fujifilm bundan sonraki süreçte medikal sistemlerde büyümeye odaklanacak. Fujifilm, 2014'te Türkiye'de satışların yüzde 30'un bilgisayarlı radyografi, dijital mamografiyi de kapsayan sağlık ürünlerinden yapmayı planlıyor.
İnternetin tamamı üzerinde, “kaçak” olarak yapılan bir güvenlik taraması, milyonlarca cihazın sadece başlangıç ayarlarındaki şifreler ile korunduğunu ortaya çıkardı.
Kadın erkek arasındaki gelir uçurumu, Doğu ile Batı illeri arasındaki eşitsizlik internette de var...
Google, ABD'de internet kullanıcılarının verilerini izinsiz topladığı için 7 milyon dolar ceza ödeyecek. Türkiye'de ise yasal boşluklar nedeniyle teknoloji şirketleri kişisel bilgileri tepe tepe kullanıyor.
Bilgi Teknolojileri Eğitimcileri Derneği'ne göre Türkiye'de çocuklar güvenli internet ya da yasaklamalarla internetteki zararlı içeriklerden korunmaya çalışılıyor. Halbuki bunun yolu eğitimden geçiyor.
Türkiye ifade özgürlüğünde, teknolojik gelişmişlikte sürekli ilerlediğiyle övünse de uygulamalara bakıldığında bunun gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkıyor. Türkiye'de hükümet ve resmi makamlar Atatürk eleştiriliyor gerekçesiyle mahkeme kararı olmadan polisin isteğiyle sosyal paylaşım ağlarından ya da internetten içeriklerin silinmesini talep ediyor.
Cep telefonundan mahrum kalma fobisi ‘nomofobi’ modern çağın yeni korkusu haline geldi.
Başbakan Erdoğan'ın, "Beyaz ekmeği sofralarımızdan kaldıralım" çağrısıyla beyaz ekmek ve tam buğday ekmeği ile ilgili tartışmalar yeniden alevlendi.
Sosyal Güvenlik Kurumu, e-reçete sistemiyle reçete sahteciliğinin önüne geçmeyi hedefliyor.
Büyükşehirlerde daha önce 150 metrekarenin altındaki konuta uygulanan yüzde 1'lik KDV oranı yüzde 18'e yükseldi. Bu KDV oranıyla 1+1 ve 2+1 lüks konutlarda fiyatlar yükselecek. Sektör temsilcilerine göre inşaat artık kârlı bir sektör olmaktan çıkacak.
Kürtçe gazetelerin dergilerin bile alındığı cezaevleri 'kel', 'zıkkımın kökü', 'şımarıklık yapma'nın Kürtçe baskılı olduğu tişörtleri siyasi içerik taşıyor diye cezaevine sokmadı.
Bu yılın üçüncü çeyreğinde 299 dakika olan abone başı ortalama aylık cep telefonuyla konuşma süresi ile Türkiye, 15 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada yer aldı.
Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat Erkan: Geniş bant internet için geçiş hakları, izinler konusunda operatörlerin önü açılmalı. Biz elimizi taşın altına koyuyoruz, ama sahada destek görmemiz lazım.
Altimo Satınalma ve Birleşmelerden Sorumlu Başkanı Mustafa Kıral: Biz diyoruz ki Turkcell Türk kalsın, Türkiye'de operasyonlarına devam etsin. Türkiye'de vergisini ödesin. Türkiye'de işgücü sağlasın. Ama bu büyüklükte değil, 5 katı büyüklükte olsun.
Kredi kartı vermek için her köşeye stant açan, bir mesajla kredi veren bankalar, iş hizmet etmeye gelince sınıfta kaldı. Türkiye'nin en büyük özel bankalarından beşini gezdik. En az 37 dakika beklemeden hiçbirinde işimiz görülmedi.
Türkiye'ye Uzakdoğu ülkelerinin bile merdiven altı şirketlerinin ürettiği toner tozları geliyor.
DEİK Başkanı Rona Yırcalı Suriye'deki Türk işadamlarının borçlarının ertelenmesini istedi.
Avrupa Çevrimiçi Çocuklar Projesi’nin (EU Kids Online) raporuna göre Türkiye'deki çocuklar internet kullanım becerileri konusunda Avrupa'nın en gerisinde. Türkiye'deki aileler, Avrupa'dakilere göre çocuklarına internette yaşadıkları sorunlarla ilgili çok daha az yardım ediyorlar.
Kolayca elde edilebilecek bir şifre, kişisel fotoğraflardan başlayıp kredi kartı bilgilerine kadar her türlü kişisel verinin tehdit altında olması anlamına geliyor.
Güvenli internete ailelerden ziyade şirketler akın etti. Çalışanlar yöneticilerin sınırlarını aşamıyor.
Son 12 aylık süreçte onsu 1.900 doları aşarak rekor kıran altın fiyatları, ikinci çeyrekte yüzde 5 oranında gerileyerek 2008 Eylül'ünden bu yana en sert düşüşünü yaşadı.
Yüzde 20'ye varan küçülme: 2012'nin 7 ayını pek de parlak geçirmeyen Türk ekonomisi orta vadeli programa göre seneyi yüzde 4'lük büyümeyle kapatmayı planlarken bazı sektörlerde bırakın büyümeyi küçülme yüzde 20'lere varmış durumda.
AKP hükümeti kendi hazırladığı çevre düzeni ve imar planlarına bile uymadan İstanbul'da 1 milyon nüfuslu yeni bir şehir kurmak için harekete geçti.
Cep telefonuna ödedikleri yüksek faturalardan sürekli şikâyet eden yurttaşlar artık telefon kapalıyken de para ödeyecek. Telefon kapalıyken 'kim aradı' bilgisi içeren mesajlar paralı hale geliyor.
Avea ile ABD'deki Massachusetts Institute of Technology arasında geleceğin teknolojilerini üretmek için işbirliği anlaşması imzalandı. İlk aşamada akıllı şehirler ve mobil sağlık konusunda ürünler geliştirilecek.
AKP 12 Eylül rejiminden aldığı yasalara yamalar yaparak sendikalar üzerindeki baskısını arttırmaya çalışıyor. Hükümet özellikle kıdem tazminatında değişiklik ve esnek çalışmayı devreye koymak için aba altından sopa göstererek toplusözleşme yetkisinde yüzde 10 barajını bugün devreye koyacak. Uygulamayla yaklaşık 30 sendika baraj altında kalacak. DİSK'in de yetkisinin düşeceği belirtiliyor.
Altının gramı yükselince insanlar hediyelik için daha az altın almaya başladı. Yılda ortalama 5 düğüne davetli olan bir ailenin çeyrek altın alsa bile yaklaşık 900 lirayı gözden çıkarması gerekiyor.